Danıştay’dan emsal karar: “Gerçeğe aykırı belge” iddiasıyla disiplin cezası verilemez

Danıştay 12. Dairesi, bir memura “gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlediği” gerekçesiyle verilen bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını hukuka aykırı bularak iptal etti. Kararda, disiplin cezasına dayanak fiilin somut ve kesin delillerle ispatlanması gerektiği vurgulandı.

Danıştay 12. Dairesi tarafından verilen kararda, kamu görevlileri hakkında tesis edilen disiplin cezalarında varsayıma dayalı değerlendirmelerle işlem tesis edilemeyeceği açık biçimde ortaya konuldu.

Memura gerçeğe aykırı belge düzenleme cezası verilmişti

Defterdarlık uzmanı olarak görev yapan memur hakkında, bazı denetimlere katılmadığı halde yoklama tutanağı düzenlediği ve yolluk aldığı iddiasıyla disiplin soruşturması başlatıldı.

Yapılan soruşturma sonucunda ilgili memura, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-f maddesi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildi.

Memur, söz konusu disiplin cezasının iptali istemiyle dava açtı.

Mahkeme: Fiilin işlendiği somut olarak kanıtlanamadı

İdare mahkemesince yapılan incelemede;

  • Memurun yolluk bildirimini yıl sonu nedeniyle erken verdiği,

  • Denetim tarihlerinde izinli olduğu,

  • Aldığı yolluk ücretini sonradan iade ettiği,

  • Denetimlere ilişkin resmi taşıt belgelerinin düzenlenmediği,

  • Mükellef ifadelerinin kesin ve açık nitelikte olmadığı,

tespit edildi.

Mahkeme, “gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenleme” fiilinin somut ve kesin delillerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle disiplin cezasını iptal etti.

Danıştay iptal kararını onadı

Davalı idareler tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Danıştay 12. Dairesi, ilk derece mahkemesinin daha önce verilen bozma kararına uygun hareket ettiğini belirtti.

Daire, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararı bozacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşarak, idare mahkemesinin iptal kararını oybirliğiyle onadı.

Karar neden önemli?

Karar, disiplin hukukunda ispat yükünün idareye ait olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.

Aynı fiil için ikinci disiplin soruşturması hakkında
Aynı fiil için ikinci disiplin soruşturması hakkında
İçeriği Görüntüle

Buna göre idarenin, memura disiplin cezası verebilmesi için isnat edilen fiili;

  • somut belgeyle,

  • kesin tanık beyanıyla,

  • açık ve net delillerle

ortaya koyması gerekiyor.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2365
Karar No : 2023/4977

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: .......................... ili, ... Malmüdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezlandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/02/2019 tarih ve E:2015/5782 K:2019/1346 sayılı bozma kararına uyularak; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin, soruşturma sırasında muhakkikçe saptanan hususların ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının yolluk bildirim tutanağını yıl sonu olması nedeniyle bir hafta kadar erken verdiği, bu tarihten sonra gidilmesi planlanan denetimlere 24/12/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasında mazeret ve yıllık izinde olduğundan katılamadığı ve aldığı yolluk ücretini iade ettiği; öte yandan, 23/12/2013 tarihinde yapılan denetime ilişkin tanık beyanında davacının dükkanının yerini tam olarak tarif ettiğinden mükellef yokken denetimin yapıldığı sonucuna varıldığı; diğer tarihlerde yapılan denetimlere ilişkin resmi taşıt belgesinin düzenlenmemesinin usule ilişkin işlemlerin eksik yapılmasından kaynaklandığı ancak bu durumun denetime gidilmediğini somut olarak ortaya koymadığı; ifadesi alınan mükelleflerin beyanlarında genel olarak Malmüdürlüğünde iligili tutanakları imzalamış olabilecekleri varsayımında bulundukları, hatırlamadıklarını beyan ettikleri, veri hazırlama ve kontrol işletmeni ... ve ...'nin ifadelerinde de mükelleflerin yerinde bulunmaması halinde tespit yapıldıktan sonra dairede de yoklama tutanaklarının hazırlandığını beyan ettikleri anlaşılmış olup; gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilinin sübuta erdiğinin somut olarak ortaya konulmadığı sonucuna ulaşıldığından; 657 sayılı Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt uyarınca davacının bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.