Danıştay’dan Polislerin Savunma Hakkına İlişkin Karar

Danıştay İkinci Dairesi, polis memurlarına verilen meslekten çıkarma cezasında, il polis disiplin kurulunda usulüne uygun şekilde savunma alınmış olması halinde, dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesinden sonra ayrıca savunma alınmamasının savunma hakkını ihlal etmeyeceğine karar verdi.

Danıştay İkinci Dairesinin 13 Ocak 2025 tarihli, E:2021/9531, K:2025/133 sayılı kararı, polis memurlarına yönelik meslekten çıkarma cezalarında savunma hakkının hangi aşamada kullanılacağına ilişkin önemli değerlendirmeler içeriyor.

Polis memuruna meslekten çıkarma cezası verildi

Mersin İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan polis memuru hakkında, görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden olmaksızın yardım etmemek veya bildiği ya da gördüğü bir suçun takip edilmesi ve failin yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak fiilini işlediği gerekçesiyle disiplin soruşturması yürütüldü.

Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda davacı hakkında 6 ay kısa süreli durdurma ve meslekten çıkarma cezaları verilmesine karar verildi. Meslekten çıkarma cezasına ilişkin dosya, mevzuatta öngörülen süreç kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildi.

Davacı, il polis disiplin kurulunda yazılı ve sözlü savunma yaptı. Ancak dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesinden sonra bu kurulda ayrıca savunma yapmadı. Bölge İdare Mahkemesi ise Yüksek Disiplin Kurulunda davacıya yeniden savunma imkanı tanınmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etti.

Danıştay: İl polis disiplin kurulu yetkili

Uyuşmazlığı inceleyen Danıştay İkinci Dairesi, öncelikle disiplin cezasını verme yetkisinin hangi makamda bulunduğuna dikkat çekti.

3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan Ek 5. maddesine göre, il polis disiplin kurullarının kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına bütün disiplin cezalarını verme yetkisi bulunuyor. Meslekten çıkarma kararlarının ise valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla kesinleşmesi öngörülüyor.

Danıştay, aynı sistemin daha sonra yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'da da korunduğunu belirtti. Buna göre il polis disiplin kurulu polis memurları hakkında bütün disiplin cezalarını verebilirken, meslekten çıkarma kararları belirlenen onay sürecinin tamamlanmasıyla kesinleşiyor.

Yüksek Disiplin Kurulunda yeniden savunma alınması zorunlu değil

Danıştay İkinci Dairesi, somut olayda il polis disiplin kurulunun polis memuru hakkında meslekten çıkarma cezası verme konusunda yetkili olduğunu vurguladı.

Daireye göre, davacının savunması yetkili il polis disiplin kurulu tarafından alınmış ve işlem bu aşamada usulüne uygun şekilde tesis edilmişti. Bu nedenle Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunda ayrıca son savunma alınmamış olması, tek başına savunma hakkının ihlali olarak değerlendirilemez.

Danıştay bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesinin yalnızca Yüksek Disiplin Kurulunda yeniden savunma alınmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etmesini hukuka uygun bulmadı.

Bölge İdare Mahkemesi kararı bozuldu

Danıştay İkinci Dairesi, davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün temyiz istemini kabul ederek Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin kararını bozdu.

Kararda, il polis disiplin kurulunda usulüne uygun olarak savunması alınan davacı hakkında tesis edilen işlemde savunma hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği belirtildi. Dosyanın yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/9531

Karar No : 2025/133Anahtar Kelimeler : -

Özeti : Her ne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacının son savunması alınmadan "Meslekten Çıkarma" cezasına karar verildiği anlaşılmakta ise de; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 5. maddesi uyarınca ilde görevli polis memurlarına bütün disiplin cezalarını vermeye il polis disiplin kurulunun yetkili olduğunun kurala bağlandığı, bu kurul tarafından alınan savunma sonrasında usulüne uygun olarak tesis edilen işlemde savunma hakkının ihlali yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Emniyet Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI)

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince verilen 21/05/2018 günlü, E:2017/3013, K:2018/1119 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; davacının Mersin İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı

