AYM’den Disiplin Soruşturmasında Tanıkların Dinlenmemesine İlişkin Karar

Anayasa Mahkemesi, disiplin soruşturmasında hakkında işlem yapılan kamu görevlisinin gösterdiği tanıkların dinlenmemesi ve savunmasının soruşturma tamamlandıktan sonra alınmasına ilişkin bireysel başvuruyu değerlendirdi. AYM çoğunluğu, şikâyetlerin yargılama öncesindeki disiplin soruşturması aşamasına ilişkin olması nedeniyle başvuruyu konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu. İki üye ise tanıkların dinlenmemesinin savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkesi yönünden ihlal oluşturduğu görüşünü ortaya koydu.

Öğretmene disiplin cezası verildi

Başvuruya konu olay, Tokat Plevne Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan Kaya Baler hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin oldu.

Başvurucu hakkında, 27 Kasım 2020 tarihinde okul müdürünün odasına gelerek bağırdığı ve müdürü tehdit ettiği iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma sonucunda, başvurucunun “görev sırasında amire hâl ve hareketi ile saygısız davranmak” fiilini işlediği değerlendirilerek kınama cezası verilmesi önerildi. Başvurucunun geçmiş hizmetleri dikkate alınarak bir derece hafif ceza uygulanmasına karar verildi ve kendisine uyarma cezası verildi.

Başvurucu tanıklarının dinlenmesini istedi

Başvurucu, disiplin raporunun kendisine tebliğ edilmesinden sonra verdiği savunmada isnat edilen olayların asılsız olduğunu belirterek, tanıkların yeniden dinlenmesini ve disiplin cezası verilmemesini talep etti.

Ancak başvurucunun gösterdiği tanıklar dinlenmedi. Başvurucu, disiplin cezasına karşı açtığı davada da bu hususu ileri sürdü ve tanıklarının dinlenmemesi nedeniyle savunma hakkının etkili biçimde kullanılamadığını savundu. İstinaf başvurusu da reddedildi.

İdare, "Çekilmiş Sayılma" Süresini Bekletemez
İdare, "Çekilmiş Sayılma" Süresini Bekletemez
İçeriği Görüntüle

AYM çoğunluğu başvuruyu kabul edilemez buldu

Başvurucu, savunması gereği gibi alınmadan disiplin soruşturmasının tamamlandığını ve gösterdiği tanıkların dinlenmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.

AYM çoğunluğu ise adil yargılanma hakkının esas olarak mahkeme önündeki yargılama sürecine ilişkin olduğunu, dava öncesindeki süreçlerde meydana gelen eksikliklerin ancak belirli istisnai durumlarda bu hakkın koruma alanına girebileceğini belirtti.

Somut olayda başvurucunun şikâyetlerinin tamamının idari yargılama başlamadan önce yürütülen disiplin soruşturması aşamasına ilişkin olduğu tespit edildi. Başvurucunun idari yargılama aşamasına yönelik bir şikâyeti bulunmadığı ve olayda adil yargılanma hakkının uygulanmasını gerektiren istisnai bir durum olmadığı sonucuna varıldı.

Bu gerekçeyle başvurunun konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verildi. Karar oyçokluğuyla alındı.

İki AYM üyesi tanıkların dinlenmemesine dikkat çekti

Kararın karşıoyunda ise dosyanın özellikle tanıkların dinlenmemesi ve savunmanın soruşturmanın sonunda alınması yönünden önemli olduğu vurgulandı.

Başkanvekili Basri Bağcı ve Üye Kenan Yaşar, soruşturmayı yürüten müfettişin tahkikatı tamamlayıp kanaatini oluşturmasından sonra başvurucudan savunma istenmesini eleştirdi. Karşıoyda, soruşturmanın devam ettiği aşamada alınan ifadenin disiplin suçu isnadı karşısında verilmiş bir savunma olarak kabul edilemeyeceği belirtildi.

Karşıoy sahiplerine göre başvurucunun gösterdiği tanıkların dinlenmesi de savunmanın etkin biçimde yapılabilmesi bakımından önem taşıyordu. Hakkında işlem yapılan kişiye, iddia sahibiyle argümanlarını ve delillerini ortaya koyma konusunda eşit imkân sağlanması gerektiği ifade edildi.

“Savunma şekli bir aşamaya indirgenmemeli”

Karşıoyda, soruşturmacının görevinin hakkında işlem yapılan kişiyi ne olursa olsun cezalandırmak değil, somut verileri tarafsız biçimde ortaya koyarak doğru sonuca ulaşmak olduğu belirtildi.

Müfettişin soruşturmayı tamamladıktan ve kanaatini oluşturduktan sonra savunma istemesinin, savunmayı şeklen yerine getirilen bir aşamaya dönüştürebileceği değerlendirildi. Başvurucunun kendi lehine göstermek istediği tanıkların dinlenmemesinin de bu açıdan önem taşıdığı vurgulandı.

Karşıoy sahipleri ayrıca, başvurucunun tanık dinletme talebinin reddedilmesine ilişkin yeterli bir gerekçe ortaya konulmadığına dikkat çekti. Başvurucunun savunma kapsamındaki argümanlarının göz ardı edildiği ve bu durumun kendisini ciddi şekilde dezavantajlı duruma düşürdüğü kanaatine varıldı.

İki üye, bu nedenlerle başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiği görüşünü açıkladı.

Kararın dikkat çeken yönü

Karar, disiplin soruşturmalarında yalnızca ilgilinin savunmasının alınmasının yeterli olup olmadığı ve savunma tarafından gösterilen tanıkların dinlenmesi talebinin hangi koşullarda karşılanması gerektiği bakımından özellikle dikkat çekiyor. AYM çoğunluğu somut başvuruyu adil yargılanma hakkının kapsamı dışında görürken, karşıoyda tanıkların dinlenmesi ile savunmanın soruşturmanın hangi aşamasında alınacağının adil ve etkili bir disiplin soruşturması bakımından önemine işaret edildi.

Kararı okumak için tıklayınız