Danıştay’dan Disiplin Hukukunda ‘Berat Etmek Ceza Engeli Değildir’ Kararı

Danıştay 12. Dairesi, bir doktorun hasta yakınından 1000 dolar aldığı iddiasıyla ilgili yürütülen disiplin sürecinde emsal niteliğinde bir karara imza attı. Daire, ceza yargılamasında beraat kararı verilmesinin, disiplin cezası verilmesine engel olmadığını hükme bağladı.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan davacı doktor hakkında, bir hastanın kalp kapakçığı değişimi için hasta yakınından 1000 Amerikan doları aldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-c maddesi uyarınca “1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası verildi.

Doktor, bu cezaya karşı dava açtı. İdare Mahkemesi ise, disiplin hukukunun ceza yargılamasından bağımsız olduğunu belirterek davayı reddetti. Davacı doktor, ceza mahkemesinde “ikna suretiyle irtikap” suçundan yargılandığını ve “beraat” kararı verildiğini belirterek kararı temyiz etti.

Danıştay 12. Dairesi, temyiz başvurusunu değerlendirdi. Yapılan incelemede, Ceza Mahkemesinin, hasta yakınının polise giderek seri numaraları alınmış parayı suçüstü yaptırmak amacıyla doktorun odasına bırakması nedeniyle delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiği gerekçesiyle beraat kararı verdiği görüldü.

Ancak Danıştay, beraat kararının disiplin soruşturmasını bağlamayacağına hükmetti. Kararda, “mevzuat gereğince disiplin hukukunun ceza yargılamasından bağımsız olduğu açık olup, davacının ceza yargılaması sonucunda beraat etmiş olması, olayda disiplin hukuku açısından cezayı gerektiren bir eylemin olmadığı sonucuna götürmeyeceği gibi disiplin cezası verilmesine de engel teşkil etmeyeceği” ifadelerine yer verildi.

Yüksek Mahkeme, hasta yakınının ifadeleri ve soruşturma dosyasındaki diğer belgeler ışığında, davacının “görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak” fiilinin sübuta erdiğini kabul ederek disiplin cezasını hukuka uygun buldu. Daire oybirliğiyle, İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verdi.

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2023/4692

Karar No : 2023/4946

TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR):

1- DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. ...

2- DAVALI : ... Valiliği

VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 25/11/2019 tarih ve E:2016/3835, K:2019/9079 sayılı bozma kararına uyularak; olayda, soruşturma kapsamında yer alan bütün bilgi ve belgeler ile aynı hastanede görev yapan ...............................................isimli doktor ile hasta yakını O.Z.'nin ifadelerinden; davacının, 12/12/2014 tarihinde hastanede tedavi gören hastanın kalp kapakçığının değişimi için hasta yakını Z.O.'dan 1000 Amerikan doları aldığı hususunun subût bulduğu, bununla birlikte, hasta yakınının, davacının aralarında geçimsizlik olduğu anlaşılan İ.Ö.'nün yönlendirmesiyle polise giderek seri numaraları alınmış parayı suç üstü yaptırmak amacıyla davacının odasına bırakarak iade etmesine fırsat vermeden ayrılması suretiyle hukuka aykırı yöntemle toplanan bu delille ve daha önce kurgulanan şekilde sanığın üzerinde paranın çıkmasının sağlandığı gerekçesiyle Ceza Mahkemesince davacının ikna suretiyle irtikap suçunu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyeti gerektirir kesin, somut, inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatine karar verildiği görülmüş ise de, mevzuat gereğince disiplin hukukunun ceza yargılamasından bağımsız olduğu açık olup, davacının, ceza yargılaması sonucunda beraat etmiş olması, olayda disiplin hukuku açısından cezayı gerektiren bir eylemin olmadığı sonucuna götürmeyeceği gibi disiplin cezası verilmesine de engel teşkil etmeyeceği, bu durumda; davacının, "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilini işlediğinin sübuta erdiği anlaşıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin, hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini isteminin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından; Bir komplo olarak itibar kaybı zararı verilmesi amacıyla gerçekleştirilen olayla ilgili olarak yeterli delil olmadığı halde ceza tesis edildiği, Ağır Ceza Mahkemesinde bu konu ile ilgili yargılamadan beraat ettiği, lehine olan delillerin kurul tarafından değerlendirilmediği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.

Davalı idare tarafından; Davacı tarafça, uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istenilmesine rağmen nispi vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilerek, vekalet ücreti yönünden temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.

Danıştay: Disiplin cezasında fiil açık yazılmalı
Danıştay: Disiplin cezasında fiil açık yazılmalı
İçeriği Görüntüle

TARAFLARIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından; Savunma verilmemiştir.

Davalı idare tarafından; Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Osman ERDOĞMUŞ

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, taraflarca dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.