Danıştay: HAGB Kararı Disiplin Cezasına Engel Değil

Danıştay 12. Dairesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararıyla sonuçlanan bir ceza yargılamasının, ilgili memur hakkında disiplin cezası uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini bir kez daha ortaya koydu.

Zabıt katibi olarak görev yapan davacı, 2013-2015 yılları arasında 147 dosyadan tebligat ve müzekkere masrafı adı altında tahsil ettiği toplam 8.430 TL'yi zimmetine geçirdi. Ağır Ceza Mahkemesi zimmet suçunun sübut bulduğuna hükmederek hapis cezası verdi; ancak zararın giderilmiş olması ve diğer kişisel koşullar gözetilerek HAGB'ye karar verdi.

Uçak biletini haksız edinen memura verilen ceza
Uçak biletini haksız edinen memura verilen ceza
İçeriği Görüntüle

Hukuki tartışma

Davacı, HAGB'nin kendisine "ikinci bir şans" tanıdığını, bu nedenle ihraç cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu savundu. Danıştay bu görüşü kabul etmedi.

Daire, 657 sayılı Kanun'un 131. maddesine dayanarak ceza yargılamasının sonucunun disiplin sürecini bağlamadığını, zimmetin disiplin hukuku açısından bağımsız biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İhraç kararı oybirliğiyle onandı.

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4573
Karar No : 2023/5346

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay ili, Hassa Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının ''zimmet'' suçundan hakkındaki yargılama sonucu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 1 yıl, 8 ay, 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın 03/03/2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda, soruşturma raporu ile ceza yargılamasının birlikte değerlendirilmesinden; davacının zabıt katibi olarak görev yaptığı dönemde tebligat ve müzekkere masrafı olarak kendisine reddiyat yapılmasına ve parayı kasadan çekmesine rağmen gerekli tebligat ve müzekkereyi düzenlemediği, bir kısım dosyalarda postaya verilmesi gereken evrakı postaya vermediği, dosyada tebligat ve müzekkere masrafı olarak gerekli olandan fazla reddiyat yaparak artan farkı dosyalarına iade etmediği, tebligat masrafı olarak reddiyat ile para çıkışı yapmasına rağmen tebligatları elden yaptığı, almış olduğu masrafları iade etmediği, bu şekilde 2013, 2014 ve 2015 yıllarında toplam 147 adet dosyadan 8.430,00-TL'yi zimmetine geçirdiğinin bizzat davacının ifadesiyle ikrar edilerek, Mahkeme kararı ile hüküm altına alınması karşısında, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak hali kapsamında davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, her ne kadar ... Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandığı görülmekte ise de; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesinde belirtildiği üzere, Ceza Kanunu'na göre mahkum olup olmamanın ayrıca disiplin cezası uygulanmasına engel olmayacağı, kaldı ki ceza yargılamasında zimmet suçunun sübut bulduğu sonucuna ulaşılarak, zararın giderilmiş olması, sabıkasız olması, duruşmadaki tutum ve davranışlar göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda Mahkemede kanaat oluşması sonucu bu kararın verildiği hususu vurgulanarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yüksek Disiplin Kurulunca hakkındaki tesis edilen kararda, sadece ceza yargılamasının esas alındığı, oysa verilen hapis cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın lehe olup, hakkında bu karar verilen kişinin, 5 yıl içerisinde bir suç işlememesi durumunda hükme esas suç işlenmemiş gibi kişiye ikinci bir şans verilmesinin amaçlandığı gibi, bu durumdaki kişinin memuriyetten çıkarılmasının ölçülülük, eşitlik, hakkaniyet gibi hukukun temel ilkelerine aykırılık oluşturacağı, öte yandan görevini yaptığı sırada kalemdeki işlerin personel yetersizliği nedeniyle zamanında yerine getirilemediğinin bilindiğinin sabit olduğu, zabıt katibi olarak işe başladığında gerek tecrübesizlik gerekse iş yoğunluğu yönünden bir takım aksaklık ve eksiklere yol açtığı, ancak olayda maddi bir menfaati bulunmadığı gibi henüz soruşturma başlamadan önce maddi zararların tazmin edildiği, fiilin zimmet suçu kapsamında olmayıp, görevi kötüye kullanma veya görevi ihmal olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bu durumda da eyleme karşılık gelen disiplin yaptırımının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olacağı, kararın aynı zamanda orantılılık ilkesine de aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.