5434 Sayılı Kanun Kapsamında Emekli Aylığı Alıp Bağ-Kur'a Tabi Çalışanlardan Sosyal Güvenlik Destek Primi Kesilmesi Hukuka Aykırı Bulundu

Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerinin müşterek toplantısında; 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı alan astsubayın, Bağ-Kur kapsamında çalışmaya başladıktan sonra aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına, kesilen tutarların yasal faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğine oyçokluğuyla hükmedildi.


Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapmaktayken 02/05/2006 tarihinde 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekliye ayrılan davacı, emekliye ayrıldıktan sonra sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle Bağ-Kur'a tabi olarak çalışmaya başlamıştır.

Davacı; 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesi uyarınca aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaması ve çalışmaya başladığı tarihten itibaren kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi ile 5434 sayılı Kanun'un Ek 81. maddesi uyarınca astsubaylara ödenmesi gereken 100 TL ek ödemenin 22/02/2014 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yaptığı 03/03/2014 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

İdare Mahkemesi; mülga 1479 sayılı Kanun'un Ek 20. maddesinde diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan Bağ-Kur kapsamında çalışanlardan sosyal güvenlik destek primi kesileceğinin açıkça hükme bağlandığını tespit ederek davayı reddetmiştir.

Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerinin müşterek toplantısında ise farklı bir sonuca ulaşılmıştır. Dairelere göre, mülga 1479 sayılı Kanun'un Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrası yalnızca "yaşlılık aylığı ve malullük aylığı" alanları sosyal güvenlik destek primi yükümlülüğü kapsamına almaktadır. 5434 sayılı Kanun kapsamında "emekli aylığı" alıp Bağ-Kur'a tabi çalışmaya başlayanların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği tespit edilerek davacının aylığından yapılan kesintiler hukuka aykırı bulunmuştur. Hukuka aykırı biçimde kesilen tutarların, 5434 sayılı Kanun'un 117. maddesi uyarınca başvuru tarihinden (03/03/2014) geriye doğru beş yıllık döneme isabet eden miktarlarının yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiğine hükmedilmiştir.

5434 sayılı Kanun'un Ek 81. maddesi kapsamındaki 100 TL ek ödeme yönünden ise davacının bir sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışması nedeniyle bu ödemeden yararlanamayacağı sonucuna varılmış ve İdare Mahkemesi kararının bu kısmı oybirliğiyle onanmıştır.

Sosyal güvenlik destek primine ilişkin kısım oyçokluğuyla bozulmuş; dosya bu kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmiştir. Karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık bulunmaktadır.


Karar Bilgileri Mahkeme: Danıştay 10. ve 12. Daire (Müşterek) | Karar Tarihi: 19 Aralık 2023 Esas No: 2018/3735 | Karar No: 2023/6861 Sonuç: SGDP kısmı bozuldu; 100 TL ek ödeme kısmı onandı | Kısmen oybirliği / Kısmen oyçokluğu

