Danıştay'dan Emsal Karar: Polisin Sosyal Medya Paylaşımı "Basına Demeç" Sayılmaz, Meslekten Çıkarma Cezası Hukuka Aykırı Bulundu
Danıştay 2. Dairesi, bir polis memurunun Facebook hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle “meslekten çıkarma” cezasıyla cezalandırılmasını hukuka aykırı bularak kararı bozdu. Yüksek mahkeme, sosyal medya paylaşımlarının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’ndeki “basın, haber ajansı, radyo ve televizyon kurumuna verilen demeç” kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti.
Danıştay İkinci Dairesi, emsal niteliği taşıyan bir karara imza attı. Karar, bir polis memurunun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin işleminin iptali istemiyle açılan davada verildi.
İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir polis memuru hakkında, kişisel Facebook hesabından yaptığı bazı paylaşımlar nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma sonucunda, paylaşımların “mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici” nitelikte olduğu gerekçesiyle memur, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/35. maddesi uyarınca “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziye edildi. İşlemin dayanağı maddede, “basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek” fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler arasında sayılıyordu.
Yargılama Süreci
Cezaya karşı açılan davada Yozgat İdare Mahkemesi ve ardından Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, paylaşımların ağır ithamlar içerdiği ve bir polis memurunun tarafsızlık yükümlülüğüyle bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve cezanın onanmasına karar verdi.
Kararı temyiz eden davacı polis memurunun avukatı ise, paylaşımların kendisine ait olmadığını ve delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini öne sürerek kararı Danıştay’a taşıdı.
Danıştay’ın Bozma Gerekçesi: “Tipiklik” Şartı Gerçekleşmedi
Danıştay İkinci Dairesi, yerel mahkeme kararlarını oy çokluğuyla bozdu. Kararın en kritik gerekçesi “tipiklik” ilkesine dayandırıldı.
Yüksek mahkeme kararında özetle şu ifadelere yer verildi:
“Davacının eyleminin, maddede tanımlanan ‘tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek’ şeklindeki seçimlik hareketlerden hiçbirini sağlamadığı gibi, sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların maddede yer alan ‘basın, haber ajansı, radyo ve televizyon kurumu’ gibi değerlendirilemeyeceği de açıktır.”
Danıştay, disiplin cezalarının “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine tabi olduğunu hatırlatarak, her fiilin açık ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tanımlanması gerektiğini vurguladı. Somut olayda, sosyal medya paylaşımı şeklinde gerçekleşen fiilin, Tüzük’te sayılan klasik medya araçlarına verilen demeç kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dolayısıyla “tipiklik” şartının oluşmadığını belirtti.
Karşı Oy Görüşü
Karara bir üye ise karşı oy yazdı. Karşı oy yazısında, bozma sonucuna katılmakla birlikte gerekçenin farklı olması gerektiği savunuldu. Karşı oya göre, 2018 yılında yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun ile “diğer iletişim kanalları” ibaresi eklenerek kapsamın genişletildiği, ancak lehe olan eski tüzük hükmünün uygulanması gerektiği belirtildi. Karşı oy yazısında, “Davacıya sonradan yürürlüğe giren mevzuatla aleyhe ceza verilemeyeceği de açık olduğundan” ifadesine yer verildi.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16823
Karar No : 2025/80
Anahtar Kelimeler : -Sosyal Medya,
-Demeç,
-Meslekten Çıkarma
Özeti : Sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinde belirtilen basın, haber ajansı, radyo ve televizyon kurumuna verilmiş bilgi, yazı, demeç gibi değerlendirilemeyeceği hakkında.
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : Emniyet Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. .
İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 12/02/2021 günlü, E:2020/1266, K:2021/213 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken davacının, ''Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek'' fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun 19/11/2015 günlü, 2015/509 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Yozgat İdare Mahkemesinin 03/05/2017 günlü, E:2016/312, K:2017/704 sayılı kararıyla; davacının sosyal medya hesabından, hükümete hakaret içeren ve paralel devlet yapılanmasına mensup kişileri öven çeşitli paylaşımlarda bulunulması
üzerine başlatılan soruşturmada; davacının, paylaşım yapılan hesabın kendisine ait olmadığını belirttiği ancak, hesabında yer alan arkadaş listesinde bulunan polis memurlarının ifadelerinden davacının bu kişiler tarafından tanındığı ve anılan facebook hesabını uzun yıllardır kullandığının anlaşıldığı, bahse konu hesabın davacıya ait olduğu, yapılan paylaşımların hükümet organlarının ve devletin düşünce ve kanaat hürriyeti sınırları içinde kabul edilemeyecek tarzda, tenkit olarak nitelendirilebilecek düşünce açıklamalarının çok ilerisinde ithamlarda bulunmak suretiyle eleştirildiği, bu durumun ise tarafsızlığını her daim koruması gereken devletin emniyet teşkilatına mensup bir kamu görevlisinin uyması gereken disiplin kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararında usul ve esas yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; idari soruşturma dosyasında delil olarak gösterilen ve sosyal paylaşım sitesinde kendisine ait olduğu iddia edilen paylaşımların mahkeme kararı alınmadan Kırşehir KOM Şube Müdürlüğünce oluşturulduğu, aleyhine herhangi bir delil bulunmadığı, bu konuda Kırşehir C. Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığında hükmedildiği, hakkında terör örgütü üyeliğiyle ilgili yerel mahkemece verilen cezanın henüz kesinleşmediği, Yargıtay aşamasında olduğu, tesis edilen işlemin tüm unsurlarıyla hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : Arzuman Gökçe
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; polis memuru olan davacının, Kırşehir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde sosyal
medya hesabından yapılan paylaşımlar nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda; facebook hesabının kendisine ait olmadığı, dolayısıyla paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını beyan etmesi üzerine, paylaşımda bulunulan hesabın arkadaş listesinde yer alan isimlerin incelendiği ve çoğu polis memuru olduğu anlaşılan bu isimlerin ifadelerinden de davacıyı tanıdıklarının ve arkadaş olduklarının tespit edilmekle, bahse konu hesabın davacıya ait olduğu ve paylaşımların davacı tarafından yapıldığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/35. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 19/11/2015 günlü, 2015/509 sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinde, ''Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek'' fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8-6/ü maddesinde de, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi
gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Dava dosyası kapsamındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı tarafından sosyal medya hesabı üzerinden herkese açık olarak yayınlanan paylaşımların içeriklerinin, mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olup, devlet büyüklerine hakaret nitelikli unsurlar taşıdığı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/35. maddesinde düzenlenen ''Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek'' fiillerinin gerçekleştiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; davacının eyleminin, maddede tanımlanan ''... tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek'' şeklinde seçimlik hareketlerle gerçekleştirilebilecek fiillerden hiçbirini sağlamadığı gibi, sosyal medya hesabından yapılan paylaşımların maddede yer alan "basın, haber ajansı, radyo ve televizyon kurumu" gibi değerlendirilemeyeceği de açıktır.
Bu sebeple; davacının fiilinin, Tüzüğün 8/35. maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 12/02/2021 günlü, E:2020/1266, K:2021/213 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyanın incelenmesinden, polis memuru olan davacının "facebook" adlı paylaşım sitesi üzerinden, hükümete hakaret içeren ve paralel devlet yapılanmasına mensup kişileri öven çeşitli paylaşımlarda bulunduğu, bu paylaşımların hükümet organlarının ve devletin düşünce ve kanaat hürriyeti sınırları içinde kabul edilemeyecek tarzda, tenkit olarak nitelendirilebilecek düşünce açıklamalarının çok ilerisinde ithamlarda bulunmak suretiyle gerçekleştirilen eylemin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35 maddesinde yer alan, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek" eylemleri kapsamında değinildiği açıktır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan kanun maddesinin iptal edilmesi üzerine 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un meslekten çıkarma cezası gerektiren fiiller arasında sayılan 8/6-ü maddesinde ise; “Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek." şeklinde düzenlendiği, Tüzüğün 8/35 maddesinden farklı olarak "ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla" ibaresi eklenerek disiplin cezasına konu fiilin kapsamının genişletildiğinin görüldüğü, davacının sosyal paylaşım sitesinde yaptığı yorum tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre disiplin cezası verilmesi gerektiği, davacıya sonradan yürürlüğe giren mevzuatla aleyhe ceza verilemeyeceği de açık olduğundan, davacının eyleminin, Tüzüğün 8/35 maddesi kapsamında değerlendirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, bu itibarla, temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.




