Danıştay'dan hediye kabulü hakkında karar
Danıştay 12. Daire, icra müdür yardımcısına verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptaline ilişkin kararı onadı. Daire, ceza yargılamasında “rüşvet” kapsamında değerlendirilmeyen ve “hediye kabulü” niteliğinde görülen eylemin, 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesi uyarınca memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaştı.
Danıştay 12. Daire’nin 25/10/2023 tarihli, E.2021/160, K.2023/5277 sayılı kararı, disiplin hukukunda fiilin niteliği ile uygulanan yaptırım arasındaki orantılılık denetimi bakımından dikkat çekici tespitler içeriyor.
Olayın arka planı
Davacı, icra müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken, daha önce icra müdür yardımcısı olarak görev yaptığı döneme ilişkin disiplin soruşturması sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasıyla cezalandırıldı.
Disiplin işlemine dayanak fiiller, aynı zamanda ceza yargılamasına da konu edildi. Davacı hakkında “rüşvet almak ve vermek” suçlamasıyla açılan davada ağır ceza mahkemesi; dosyada herhangi bir usulsüzlük, suistimal veya işin yapılmasından önce çıkar sağlanmasına yönelik bir anlaşma bulunmadığı, olayın işin bitiminden sonra verilen paranın alınması ve paylaşılması şeklinde gerçekleştiği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Mahkeme, söz konusu eylemi özünde hediye kabulü olarak değerlendirdi. Bu karar, bölge adliye mahkemesince onanarak kesinleşti.
İlk derece mahkemesinin yaklaşımı
İdare Mahkemesi, davacının eyleminin disiplin hukuku bakımından tamamen yaptırımsız bırakılabilecek nitelikte olmadığını kabul etti. Bununla birlikte mahkeme, “yapılması gereken bir işin yapılmasından dolayı hediye kabul etme” fiilinin, 657 sayılı Kanun’un 125/E-g maddesinde düzenlenen, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Mahkemeye göre, söz konusu davranış disiplin yaptırımı gerektirebilirse de, bunun doğrudan en ağır disiplin cezası olan devlet memurluğundan çıkarma sonucunu doğurması hukuka uygun değildir. Bu gerekçeyle dava konusu işlem iptal edildi; ayrıca davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, davanın açıldığı 28/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedildi.
İstinaf ve temyiz süreci
Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka ve usule uygun bularak davalı idarenin istinaf başvurusunu reddetti. Bu karar davalı idarece temyiz edildi.
Danıştay 12. Daire ise temyiz incelemesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirinin bulunmadığını belirterek temyiz istemini reddetti ve Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.
Kararın öne çıkan hukuki yönü
Karar, disiplin hukukunda uzun süredir tartışılan iki temel noktaya yeniden işaret ediyor:
İlki, ceza yargılamasındaki maddi olgu tespitlerinin, disiplin hukuku bakımından tamamen bağlayıcı olmamakla birlikte, fiilin niteliğinin belirlenmesinde güçlü bir referans oluşturduğu gerçeğidir. Somut olayda ceza mahkemesinin “rüşvet” değil “hediye kabulü” değerlendirmesi, idari yargı mercilerinin disiplin cezasının ağırlığını denetlerken dikkate aldığı temel unsurlardan biri oldu.
İkincisi ise, her disiplin aykırılığının mutlaka memuriyetten çıkarma cezasını haklı kılmayacağıdır. Danıştay’ın onadığı kararda, fiilin disiplin hukuku bakımından yaptırım gerektirebileceği kabul edilmekle birlikte, uygulanan cezanın fiilin ağırlığıyla uyumlu olması gerektiği vurgulandı.
Uygulama bakımından ne ifade ediyor?
Karar, özellikle kamu görevlileri hakkında tesis edilen ağır disiplin yaptırımlarında, idarenin fiili yalnızca soyut kavramlarla değil, somut olayın özellikleri, ceza yargılamasındaki tespitler ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor.
Bu yönüyle karar;
- 125/E-g bendinin uygulama alanının sınırları,
- hediye kabulü ile rüşvet ayrımı,
- disiplin cezasında ölçülülük,
- ceza yargılaması ile disiplin hukuku arasındaki ilişki
bakımından uygulamacılar açısından kayda değer bir içtihat niteliği taşıyor.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/160
Karar No : 2023/5277
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:............................ilçesi icra müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, Kocaeli icra müdür yardımcısı olduğu dönemde hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında "Devlet memurluğundan çıkarılma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile mahrum kaldığı parasal haklarının, görevden el çektirme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; uyuşmazlıkta, disiplin cezasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, davacı hakkında "Rüşvet almak ve vermek" suçlamasına ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi"nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...davacının da aralarında bulunduğu sanıkların yaptıkları işlemlerde ve iflas dosyasında herhangi bir usulsüzlük ve suistimal bulunmadığı, olayın mağdurunun olmadığı, iş sahibinden mevzuata uygun şekilde yapılan işlemin bitiminden sonra, iş sahibine yönelik olarak Kanun'da belirtilen boyut ve nitelikte herhangi bir zorlama olmaksızın verilen paranın alınıp paylaşılması şeklinde gerçekleşen olayda, belirli bir işin yapılması karşılığında çıkar sağlanacağı konusunda taraflar arasında işin yapılmasından önce gerçekleştirilmiş bir anlaşma bulunmadığı, esasen çıkarın sağlandığı, hediye kabulü olarak değerlendirilebilecek bu eylemin TCK'da uygulamasını gerektirebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla CMK 223/2-a. maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine" karar verildiği, yapılan itiraz üzerine anılan kararın, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğinin görüldüğü; davacının hem ceza davasına hem de disiplin soruşturmasına konu olan eyleminin yapılan yargılama sonucunda "hediye alma" olarak değerlendirildiği, davacının görevinin önemi ve niteliği gereği bu davranışının disiplin mevzuatına aykırı olduğu ve disiplin cezası gerektirdiği sonucuna varılmakla birlikte, yapılması gereken bir işin yapılmasından dolayı "hediye kabul etme" eyleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında değerlendirilebilecek nitelik ve ağırlıkta bulunmadığı, bir başka ifadeyle memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici bir davranış niteliğinde olmadığı, bununla birlikte; davalı idare tarafından, davacının eylemine uygun bir disiplin cezası verebilmesine engel bir durum da bulunmadığı, bu durumda davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 28/06/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, davanın açıldığı 28/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 28/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.




