5510 SAYILI KANUN KAPSAMINDA HİZMET BORÇLANMASI

Türleri, Hesabı ve Hukuki Sonuçları

Özet: 5510 sayılı Kanunun 41. maddesi ve ilgili geçici maddeleri, sigortalıların fiilen çalışmadığı ya da prim ödemediği belirli dönemleri sonradan borçlanma yoluyla hizmetlerine saydırmalarına imkân tanımaktadır. Bu makale; borçlanma türlerini, hesap yöntemini, statüye göre farklılıkları ve borçlanmanın emeklilik üzerindeki etkilerini teknik bir perspektiften ele almaktadır.

1. GENEL ÇERÇEVE

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, zorunluluk ilkesini esas almaktadır. Bu ilke gereği sigortalılık, kişinin iradesine bağlı olmaksızın yasal koşulların oluşmasıyla kendiliğinden başlar ve prim ödeme yükümlülüğü doğar.

Ne var ki çalışma yaşamı kesintisiz işlemez. Askerlik, doğum, staj ya da zorunlu ücretsiz izin gibi dönemlerde prim ödenemez; bu boşluklar biriktiğinde ise emeklilik koşulları geç sağlanır ya da maaş miktarı düşük kalır. Hizmet borçlanması, bu kesintileri telafi eden yasal bir araçtır.

Konu yalnızca 41. maddede düzenlenmemiştir. Borçlanmaya ilişkin hükümler 5510 sayılı Kanunun 41, 46 ile geçici 4, 8, 17, 31, 36, 43 ve 44. maddelerinde dağınık biçimde yer almaktadır. Buna ek olarak yurt dışı borçlanması, ayrı bir kanun olan 3201 sayılı Kanunla düzenlenmektedir. Bu dağınık yapı, uygulamada hataların ve hak kayıplarının temel nedenlerinden biridir.

2. BORÇLANMA TÜRLERI

2.1. Askerlik

Er, erbaş ya da yedek subay olarak silah altında geçen süreler borçlanılabilir. Borçlanma talebi için aktif sigortalı olma şartı aranmamakta; tek koşul daha önce sigortalı olarak tescil edilmiş olmaktır. Sigortalının ölümü halinde hak sahipleri de aynı haklardan yararlanabilir.

Kritik nokta şudur: borçlanılan süre sigortalılık başlangıç tarihinden öncesine tekabül ediyorsa tescil tarihi geriye götürülür. 8 Eylül 1999 öncesine çekilebilen bir başlangıç tarihi, erken emeklilik imkânı anlamına gelebilir.

2.2. Doğum ve Analık

Sigortalı kadınlar, her doğum için en fazla iki yıllık süreyi, üç çocukla sınırlı olmak kaydıyla borçlanabilir. Borçlanmanın geçerli olabilmesi için çocuğun yaşaması ve ilgili sürede uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalı sayılmamış olunması gerekmektedir.

Doğumun çalışılan işten ayrıldıktan sonra 300 gün içinde gerçekleşmesi şartı kaldırılmıştır. İşverenden belge istenmemekte, tespit SGK kayıtları üzerinden yapılmaktadır. İkinci doğum, birinciden sonraki iki yıl dolmadan gerçekleşmişse iki borçlanma dönemi birleştirilerek toplam hesaplanmaktadır.

2.3. Aylıksız İzin (4/C Kapsamı)

Bu borçlanma türü yalnızca 4/C kapsamındaki memurlara tanınmıştır. Personel mevzuatına göre kullanılan aylıksız izin süreleri borçlanılabilmekte; borçlanılan bu süreler 4/C statüsünde hizmet olarak değerlendirilmektedir.

2.4. Doktora ve Tıpta Uzmanlık

Sigortalı olmaksızın yurt içinde ya da yurt dışında geçirilen normal doktora veya tıp uzmanlık öğrenimi süreleri borçlanılabilir. Statü tespitinde borçlanma tarihindeki son sigortalılık kapsamı esas alınmaktadır.

