Danıştay 12. Daire'den "İyi Niyet" Vurgusu: Kamu Zararı Oluşsa da Kast Yoksa Ceza Olmaz
Matbaa atölye şefine hastane ile yaptığı anlaşmada kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle verilen 1/30 aylık kesme cezası, iyi niyetli davranış ve kast unsuru bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay tarafından iptal edildi.
Danıştay 12. Dairesi, bir mesleki eğitim merkezinde matbaa bölüm atölye şefi olarak görev yapan davacıya verilen "1/30 oranında aylıktan kesme" cezasının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararını onayarak önemli bir içtihada imza attı. Yüksek mahkeme, kamu zararı oluşsa bile memurun iyi niyetli çabası ve kastının bulunmaması halinde disiplin cezası verilemeyeceğine hükmetti.
Davacı, Mesleki Eğitim Merkezi'nin matbaa bölümünde atölye şefi olarak görev yapmaktaydı. Davacı hakkında, Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesi'ne satılan basılı evrak ve hasta dosyalarının piyasa fiyatının altında satılarak kamu zararına sebep olduğu iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
Soruşturma sonucunda, davacıya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca "1/30 oranında aylıktan kesme cezası" verildi. Disiplin cezasının gerekçesi, davacının kamu zararının giderilmesine yönelik iş ve işlemleri zamanında yapmamış olmasıydı.
Yargılama süreci
İdare Mahkemesinin ilk kararının bozulması üzerine, mahkeme Danıştay 12. Dairesi'nin 03/04/2019 tarihli bozma kararına uydu. Yapılan yeniden yargılamada mahkeme, dava konusu disiplin cezasının iptaline karar verdi.
Mahkemenin iptal gerekçesinde şu tespitlere yer verildi:
"Davacının, kamu zararının giderilmesine yönelik iş ve işlemlerin tamamını zamanında yapmadığı, bunları ilk soruşturma raporu tanzim edildikten sonra tamamlamış olması nedeniyle kusurlu davrandığı açık olmakla birlikte..."
İptalin gerekçesi: Kast unsuru bulunmuyor ve iyi niyetli davranış
Mahkeme, davacının lehine olan şu hususları özellikle vurguladı:
1. Zararı önleme amacı: Davacı, sipariş verilen ancak sonrasında alımından vazgeçilen hastaneye has işlem görmüş hasta dosyalarının tamamen çöp olmaması için iyi niyetli olarak yeni bir hastane ile anlaşma yaptı.
2. Zararı karşılama çabası: Davacı, oluşan zararın bir kısmını kendi imkânları ile karşıladı.
3. Kastın bulunmaması: Mahkeme, bu hususları göz önüne alarak davacının söz konusu fiilin işlenmesinde kasıtlı davrandığından söz edilemeyeceğine hükmetti.
Bu nedenlerle, davacının kasıtlı olarak hareket ettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edildi.
Danıştay'ın bozma kararına uygunluk denetimi
Danıştay 12. Dairesi, temyiz incelemesini 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yaptı.
Yüksek mahkeme, İdare Mahkemesinin bozma kararında belirtilen esaslara uyduğunu tespit etti. Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına oybirliğiyle karar verdi.
Kararın hukuki önemi ve disiplin hukukunda kast şartı
Bu karar, kamu zararına sebebiyet veren memurlar hakkında disiplin cezası tesis edilirken "kast" unsurunun aranması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır:
1. Disiplin cezası için kast şartı: Disiplin hukukunda ceza verilebilmesi için, fiilin kasten işlenmiş olması veya en azından ağır ihmalin bulunması gerekir. Bu karar, kamu zararını önlemek için çaba gösteren, iyi niyetli hareket eden ve zararı kısmen karşılayan bir memurun davranışında "kast" bulunmadığını vurgulamaktadır.
2. İyi niyetin korunması ilkesi: Karar, memurun işlemlerinde kamu yararını gözeterek hareket etmesi halinde, sonuçta kamu zararı oluşsa bile disiplin cezası verilemeyeceğini göstermektedir.
3. Bozma kararına uyma zorunluluğu: Danıştay, bozma kararına uyan İdare Mahkemesinin, bozma gerekçeleri çerçevesinde yaptığı değerlendirmeyi denetlerken bu karara bağlı olduğunu ve ancak bozma kararına aykırılık halinde bozma yapabileceğini hatırlatmaktadır.
4. İlliyet bağı ve kusur değerlendirmesi: Disiplin cezasının hukuka uygun olabilmesi için, ortaya çıkan zarar ile memurun eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmalı ve memurun bu konuda yeterli kusurunun varlığı kanıtlanmalıdır.
Sonuç
Danıştay 12. Dairesi, 09 Ekim 2023 tarih ve E.2023/2690, K.2023/4651 sayılı kararıyla oybirliğiyle İdare Mahkemesi kararını onadı. Temyiz giderleri davalı idare üzerinde bırakıldı. Karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceği belirtildi.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2690
Karar No : 2023/4651
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, … Mesleki Eğitim Merkezi'nde matbaa bölüm atölye şefi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca ''1/30 oranında aylıktan kesme cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 03/04/2019 tarih ve E:2016/3119, K:2019/2459 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, kamu zararının giderilmesine yönelik iş ve işlemlerin tamamını zamanında yapmadığı, bunları ilk soruşturma raporu tanzim edildikten sonra tamamlamış olması nedeniyle kusurlu davrandığı açık olmakla birlikte, davacının çalıştığı Kurumun zarara uğramasını engellemek amacıyla, sipariş verilen ancak sonrasında alımından vazgeçilen Hastaneye has işlem görmüş hasta dosyalarının tamamen çöp olmaması için iyi niyetli olarak yeni bir hastane ile anlaşma yaptığı, oluşan zararın bir kısmını kendi imkânları ile karşıladığı hususları göz önüne alındığında, davacının söz konusu fiilin işlenmesinde kasıtlı davrandığından söz edilemeyeceğinden, davacının olayda kasıtlı olarak hareket ettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, … Meslek Eğitim Merkezi Matbaa Bölüm Şefi olarak görev yaptığı dönemde Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesine sattığı basılı evrak ve hasta dosyasını piyasadan aldığı fiyattan daha ucuza satarak kamu zararına sebep olduğunun soruşturma raporu ile sabit olduğu, tesis edilen işlemde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kar




