Tek Statüden Emeklilikte Kritik Tavsiye Kararı

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Türkiye’de milyonlarca sigortalıyı yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Kurum, yalnızca memuriyet (4/1-c) hizmetiyle emeklilik şartlarını yerine getiren bir vatandaşın, geçmişteki SSK (4/1-a) hizmetlerini de birleştirmeye zorlanmasını hukuka ve hakkaniyete aykırı bularak Sosyal Güvenlik Kurumu'nu (SGK) uyardı. Karar, onlarca yıldır uygulanan ve birçok emekli adayının mağduriyetine yol açan bir idari pratiğin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Başvuru, Adalet Bakanlığı’nda icra müdür yardımcısı olarak görev yaparken 2005 yılında memuriyetten çıkarılan, ardından da SSK’lı olarak çalışmaya devam eden bir vatandaş tarafından yapıldı. Başvuran, 61 yaşını doldurduğunda, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na göre emeklilik için gereken 15 yıllık memuriyet hizmet süresini tamamlamıştı. Ancak SGK, 2829 sayılı Kanun'un kendilerine verdiği yetkiye dayanarak, başvuranın SSK’lı olarak geçen hizmetlerinin de birleştirilmesi gerektiğini ve emeklilik işlemlerinin bu birleştirilmiş hizmetler üzerinden yürütüleceğini belirtti. İdare, hizmet birleştirmenin "isteğe bağlı değil, zorunlu" olduğunu savundu. Ancak başvuran, bu durumun emeklilik sürecini uzattığını ve belirsizliğe yol açtığını belirterek Kamu Denetçiliği Kurumu'na şikayette bulundu.

KDK, yaptığı detaylı incelemede, SGK'nın yıllardır süregelen bu uygulamasının yasaların ruhuyla ve yüksek yargı kararlarıyla örtüşmediğine hükmetti. Kararda, mülga 2829 sayılı Kanun'un temel amacının, "farklı sosyal güvenlik kurumlarında geçen ve tek başına emekliliğe yetmeyen hizmet sürelerini birleştirerek vatandaşların mağduriyetini önlemek" olduğu vurgulandı. Kanun'un lafzının, tek bir statüdeki hizmeti emeklilik için yeterli olan kişileri kapsamadığı, aksine bu kişilerin birleştirmeye zorlanmasının kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu ifade edildi. KDK, bu görüşünü desteklemek için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Danıştay'ın konuya ilişkin emsal niteliğindeki kararlarına da atıfta bulundu.

Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla yayımlanan kararda, başvuranın sadece memuriyet hizmetleriyle emekliliğe hak kazandığı somut olayda, SGK'nın ısrarcı tutumunun hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtildi. Kurum, "Bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin tüm hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı" tespitinde bulunarak, SGK'nın bu yöndeki işleminin iptal edilmesi ve başvurana yalnızca memuriyeti esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması yönünde tavsiye kararı verdi.

KDK ayrıca, idarenin iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde istikrar kazanmış yargı kararlarını dikkate alması gerektiğine vurgu yaparak, mevcut uygulamanın hem vatandaşları gereksiz yere yargı yoluna sevk ettiğini hem de mahkemelerin iş yükünü artırdığını belirtti. Bu emsal kararın, benzer durumdaki binlerce kişi için de yol gösterici olması bekleniyor.

T.C.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2026/3548-S.26.5115

BAŞVURU NO : 2025/19921 KARAR TARİHİ : 04/03/2026

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN : ^^^^^_,TCKN:

Adres:

2026 Yılı Kamu İşçilerine İlave Tediye Ödeme Tarihleri Belli Oldu
2026 Yılı Kamu İşçilerine İlave Tediye Ödeme Tarihleri Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, hizmet birleştirmeye zorlanmaksızın, tek başına 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak yaşlılık aylığının bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/11/2025

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; emekli aylığının, hizmet birleştirilmesi işlemi yapılmaksızın sadece 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendine tabi geçen hizmet süreleri dikkate alınarak bağlanmasını talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29.12.2025 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1.5510 sayılı Kanunun geçici 2 ve geçici 4 üncü maddelerine göre, Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan sigortalılar, emekliler ile bunların dul ve yetimlerinin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında, 5510 sayılı Kanunda aksine bir hüküm belirtilmedikçe, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan mülga hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümleri ile mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı,

2.2.Mülga 2829 sayılı Kanunun "Aylığı Bağlayacak Kurum" başlıklı 8 inci maddesi uyarınca, madde ile belirlenen istisnalar dışında, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden ilgililere, son yedi yıl içindeki fiili hizmet süresinin fazla geçtiği kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanması gerektiği,

2.3.Anılan kanunun 4 üncü maddesi uyarınca hizmetlerin birleştirilmesinin isteğe ya da talebe bağlamayıp zorunlu olduğu, bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlanmasına yetmemesi olduğu,

2.4.Aksi yönde bir uygulamanın diğer statü veya statülere tabi olarak geçen hizmet süreleri için ne yapılacağı hususunda bir belirsizlik ortaya çıkaracağı, geçmişte bağlanmış aylıklar yönünden sorunlar doğurabileceği,

2.5.Başvuranın Adalet Bakanlığında icra müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken 19.07.2004 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ve 24.07.1983-31.10.1986 tarihleri arasında mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine tabi fasılalı olarak geçen 9 ay 9 gün çalışması, 09.12.1987¬27.12.2005 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen 16 yıl 8 ay hizmeti bulunmakta iken 27.12.2005 tarihinde Devlet memurluğundan çıkarıldığı, bilahare ilgilinin 05.10.2012¬04.06.2018 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendine tabi olarak geçen 3 yıl 8 ay 11 gün çalışmasının bulunduğu