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3735
Karar No : 2023/6861

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapmakta iken 02/05/2006 tarihinde 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekliye ayrılan ve emekli olduktan sonra sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle Bağ-Kur'a tabi olarak çalışmaya başlayan davacı tarafından; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 14. maddesine göre aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaması ve çalışmaya başladığı tarihten itibaren kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iade edilmesi, ayrıca bu kesinti nedeniyle yapılamayan ve 5434 sayılı Kanun'un, 11/2/2014 tarih ve 6519 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik Ek 81. maddesi uyarınca astsubaylara ödenmesi gereken 100,00-TL'nin, 6519 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlandığı 22/02/2014 tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yaptığı 03/03/2014 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir basamağının %10'u oranında sosyal güvenlik destek primi öderler..." düzenlemesine yer verildiği; ayrıca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Sosyal Güvenlik Destek Primine Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 14. maddesinde, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." kuralının yer aldığı; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye ayrılan ve 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekliği aylığı alan davacının, emekliye ayrıldıktan sonra Bağ-Kur'a tabi olarak çalışmaya başladığının sabit olması; mülga 1479 sayılı Kanun'un Ek 20. maddesinde, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, Bağ-Kur'a tabi çalışması bulunanlardan "sosyal güvenlik destekleme primi" kesileceğinin açıkça hükme bağlanması, 5510 sayılı Kanun'da da aksine bir düzenleme yapılmadığının anlaşılması karşısında; dava konusu işlemin, davacının sosyal güvenlik destekleme primi kesintisi yapılmaması ve yapılan kesintilerin iadesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 81. maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş kadro unvanı esas alınarak emekli aylığı bağlananlara, her ay emekli aylıklarıyla birlikte 100,00-TL tutarında ayrıca ödeme yapılmasının öngörüldüğü; emekli aylığı bağlanmasından sonra sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışanlar dahil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanlara bu ödemenin yapılmayacağının kurala bağlandığı; buna göre, söz konusu düzenlemedeki açık hüküm uyarınca, davacının bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışması nedeniyle, söz konusu düzenlemede yer alan ödemeden yararlandırılmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin, davacının 100,00-TL ek ödemeden yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2006 yılında emekliye ayrıldıktan sonra işe başladığı ve kendisinden sosyal güvenlik destek primi alındığı; çalışan emeklilerin sigortalı kapsamına alınmadığı gibi sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapıldığı, bu kesintilerin sigorta primine eklenmediği ve emekli aylıklarını etkilemediği; bu durumun, Anayasa'nın 10. maddesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu; ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 30. maddesindeki düzenlemenin ilk defa 2008 yılı sonrasında sigortalı çalışarak yaşlılık aylığı bağlanmış olanlara yönelik olduğu, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı aldığı ve 2008 öncesi emekli olduğu için bu düzenlemenin kapsamında olmadığı; öte yandan, söz konusu kesintinin yapılması nedeniyle 5434 sayılı Kanun'un Ek 81. maddesindeki 100,00-TL'lik ek ödemeden de yararlandırılmadığı; İdare Mahkemesince yürürlükten kaldırılmış olan 1479 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak hüküm kurulduğu; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca yapılan müşterek toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapmakta iken 02/05/2006 tarihinde 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekliye ayrılmış ve emekli olduktan sonra sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle Bağ-Kur'a tabi olarak çalışmaya başlamıştır.
Davacı tarafından; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 14. maddesine göre aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaması ve çalışmaya başladığı tarihten itibaren kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi, ayrıca bu kesinti nedeniyle yapılamayan ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 81. maddesi uyarınca astsubaylara ödenmesi gereken 100,00-TL'nin, bu değişikliğe ilişkin hükmün Resmi Gazete'de yayınlandığı 22/02/2014 tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun, dava tarihinde yürürlükte olan 30. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde, "(Değişik: 17/4/2008-5754/18 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan almakta oldukları aylıklarının %15'i oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir. Ancak kesilecek olan bu tutar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olamaz. Bu sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi alınmaz, Sosyal Güvenlik destek primine tabi olanların primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir. Sosyal Güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler bu Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısına ilave edilmez. 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un, dava tarihinde yürürlükte olan "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 14. maddesinde; "(Ek: 17/4/2008 - 5754/73 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak;

a) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı 80 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
b) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği yılda % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15'i geçemez...." kuralına yer verilmiştir.

5510 sayılı Kanun'un 106. maddesinin ikinci fıkrasıyla yürürlükten kaldırılan ve Geçici 14. maddenin göndermede bulunduğu mülga 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun Ek 20. maddesinin birinci fıkrasında, "(Değişik birinci fıkra: 22/1/2004-5073/15 md.) Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir." hükmü; üçüncü fıkrasında da, "(Ek üçüncü fıkra: 24/7/2003-4956/44 md.) (Değişik birinci cümle: 22/1/2004-5073/15 md.) Diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir basamağının %10'u oranında sosyal güvenlik destek primi öderler. Sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayım tarihinden önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ise mükellefiyetin başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlar ile Kurumca tespit edilemeyenlerden sosyal güvenlik destek primi, 53 üncü maddeye göre hesaplanarak tahsil edilir." hükmü yer almıştır.

