İSTİFA EDEN MEMURA EMEKLİ İKRAMİYESİ ÖDENİR Mİ?

1. GENEL ÇERÇEVE

Devlet memurlarının iş güvencesi ve sosyal haklar bakımından özel sektör çalışanlarına kıyasla ayrıcalıklı bir konumda bulunduğu bilinmekle birlikte, memuriyet statüsünden çıkış sonrasındaki emeklilik hakları zaman zaman ciddi belirsizliklere yol açmaktadır. Bu belirsizliklerin odağında ise emekli ikramiyesi hakkı yer almaktadır.

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca emekli ikramiyesi, emekliye ayrılma ya da toptan ödeme yapılması halinde hak sahiplerine ödenen ve her tam fiili hizmet yılı karşılığında bir aylık tutarında hesaplanan bir ödemedir. Memuriyet statüsünden istifa yoluyla ayrılmak ise bu hakkın ne zaman ve hangi koşullarda doğacağı sorusunu beraberinde getirmektedir.

Konuya ilişkin yasal düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi'nin birbirini izleyen iptal kararlarının ardından köklü biçimde yeniden şekillendirilmiş; mevcut çerçeve, 26 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanun ile nihai halini almıştır.

2. YASAL DÜZENLEMELERİN GELİŞİMİ

Tarihsel süreçte, memuriyetten ayrıldıktan sonra SSK (4/a) ya da Bağ-Kur (4/b) kapsamında çalışarak emekli olan kişilere memuriyet sürelerine karşılık ikramiye ödenmemekteydi. Bu uygulamanın yasal dayanağını, 2829 sayılı Kanun'un 12. maddesinde yer alan ve yalnızca son defa Emekli Sandığı'na tabi görevden emekliye ayrılanları kapsayan ifade oluşturuyordu.

Anayasa Mahkemesi, söz konusu düzenlemenin eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığına hükmederek önce bu ibareyi, ardından yapılan yeni düzenlemeyi de iptal etmiştir. Her iki iptal kararının gerekçeleri dikkate alınarak hazırlanan 6270 sayılı Kanun, bugün hâlâ yürürlükte olan sistemi ortaya koymuştur.

3. YALNIZCA MEMURİYET SÜRELERİYLE EMEKLİ OLANLAR

Emekliliğe esas hizmet süresinin tamamı 5434 sayılı Kanun kapsamında geçmiş olan kişiler için mesele nispeten yalındır: Bu kişiler, memuriyet döneminde istifa etmiş olsalar dahi ileride emekli olduklarında tüm memuriyet süreleri için ikramiye almaya hak kazanırlar. Geçmişte birden fazla kez istifa edip yeniden göreve başlamış olmak bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Başka bir deyişle, tüm çalışma yaşamı boyunca yalnızca Emekli Sandığı iştirakçisi olarak sigortalılık sürdürmüş ve herhangi bir dönemde SSK ya da Bağ-Kur kapsamına girmemiş olanlar için ikramiye hakkı, istifanın hukuki sonuçlarından bağımsız olarak korunmaktadır.

4. KARMA SİGORTALILIK DURUMUNDA İKRAMİYE HAKKI

Memuriyet döneminin yanı sıra SSK veya Bağ-Kur kapsamında da çalışma süresi bulunan kişilerin emekliliği, 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi çerçevesinde hizmet birleştirmesi yoluyla gerçekleşmektedir. Bu grupta, ikramiyeye hak kazanmanın ön koşulu daha belirleyici bir nitelik taşımaktadır.

6270 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca bu kişilere memuriyet sürelerine ait ikramiyenin ödenebilmesi için, memuriyet görevinin 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kıdem tazminatına hak kazandıran koşullardan biriyle sona ermiş olması gerekmektedir. Yasa koyucu bu tercihle, kamudaki ikramiye hakkını özel sektördeki kıdem tazminatı rejimiyle paralel bir mantığa oturtmayı amaçlamıştır.

Kıdem tazminatına hak kazandıran başlıca durumlar şunlardır:

• İşverenin, İş Kanunu'ndaki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri dışında iş sözleşmesini sona erdirmesi

• İşçinin sağlık gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi

• Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla görevden ayrılma

• Yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanmak amacıyla ayrılma

• Prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi koşullarını tamamlayarak (yaş koşulu aranmaksızın) kendi isteğiyle işten ayrılma

• Kadının evlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle işten ayrılması

• Çalışanın ölümü

Sıradan istifa, bu sayılan durumlar arasında yer almadığından; karma sigortalılık geçmişine sahip bir kişinin yalnızca memuriyetten istifa etmiş olması, emekli ikramiyesine hak kazanması için tek başına yeterli değildir.