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

3.18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi: “...Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunun mülga 39 uncu maddesi: “Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır:

d) 88 inci madde gereğince emekli kesenekleri geri verilmemiş olanların (61) yaşını doldurmalarında istekleri üzerine ve (b) fıkrasındaki durumda iseler re'sen Emekli aylığı bağlanabilmesi için yukarıdaki (c ve d) fıkralarında yazılı hallerde ilgililerin fiili hizmet müddetlerinin 15 yılı, (e ve f) fıkralarında yazılı hallerde de 25 yılı doldurmuş olmaları şarttır. (b) fıkrasının ikinci paragrafı ile (27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenler hariç) (d, e ve f) fıkraları kapsamına girenlere 61 yaşını doldurmadan emekli aylığı bağlanmaz...”

6.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun:

6.1.“Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası: “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır...”

6.2.“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesi: “...

Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir ”

7.Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun:

7.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.”

7.2.“Hizmetlerin Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi: “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”

7.3.“Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi: “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 - 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”

hükmünü amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9.Başvuran özetle, sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleriyle emeklilik için gerekli şartları sağlamasına rağmen hizmet birleştirilmesi yapmaya zorlandığını belirterek sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak emekli aylığının bağlanmasını talep etmektedir.

10.Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; sigortalıların farklı statülerde hizmetlerinin bulunması halinde hizmet birleştirmenin zorunlu olduğu, bu nedenle başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.

11.Bu çerçevede uyuşmazlığın, hizmet birleştirme işleminin zorunlu olup olmadığının tespiti ile tek başına 4/1 -(c) kapsamındaki hizmet süresinin başvurana anılan kapsamda aylık bağlamaya yetip yetmediği noktalarında düğümlendiği görülmektedir.

12.Mülga 2829 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde Kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir. Kanunun 4 üncü maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, 8 inci maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, ancak, kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden re'sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.

13.Bahsi geçen Kanunun 4 üncü maddesinde, hizmet sürelerinin Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir. Mevcut SGK uygulamalarında ise birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı görülmüştür.

14.Diğer taraftan birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir. Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/02/2002 tarihli ve 10/03/2010 tarihli ve 15/1/2014 tarihli ve .; 12/02/2014 tarihli ve Danıştay On Birinci Dairesinin 17/01/2017 tarihli ve .) bulunduğu gibi konu hakkında Kurumumuzca verilmiş Tavsiye Kararları da bulunmaktadır (B.No: 2013/53, 21/10/2023; B.No: 2018/9732, 22/01/2019; B.No: 2020/3689, 21/08/2020; B.No: 2020/88998, 11/01/2021; B.No: 2021/16193, 16/03/2022).

15.Anılan karalarda özetle; yasanın (2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa, lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün, yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin, kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az, az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği, 2829 sayılı Kanunun amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin, ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı Kanuna göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı belirtilmiştir.

16.Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.03.2010 tarihli ve………..sayılı kararında 2829 sayılı Kanunun genel gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede; “Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir. Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; Bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434 Sayılı Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmektedir.

17.Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır.

18.Somut olayda başvuranın 01.05.1964 tarihinde doğduğu, tahsis talebinde bulunduğu 01.05.2025 tarihi itibarıyla 4/1-(c) kapsamında toplam 16 yıl 8 ay hizmetinin bulunduğu görülmektedir. Buna göre başvuran, tahsis talep tarihi itibarıyla, 5434 sayılı Kanunun mülga 39 uncu maddesinde aylık bağlanması için aranan 61 yaşını doldurma ve 15 yıl hizmeti bulunma şartlarını taşımaktadır. Bu durumda, başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması mümkündür.

19.Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, sadece 4/1-(c) kapsamında geçen hizmetleriyle aylık bağlanma şartlarını taşıyan başvuranın, 2829 sayılı Kanuna göre hizmetlerini birleştirmeye zorlanmasının yasanın amacıyla örtüşmediği gibi yerleşik içtihatla da ters düştüğü değerlendirildiğinden, başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanmamasına ilişkin iş ve işlemlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

21.Diğer taraftan, başvuruya ilişkin yapılan inceleme sırasında, Sosyal Güvenlik Kurumunca, hizmet birleştirilmesinin zorunlu olduğu ve bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlamaya yeterli olmaması olduğu gerekçesiyle, tek başına bir çalışmadan dolayı aylık bağlanabilecek durumda olan sigortalıların taleplerinin reddedildiği görülmektedir. Buna karşın, 2829 sayılı yasanın amir hükmünün, yargı organları ve Kurumumuz nezdinde istikrarlı bir şekilde, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği şeklinde yorumlandığı ve bu yönde kararlar verildiği, bunun neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca ilk başvuruda reddedilen taleplerin bu kez mahkeme kararları gereği yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, idarenin, işlemlerinde ve diğer faaliyetlerinde, benzer nitelikte ve istikrar kazanmış emsal yargı kararlarını ve gerekçelerini dikkate alması beklenmektedir. Bu yolla idarenin gereksiz yargılama masraflarının azaltacağı, uygulamalarını hukuka uygunluğu önceden belirlenmiş bir standarda ulaştıracağı ve yargı mercilerinin iş yükünde hafifleme olacağı değerlendirilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın hizmetlerinin birleştirilmemesi talebinin kabul edilerek tahsis talep tarihi itibariyle 4/1-(c) sigortalılığı kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi