Memur Olmadan Önce Özel Sektörde Çalışılan Süreler Yıllık İzinde Sayılır mı? Danıştay’dan Emsal Karar

Danıştay 5. Dairesi’nin verdiği önemli bir karar, memur olmadan önce özel sektörde sigortalı olarak çalışan kişilerin bu sürelerinin yıllık izin hesabında dikkate alınıp alınmayacağı konusuna açıklık getirdi.

Sözleşmeli personelin analık izni arttı
Sözleşmeli personelin analık izni arttı
İçeriği Görüntüle

2013/6378 Esas ve 2015/8788 Karar sayılı kararda, özel sektörde SGK primi ödenerek geçirilen sürelerin her memur açısından otomatik olarak yıllık izin hesabına dahil edilemeyeceği vurgulandı.

Olayın Özeti

Davaya konu olayda, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde sekreter olarak görev yapan personel, özel sektörde sigortalı olarak çalıştığı sürelerin de hesaba katılmasını isteyerek yıllık izin süresinin 20 günden 30 güne çıkarılmasını talep etti.

Davacı personel, 1994 yılından itibaren özel sektörde SGK primi ödeyerek çalıştığını, toplam hizmet süresinin 10 yılı geçtiğini belirterek 30 gün yıllık izin hakkı istedi.

İlk derece mahkemesi, SGK’ya prim ödenen toplam hizmet süresi 10 yılı geçtiği için davacının 30 gün yıllık izin kullanabileceğine hükmetti.

Ancak karar temyiz edilince dosya Danıştay 5. Dairesi tarafından incelendi.

Danıştay’ın Değerlendirmesi

Danıştay kararında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/C maddesine dikkat çekildi.

Kararda, memuriyetten önce özel sektörde geçen çalışma sürelerinin yalnızca kanunda açıkça belirtilen meslek grupları açısından kamu hizmetinden sayılabileceği ifade edildi.

Özellikle şu meslek grupları için önceki hizmetlerin belirli oranlarda değerlendirilebildiği belirtildi:

  • Teknik hizmetler sınıfı
  • Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı
  • Basın kartı sahipleri
  • Özel okul öğretmenleri ve yöneticileri
  • Bazı kooperatif çalışanları

Buna karşılık, “sekreter” kadrosunun 657 sayılı Kanun’un 36/C maddesi kapsamında yer almadığı vurgulandı.

Emsal Niteliğinde Karar

Danıştay, özel sektörde sigortalı olarak geçirilen sürelerin davacı açısından yıllık izin hesabında dikkate alınamayacağına hükmetti.

Kararda şu sonuca ulaşıldı:

“Devlet Memurları Kanunu’nun 36/C maddesi kapsamında yer almayan çalışma sürelerinin kamu hizmetinden sayılmasına imkan bulunmamaktadır.”

Bu nedenle davacının 30 gün yıllık izin talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildi.

Memurlar İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, memur olmadan önce özel sektörde çalışan kişilerin hizmet sürelerinin yıllık izin hesabında otomatik olarak dikkate alınamayacağını ortaya koyuyor.

Özel sektör hizmet sürelerinin yıllık izinde değerlendirilebilmesi için:

  • Görevin 657 sayılı Kanun’un 36/C maddesinde sayılan meslek gruplarından biri olması,
  • Önceki çalışmaların ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor.

Aksi halde, yalnızca memuriyette geçen süre yıllık izin hesabında esas alınıyor.

Kararın Künyesi

  • Karar Veren: Danıştay Beşinci Dairesi
  • Esas No: 2013/6378
  • Karar No: 2015/8788
  • Karar Tarihi: 10.11.2015

Sonuç

Danıştay’ın bu kararı, memur olmadan önce özel sektörde geçen sigortalı çalışma sürelerinin yıllık izin hesabında değerlendirilmesi konusunda önemli bir içtihat niteliği taşıyor. Özellikle kamu personeli açısından, görev yapılan hizmet sınıfının 657 sayılı Kanun kapsamındaki yerinin büyük önem taşıdığı bir kez daha ortaya konulmuş oldu.