İdari Dava Daireleri Kararları İkinci Daire

Disiplin Tüzüğü'nün 8/14 maddesi uyarınca “Meslekten Çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 15/09/2015 günlü, 2015/404 karar sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Konya 2. İdare Mahkemesinin 30/03/2017 günlü, E:2016/410, K:2017/724 sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; iki kişi arasında alacak verecek meselesi neticesinde 26/09/2013 tarihli "Ben huzurda bulunan şahitlerin yanında market zinciri sahibi …'den hiçbir şekilde alacağım olmadığını, kendisinin iş yerinin yakınına gelip hiçbir şekilde tehdit, şantaj yaparak para istemeyeceğime söz verir taahhüt ederim." şeklinde tutanağın hazırlandığı, davacının bu tutanağı "hazirun" olarak imzaladığı, imzasını 18/08/2015 tarihinde Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kuruluna verdiği sözlü savunmasında "kastı olmaksızın tarafların anlaşması için tutanağı imzaladığını" beyan ederek ikrar ettiği, yazı içeriğinin tehdit ve şantajdan oluştuğu, 12 yıllık tecrübeye sahip davacının suça konu bu belge nedeniyle adli mercileri haberdar etmemesinin beklenemeyeceği, "bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; 24/4/2018 tarihli ara karar ile davalı idareden, davacı hakkında "meslekten çıkarma" kararını veren Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunda davacıya yazılı ve sözlü savunma yapma imkanı tanınıp tanınmadığının sorulmasına, varsa buna ilişkin yazılı ve sözlü savunma tutanaklarının istenmesine karar verildiği, gelen cevapta, davacının il polis disiplin kurulunda yazılı ve sözlü savunmasını yaptığı ancak karar merci olan Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna dosyanın gönderilmesinden sonra bu kurulda davacının yazılı ve sözlü savunma yapmak istediğine dair müracaatta bulunmadığı için tekrar son savunmasının alınmadığının belirtildiğinin görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan idari işlemin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : İlknur Yavaş

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Polis memuru olan davacının; Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nde görev yaptığı döneme ilişkin, market zinciri sahibi … isimli şahsın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunması sonucu, davacı ve diğer kişiler hakkında "silahlı yağma" suçlaması ile 2015/26108 esasına kayıtlı soruşturmanın başladığı, soruşturma kapsamında davacının şüpheli olarak ifadesinin alındığı, hakkındaki suçlamalar nedeniyle Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından 18/08/2015 tarih ve 2015/176 saylı karar ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/B-5 maddesine göre "6 ay kısa süreli durdurma cezası" ve 8/14 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezaları ile tecziyesine karar verildiği, Mersin Valiliği'nin Olur'u neticesinde meslekten çıkarma cezası ile ilgili dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği, bu kurul tarafından davacının savunmasının alındığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 15/09/2015 günlü, 2015/404 sayılı dava konusu kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

1982 Anayasası'nın 129. maddesinde "...Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.... " hükmü bulunmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Savunma hakkı” başlıklı 130. maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”

hükmü düzenlenmiş, “Yüksek Disiplin Kurullarının Karar Usulü, Memurun Hakkı” başlıklı 129. maddesinde de, “Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir.

3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 5. maddesinde; "İl Polis Disiplin Kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki: Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını verebilir." hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanun'un Ek 7. maddesinde ise, İl disiplin kurulunun polis memurları hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kararlarının valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşeceği kurala bağlanmıştır.

Uyuşmazlığa konu disiplin, cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesinde; "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiili meslekten çıkarma cezası suçları arasında sayılmıştır.

Öte yandan, 08/03/2018 tarih ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (ı) bendinde, "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

7068 sayılı Kanun'un 17. maddesinde, "(1) Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir.

a) İl polis disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki;

(1) Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını verebilir." hükmüne, 18. maddesinde ise, "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis

disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla kesinleşir." hükmüne yer verilmiştir.

7068 sayılı Kanun'un "Savunma hakkı" başlıklı 31. maddesinde de, "(1) Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.

(2) Disiplin amirince veya yetkili disiplin kurulu başkanı ya da görevlendireceği kurul üyelerinden biri tarafından ilgiliden savunma istenir. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Süresi içinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

(3) Hakkında disiplin soruşturması yapılan personel, ikinci fıkra gereğince kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir.

(4) Hakkında meslekten çıkarma cezası veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 7068 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.

Davacının üzerine atılı olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 14. bendi uyarınca meslekten çıkarma cezası öngörülen "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir

neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiili, 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (ı) bendinde, yine meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Diğer taraftan, 3201 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte bulunan Ek 5. ve Ek 7. maddelerinde yer alan, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına ait bütün disiplin cezalarını vermeye il polis disiplin kurullarının yetkili olduğu, söz konusu kurulların polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası kararlarının valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla kesinleşeceği yolundaki düzenlemenin, 7068 sayılı Kanun'un 17. ve 18. maddelerinde aynen yer aldığı görülmektedir.

Disiplin soruşturmasında son gün hafta sonuna gelirse
Disiplin soruşturmasında son gün hafta sonuna gelirse
İçeriği Görüntüle

Bu bağlamda, her ne kadar Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacının son savunması alınmadan "Meslekten Çıkarma" cezasına karar verildiği anlaşılmakta ise de; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 5. maddesi uyarınca ilde görevli polis memurlarına bütün disiplin cezalarını vermeye il polis disiplin kurulunun yetkili olduğunun kurala bağlandığı, bu kurul tarafından alınan savunma sonrasında usulüne uygun olarak tesis edilen işlemde savunma hakkının ihlali yönünden hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığı ve işin esasının incelenmesi gerektiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın esası incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince verilen 21/05/2018 günlü, E:2017/3013, K:2018/1119 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi