Danıştay: Babaya yapılan tebligat dava süresini başlatır

Danıştay, görevden çekilmiş (müstafi) sayılan memurun açtığı davada önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, müstafi sayılma işleminin memurun babasına tebliğ edilmesiyle dava açma süresinin başladığını belirterek, yaklaşık 2,5 yıl sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesini hukuka uygun buldu.

Sağlık Bakanlığına bağlı bir acil yardım istasyonunda memur olarak görev yapan davacı, göreve gelmediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş (müstafi) sayıldı.

Davacı, söz konusu işlemin iptali ile açıkta kaldığı döneme ilişkin maaş ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle dava açtı. Ancak idare mahkemesi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.

Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının müstafi sayıldığına ilişkin işlemin adres araştırması sonucunda tespit edilen adrese gönderildiği ve tebligatın 28 Ocak 2015 tarihinde davacının babasına yapıldığı tespit edildi.

"İşlemden haberdar değildim" savunması kabul edilmedi

Davacı, işlemin kendisine tebliğ edilmediğini, babasına yapılan tebligattan haberdar olmadığını ve savunmasının alınmadığını ileri sürdü.

Ancak mahkeme, işlemin davacının adresine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, bu nedenle dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren başladığını değerlendirdi.

İlk derece mahkemesi, davanın en geç 28 Ocak 2015 tarihini izleyen 60 günlük süre içinde açılması gerekirken yaklaşık 2 yıl 5 ay sonra dava açıldığını belirterek davayı süre aşımı nedeniyle reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı hukuka uygun buldu.

Danıştay kararı onadı

Uyuşmazlığı temyiz incelemesinde değerlendiren Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaştı.

Mağdur şikayetini geri çekerse disiplin cezası iptal olur mu?
Mağdur şikayetini geri çekerse disiplin cezası iptal olur mu?
İçeriği Görüntüle

Daire, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek temyiz istemini reddetti ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararı onadı.

Karar, idari işlemlere karşı dava açma süresinin belirlenmesinde usulüne uygun tebligatın önemini bir kez daha ortaya koydu.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1948
Karar No : 2023/5846

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, ... numaralı Acil Yardım İstasyonunda memur olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş (müstafi) sayılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle açıkta kalınan süreye ilişkin maaş ve özlük haklarının işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, davacının 30/06/2014-09/07/2014 tarihleri arasında raporlu olduğu, İstanbul ilinde bulunan bir özel hastaneden alınmış olan raporun dava dilekçesi ekinde yer aldığı görülmekle birlikte Sason TSM Sorumlu Hekiminin konu ile ilgili alınan ifadesinde, davacı tarafından çalıştığı kuruma herhangi bir rapor sunulmadığının belirtildiği, yine dava dosyasında mevcut olan tutanaklarda mesai arkadaşları tarafından davacının temmuz ayı boyunca hiçbir nöbete gelmediğinin belirtildiği, 26/08/2014 tarihli yazı ile .... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, davacının adresinin tespiti amacıyla ... Valiliği İl Nüfus Müdürlüğüne başvurulduğu, nüfus müdürlüğünün 27/08/2014 tarihli yazısında davacının adresinin ... ili, ... ilçesi olarak tespit edildiği, 04/09/2014 tarihli yazı ile ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün davacının istinabe yoluyla ifadesinin alınmasını istemesi üzerine, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 10/09/2014 tarihli yazısında; anılan yazı doğrultusunda davacıya cep telefonundan ulaşıldığı ancak İstanbul'da olduğunu belirterek ifade vermeye gelmeyeceğini beyan ettiğinden ifadesinin alınamadığının belirtildiği, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün ... sayılı ve davacının ... tarihinden itibaren müstafi sayıldığı ve 9.386,56 TL maaş iadesi için kuruma başvurması gerektiğini bildiren yazısının ise adres araştırması sonucu tespit edilen adrese tebligata çıkılmak suretiyle 28/01/2015 tarihinde davacının babası H.B.'ye tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacının müstafi sayılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminden ... tarihinde haberdar olduğunu belirterek 19/06/2017 tarihinde iş bu davanın açıldığı görülmekle birlikte, davacının müstafi sayıldığının ve bu sebeple kendisine yapılan fazladan ödemenin iade edilmesini konu edinen işlemin 28/01/2015 tarihinde davacının babası H.B.'ye tebliğ edildiği dikkate alındığında, davacının en geç bu tarihte dava konusu işlemi öğrendiğinin kabulü gerekmekte olup, 28/01/2015 tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içerisinde dava açması gerekmekte iken, bu süreler geçtikten sonra yaklaşık 2 yıl 5 ay sonra açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı, ayrıca yaklaşık üç yıldır maaş ödemesi yapılmayan davacının müstafi sayılma işlemini 30/04/2017 tarihinde öğrendiğini iddia etmesi hayatın olağan akışıyla da bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdari işlemin tarafına tebliğ edilmediği, babasına yapılan tebligattan haberdar olmadığı ve savunması alınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.