5. EMEKLİLİK İÇİN GEREKLİ HİZMET SÜRESİNİ DOLDURUP İSTİFA EDENLER

Karma sigortalılık grubunda önemli bir istisna söz konusudur: Memur, emeklilik için aranan hizmet süresini doldurmuş olarak istifa etmişse, ileride hangi statüden emekli olursa olsun memuriyet dönemine ait ikramiyeyi alabilmektedir.

Bunun hukuki temeli, gerekli hizmet yılını tamamlayarak ayrılmanın İş Kanunu kapsamında kıdem tazminatına hak kazandıran durumlar arasında açıkça sayılmış olmasından kaynaklanmaktadır. Örnek vermek gerekirse, sigortalılığı 8 Eylül 1999 tarihinden önce başlamış olan bir memur, en az 15 yıl hizmet süresini tamamladıktan sonra istifa etmişse emeklilik anında memuriyet süresi için ikramiye alabilecektir.

Bu çerçevede emekliliğin SSK ya da Bağ-Kur üzerinden gerçekleşip gerçekleşmemesinin önemi yoktur; asıl belirleyici olan, memuriyet görevinin nasıl sona erdirildiğidir.

6. İSTEĞE BAĞLI İŞTİRAKÇİLİK: STRATEJİK BİR ARAÇ

Karma sigortalılık durumunda ikramiye hakkından yararlanmak isteyen eski memurlar için 5434 sayılı Kanun'un 12. maddesinde düzenlenen isteğe bağlı iştirakçilik uygulaması kritik bir işlev görmektedir. Bu mekanizma sayesinde memuriyetten ayrılan kişi, Emekli Sandığı ile ilgisini kesintisiz sürdürebilmekte ve nihayetinde son defa 4/c (Emekli Sandığı) sigortalısı sıfatıyla emekliye ayrılabilmektedir. Bu durum ise ikramiye hakkını güvence altına almanın pratik yolunu oluşturmaktadır.

İsteğe bağlı iştirakçilik için öngörülen başlıca koşullar şunlardır:

• Emekli Sandığı kapsamında fiilen en az 10 yıl çalışılmış olması

• Memuriyetten istifa yoluyla ayrılınmış olması

• Görevden ayrıldıktan sonra altı ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılı başvuruda bulunulması

• Başka bir sosyal güvenlik kurumuna zorunlu sigortalı olarak bağlı olunmaması

• Herhangi bir kurumdan kendi çalışmasına dayalı emekli aylığı alınmaması

Aylıksız İzin Süreleri Borçlanılabilir mi?
Aylıksız İzin Süreleri Borçlanılabilir mi?
İçeriği Görüntüle

Uygulamada dikkat edilmesi gereken kritik nokta, altı aylık başvuru süresinin yönetimidir. Kişi, görevden ayrıldıktan sonra başka bir statüde (SSK veya Bağ-Kur) çalışmaya başlasa dahi isteğe bağlı iştirakçilik hakkını koruyabilmektedir; ancak bu çalışmanın sona ermesinin ardından altı ay içinde yeniden başvuruda bulunması gerekmektedir. Öte yandan isteğe bağlı iştirakçilikten bir kez vazgeçilmesi, bu hakkı kalıcı olarak sona erdirmektedir.

Belirtmek gerekir ki bu uygulamadan yalnızca 2008 yılı Ekim ayı başından önce Emekli Sandığı iştirakçiliği bulunanlar yararlanabilmektedir. Bu tarihten sonra ilk kez 4/c sigortalısı olanlar bakımından ise söz konusu mekanizma işletilmemektedir.

7. SONUÇ

İstifa eden memurun emekli ikramiyesine hak kazanıp kazanmayacağı sorusu, tek bir yanıtı olan basit bir soru değildir; yanıt, kişinin sonraki çalışma geçmişine ve memuriyet görevinin hangi koşullarda sona erdiğine göre şekillenmektedir.

Tüm çalışma yaşamını Emekli Sandığı bünyesinde tamamlayan bir memurun istifası, ikramiye hakkını doğrudan etkilememektedir. Buna karşın karma sigortalılık söz konusu olduğunda tablo daha karmaşık bir görünüm almaktadır: Kural olarak memuriyet görevinin, 1475 sayılı İş Kanunu'nun kıdem tazminatı için öngördüğü koşullarla örtüşen bir biçimde sona ermiş olması aranmaktadır.

Emeklilik için gereken hizmet süresini doldurmuş olarak istifa etmek ise hem kural hem de istisna niteliği taşımaktadır: Kıdem tazminatına hak kazandıran bir ayrılış biçimi olması nedeniyle, karma sigortalılık grubundaki memurların da ikramiye alabilmesinin yolunu açmaktadır.

Son olarak, daha önce ikramiye hakkından yoksun kalan ve bu nedenle dava açmış olanlara, 6270 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde kapsamında davadan feragat etmeleri koşuluyla ikramiyelerinin ödeneceği de ayrıca düzenlenmiştir.