Öte yandan, 5510 sayılı Kanun'nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 117. maddesinde, "Bu kanun gereğince çeşitli adlarla ödenecek paralardan; istihkak kesbedildiği tarihlerden itibaren beş yıl sonuna kadar alınmıyan veya yazı ile müracaat edilerek aranmıyanlar Sandık lehine zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilerek, bu Kanun'a göre yapılacak ödemelerin, hak kazanıldığı tarihten itibaren 5 yıllık süre içinde istenebilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının "davacının, 5434 sayılı Kanun'un Ek 81. maddesindeki 100,00-TL ek ödemeden yararlandırılması istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Mahkeme kararının, "davacının, emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaması ve çalışmaya başladığı tarihten itibaren kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmı incelendiğinde;

Yukarıda yer verilen sosyal güvenlik destek primine ilişkin mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 14. maddesinde, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği (01/10/2008) tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanun'la yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğinin öngörüldüğü; 5510 sayılı Kanun'un 106. maddesiyle yürürlükten kaldırılan 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasında da, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre "yaşlılık ve malullük aylığı" bağlananların, Bağ-Kur kapsamında işe başlamaları halinde sosyal güvenlik destek primi ödemelerinin kurala bağlandığı; bununla birlikte 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre "emekli aylığı" almakta olanlardan sosyal güvenlik destek primi kesileceğine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.

İşçi Fazla Çalışma Yapmak Zorunda mıdır?
İşçi Fazla Çalışma Yapmak Zorunda mıdır?
İçeriği Görüntüle

Buna göre; ilgili mevzuatta, sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlülüğü konusunda, sosyal güvenlik kanunlarına göre aylık almakta olan herkesin kapsam içine alınmadığı; 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen mülga 1479 sayılı Kanun'un Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrasında, diğer sosyal güvenlik kurumlarından emekli olup yeniden çalışmaya başlayanlardan, sadece "yaşlılık aylığı ve malullük aylığı" alanların sosyal güvenlik destek primi ödemekle yükümlü tutulduğu; söz konusu düzenleme uyarınca, 5434 sayılı Kanun kapsamında "emekli aylığı" alıp, Bağ-Kur'a tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanların ise "sosyal güvenlik destek pirimi" ödeme zorunluluğunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Ayrıca, işbu dava açıldıktan sonra, 29/01/2016 tarih ve 6663 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 14. maddesinde yapılan değişiklikle, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli olup Bağ-Kur kapsamında yeniden çalışmaya başlayanların, sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlülüğü kaldırılmıştır.

Bu durumda, Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay olarak görev yapmakta iken 02/05/2006 tarihinde 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekliye ayrılan ve emekli olduktan sonra Bağ-Kur'a tabi olarak çalışmaya başlayan davacının, 5434 sayılı Kanun kapsamında "emekli aylığı" aldığı ve 1479 sayılı Kanun'un Ek 20. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı dikkate alındığında; davacının aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmemesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk; bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer taraftan, davacının Bağ-Kur kapsamında çalışması nedeniyle, emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek primi kesintilerinin, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Kanun'un 117. maddesi hükümlerine göre, idareye başvuru tarihinden (03/03/2014) geriye doğru beş yıllık döneme isabet eden kesinti tutarlarının, başvuru tarihinden (03/03/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, "davacının, 5434 sayılı Kanun'un Ek 81. maddesindeki 100,00-TL ek ödemeden yararlandırılması istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle;

2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının, "davacının, emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaması ve çalışmaya başladığı tarihten itibaren kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19/12/2023 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyize konu Mahkeme kararının "davacının, emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaması ve çalışmaya başladığı tarihten itibaren kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısmı ve dayandığı gerekçe, hukuka ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının, sosyal güvenlik destek primi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının da onanması gerektiği düşüncesiyle, bu kısım yönünden verilen bozma kararına katılmıyoruz.