Danıştay’dan Disiplin Cezasında Zamanaşımı Kararı: İki Yıl Geçtikten Sonra Memurluktan Çıkarma Cezası Verilemez
Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2020/642 Esas ve 2023/5910 Karar sayılı kararıyla, memur hakkında disiplin cezası verilmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinde öngörülen iki yıllık ceza verme zamanaşımının geçirilmesi halinde disiplin cezası tesis edilemeyeceğine hükmetti.
Olayın Geçmişi
Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde İş ve Meslek Danışmanı olarak görev yapan memur hakkında, engelli bir vatandaşın özel bir şirkette istihdam edilmesine aracılık ettiği ve daha sonra bu kişinin banka kartını alarak hesabına yatırılan bazı maaşlarını çektiği iddiasıyla disiplin soruşturması yürütüldü.
Soruşturma kapsamında, memurun ilgili kişinin hesabından 06/10/2014 ve 07/05/2015 tarihlerinde yatırılan maaşları çektiği kanaatine varıldı.
Bu eylemler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” olarak değerlendirildi.
Bunun üzerine Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca ilgili memur hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesine karar verildi.
İdare Mahkemesi: Disiplin Cezası Zamanaşımına Uğradı
Davacı, memurluktan çıkarma cezasının iptali istemiyle dava açtı.
İdare Mahkemesi, davacının isnat edilen eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediğinden bağımsız olarak, disiplin cezası yönünden 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde öngörülen iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaştı.
Mahkeme, disiplin cezasına dayanak alınan son eylemin 07/05/2015 tarihinde gerçekleştiğine dikkat çekti.
Buna karşılık disiplin cezasının 05/01/2018 tarihinde tesis edildiği belirtildi.
Dolayısıyla, son eylem tarihi ile disiplin cezasının verildiği tarih arasında iki yıllık sürenin aşıldığı tespit edilerek dava konusu işlem iptal edildi.
Bölge İdare Mahkemesi de Kararı Hukuka Uygun Buldu
İdarenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka ve usule uygun buldu.
Bu nedenle istinaf başvurusunun reddine karar verildi.
İdare ise temyiz başvurusunda; isnat edilen fiillerin sabit olduğunu, olayda zamanaşımı bulunmadığını ve ceza mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilmemesinin disiplin cezası uygulanmasına engel olmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istedi.
Danıştay: İki Yıllık Zamanaşımı Süresi Emredici
Dosyayı inceleyen Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun buldu.
Daire, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında yaptığı incelemede, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna ulaştı.
Danıştay, ilk derece mahkemesinin, disiplin cezasına dayanak alınan son eylemin 07/05/2015 tarihinde gerçekleştiği ve disiplin cezasının ise 05/01/2018 tarihinde verildiği yönündeki tespitini esas aldı.
Buna göre, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde öngörülen iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra disiplin cezası verilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, memurluktan çıkarma cezasının iptal edilmesi yönündeki mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadı.
Ceza Soruşturması ile Disiplin Soruşturması Ayrı; Ancak Zamanaşımı Kuralları Saklı
Kararda ayrıca idarenin, ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilmemiş olsa dahi fiilin disiplin hukuku bakımından ayrıca değerlendirilebileceği yönündeki iddiası da sonucu değiştirmedi.
Danıştay'ın kararında belirleyici olan husus, isnat edilen eylemin disiplin hukuku bakımından ayrıca değerlendirilebilmesi değil, disiplin cezasının kanunda öngörülen süre içerisinde verilip verilmediği oldu.
Dolayısıyla bir fiilin disiplin suçu oluşturduğu kabul edilse dahi, ilgili kanunda öngörülen ceza verme zamanaşımı süresinin geçirilmesinden sonra disiplin cezası tesis edilmesi mümkün bulunmuyor.
Danıştay 12. Dairesinin Kararı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı;
-
davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
-
disiplin cezasının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına,
-
temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
21/11/2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verdi.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/642
Karar No : 2023/5910
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, ... İş Kurumu İl Müdürlüğünde İş ve Meslek Danışmanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Hizmet Merkezi'nde İş ve Meslek Danışmanı olarak çalıştığı dönemde, A.E.Y. isimli engelli bir kişiyi engelli kontenjanından özel bir şirkete yerleştirdiği; ancak, bu kişinin banka kartını çalıştığı şirkete verme bahanesiyle alarak kişinin hesabına yatırılan maaşlarını çektiği halde A.E.Y.'a vermediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda; ''A.E.Y. isimli engelli vatandaşın ... Çalışma ve İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Hizmet Merkezine yapmış olduğu başvurular sonrasında ablası G.Y'nin takibiyle anılan Müdürlükte görev yapan iş ve meslek danışmanı olan davacı aracılığıyla 2014 yılı Eylül ayı başında ... Turizm Org. Tasarım İletim A.Ş. Firmasında çalışmaya başladığı, 05/09/2014 - 30/06/2016 tarihleri arasında anılan firmada çalışarak emekli olduğu, firma tarafından maaşının düzenli olarak A.E.Y. adlı kişinin hesabına yatırıldığı... davacının ifadeleri ve banka kayıtlarından 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaşın davacı tarafından çekildiği kanaatine varıldığı, dolayısıyla davacının belirtilen fiillerinden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının uygun olacağı, 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaşlar dışında kalan maaşlardan 2016 yılı Eylül ayı maaşının A.E.Y. ve ablası G.Y. tarafından çekildiği, bunun dışındaki maaşların kim tarafından çekildiğinin tespit edilemediği, davacı hakkındaki 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaşlar dışında kalan maaşlara ilişkin iddiaların adli yönden ayrı bir soruşturma raporunda değerlendirileceği...'' şeklinde beyanlara yer verildiği, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle de, davacının 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaş çekimleri eylemleri "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında değerlendirilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde öngörülen fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezasının verilmesi gerektiğine ilişkin emredici hüküm karşısında, disiplin cezasına dayanak son eylemin 07/05/2015 tarihli olduğu ve bu tarihten itibaren anılan maddede belirtilen iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 05/01/2018 tarihinde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, davacıya isnat edilen eylemin sübuta erdiği, olayda zaman aşımı bulunmadığı, Ceza Kanununa görev ceza almasa bile disiplin cezasıyla cezalandırılabileceği, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.