İcralık Olan Memura Disiplin Cezası Verilir mi?
Devlet memuru olarak çalışan kişilerin memurlukları devam ederken borçlarından dolayı disiplin cezası ile karşı karşıya kalmaları mümkündür.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 . maddesinde kınama cezası verilmesi gereken fiillerin anlatıldığı bölümde "Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak," fiilinin kınama cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.Bu yazımızda devlet memurunun hangi durumlarda borcundan dolayı ceza alabileceğini,her maaşına haciz gelen memura disiplin cezası verilmesi gerekip gerekmediğini açıklamaya çalışacağız.
Her İcraya Verilen Memura Ceza Verilir mi?
Devlet memurlarına borçlarından dolayı disiplin cezası ile verilebilmesi için kanun maddesinde yer alan iki unsurun bir arada gerçekleşmiş olması gerekmektedir.Bunlardan birincisi borcun kasten ödenmemesi ikincisi ise borcunu ödemeyen memura karşı yasal takip icra işlemlerinin başlatılmış olması gerekmektedir.Borcunu kasten ödemeyen memurun bu eyleminden idare yasal takip yapılması halinde haberdar olacaktır.
Bu düzenlemeye göre, memura herhangi bir borcundan dolayı değil, kasten ödemediği için hakkında yasal yollara gidilen borcundan dolayı kınama cezası verilebilecektir.
Kanun maddesinde Borçlarını kasten ödemeyen memur dediği için İçinde bulunduğu maddi sıkıntılar sebebiyle ödeyemeyenler,maaşından kendisi ve ailesi için geçinebileceği miktardan sonra ödemeye yetecek gücü bulunmadığından dolayı ödeyemeyenlerin bunu ispatlamaları halinde bu maddenin ceza vermeye yetersiz olacağı kanaatindeyiz.
Nitekim Danıştay Onikinci Dairesinin 16/12/2014 tarih ve 2014/9072 sayılı Kararında; "...davacı hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-k maddesi uyarınca işlem tesis edilmiş olup; ilgili memura üzerine atılı disiplin suçunun oluşması yönünden kasıt unsurunun varlığı öngörülmüş iken, madde kapsamında yer alan fiilin kasıt olarak işlendiğini gösterecek nitelikte, davacının borcunu ödeme imkanı bulunmasına rağmen ödemediği yönünde bir tespit yapılmadan hakkında tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir." şeklinde karar vererek borcunu ödemeyen memura ceza verilebilmesi için kasıt unsurunun varlığının tespitinin yapılmasını istemiş ,borcunu ödemeyen memura kasıt unsuru gözetilmeden verilen cezayı iptal etmiştir.
Danıştay Başkanlığı benzer nitelikte Danıştay 8. Dairesinin 15/11/2005 tarihli ve E.2004/3126, K.2005/4666 sayılı ve yine Danıştay 12. Dairesinin 13/03/2009 tarihli ve E. 2007/342, K. 2009/1324 sayılı ilamlarında da kasıt unsurunun tespitinin yapılması yönünde kararlar vermiştir.
İdarelerin memurun borcundan dolayı disiplin soruşturması yapması durumunda yukarıda yer alan mahkeme kararında yer alan hususları göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.
İdareler borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olan memur hakkında disiplin soruşturmasını olayın öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde açmak zorundadırlar.Eğer soruşturmaya başlanmazsa, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Öte yandan, “borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olma” fiilinin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse, bu fiilden dolayı memura disiplin cezası verilemez.
Ayrıca Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanacağını hüküm altına almıştır. Borçlarını kasten ödemeyerek "hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak" fiilinin Devlet Memurları Kanunu'nda karşılık gelen disiplin cezası "kınama" cezasıdır. Eğer memur söz konusu fiili, disiplin cezasının bir süre sonra sicilden silinmesini düzenleyen süreler içinde yeniden işlemesi durumunda amirlerince bir derece ağır ceza olan "aylıktan kesme" cezası verilebilmesi de mümkün bulunmaktadır
Mevzuat Çerçevesinde Borç ve Disiplin Sorumluluğu
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde, memurun “borçlarını kasten ödememeyi alışkanlık haline getirmesi” disiplin cezası gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, burada “alışkanlık” ve “kasıt” unsurlarının birlikte aranması gerektiğidir.
Yani memur, ticari hayatın olağan akışı içinde zaman zaman ekonomik sıkıntıya düşebilir, borçlarını geciktirebilir. Ancak bu durumun süreklilik arz etmesi, özellikle kötü niyetli bir tutumun varlığı halinde disiplin sorumluluğu doğabilir.
Danıştay’ın Yaklaşımı: Olayın Mahiyetine Göre Değerlendirme
Danıştay kararlarında, memura yöneltilen borçlarını ödememe iddialarının objektif olarak ve olayın tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiği defaatle vurgulanmıştır. Yargı makamları, her icra takibini disiplin cezası ile eşleştirmemekte, özellikle memurun ödeme gücü ve niyeti dikkate alınmaktadır.
📌 Danıştay 2. Daire, 2021/3508 E., 2023/340 K.
Kararda, hakkında banka kredisi borcundan dolayı icra takibi başlatılan bir kamu görevlisine verilen disiplin cezası iptal edilmiştir. Zira, memurun bu borcu ödeme niyeti taşıdığı, ancak gelir durumu nedeniyle geçici bir temerrüde düştüğü tespit edilmiştir.
📌 Danıştay 8. Daire, 2009/9342 E., 2013/769 K.
Bu kararda da memurun borçlarını ödeme iradesi taşıdığı ve geçici ekonomik güçlüklerin söz konusu olduğu gerekçesiyle verilen ceza hukuka aykırı bulunmuştur.
Her iki örnek de açıkça göstermektedir ki, memurun borçlarını ödememe davranışında “kötü niyet” ve “süreklilik” yoksa, sadece bir icra dosyasının bulunması disiplin cezası verilmesi için yeterli değildir.