2.5. Avukatlık Stajı

Avukatlık Kanunu, staj süresince sigortalı çalışmayı açıkça yasaklamaktadır. Bu nedenle aday avukatların staj dönemleri borçlanma yoluyla hizmetlerine dahil edilebilmektedir. Borçlanma son sigortalılık statüsüne göre değerlendirilir.

2.6. Tutukluluk ve Gözaltı

Yalnızca 4/A sigortalılarına tanınan bu hak, sigortalı iken tutuklanıp ya da gözaltına alınanlardan beraatle sonuçlanan yargılama süreçlerini kapsamaktadır. Cumhuriyet Savcılıklarından alınacak belgeyle başvuru yapılabilmektedir.

2.7. Grev ve Lokavt

4/A sigortalılarına özgü olan bu borçlanma türünde, grev veya lokavt ilanı nedeniyle prim ödenemeyen süreler hizmetten sayılabilmektedir. Kısmi borçlanma da mümkündür.

2.8. Fahri Asistanlık

Hekimlerin prim ödemeksizin fahri asistan olarak geçirdikleri süreler borçlanılabilir. Statü tespitinde başvuru tarihindeki son sigortalılık esas alınır.

2.9. Seçim Nedeniyle Açıkta Geçen Süreler

Seçim kanunları gereği memurluktan istifa etmek zorunda kalanların, istifa tarihi ile seçim tarihini izleyen aybaşı arasındaki açıkta geçen süreleri borçlandırılabilmektedir. Bu hak yalnızca 4/C sigortalılarına tanınmıştır.

2.10. Kısmi Süreli Çalışanların Eksik Süreleri

4857 sayılı Kanun kapsamında kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar, ay içindeki eksik günlerini borçlanarak otuz güne tamamlayabilir. Borçlanılan süreler 4/A statüsünde sayılmaktadır. Bu düzenleme 25 Şubat 2011 tarihinden sonraki süreleri kapsamaktadır.

2.11. Uzman ve Usta Öğreticiler

Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığı görev yapan uzman ve usta öğreticiler, milli eğitim il ya da ilçe müdürlüklerinden alacakları belgeyle ay içindeki eksik sürelerini borçlanabilir. Borçlanılan bu süreler 4/A kapsamında sayılmaktadır.

2.12. Yurt Dışı Borçlanması (3201 Sayılı Kanun)

5510 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmemiş olmakla birlikte 5510'daki emeklilik şartlarını doğrudan etkileyen yurt dışı borçlanması, 3201 sayılı Kanunla yönetilmektedir.

18 yaş altı çalışma süreleri memur emekliliğini etkiler mi?
18 yaş altı çalışma süreleri memur emekliliğini etkiler mi?
İçeriği Görüntüle

Kapsama alınanlar:

– Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçirilen sigortalılık süreleri

– Bu süreler arasında ya da sonunda, her birinde bir yıla kadar olan işsizlik dönemleri

– Medeni durumdan bağımsız olarak yurt dışında ev kadını sıfatıyla geçirilen süreler

2019 yılında yapılan değişiklikle borçlanma prim oranı prime esas kazancın yüzde kırkbeşine yükseltilmiş, borçlanılan günler ise 4/B (Bağ-Kur) statüsünde değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu değişiklik, yurt dışı borçlanması yoluyla emekli olmayı önceki dönemlere kıyasla hem daha maliyetli hem daha kısıtlı hale getirmiştir.

3. BORÇ TUTARININ HESABI VE ÖDEME KOŞULLARI

Borç tutarı, talep tarihindeki prime esas günlük kazancın alt ve üst sınırları arasında sigortalının bizzat belirlediği günlük kazanç üzerinden yüzde otuz iki oranında hesaplanmaktadır. Yurt dışı borçlanmalarında bu oran yüzde kırkbeştir.

Tebliğ tarihinden itibaren bir aylık ödeme süresi geçerlidir; bu sürede ödeme yapılmazsa borçlanma iptal olur. Kısmi ödeme kabul edilmekte, ödenen tutar karşılığı kadar hizmet kazanılmaktadır. İptal olan borçlanma için yeniden başvuru yolu açıktır.

Yurt dışı borçlanmasında ödeme süresi üç aydır. Kısmi ödeme bu borçlanma türünde geçerli değildir; ödeme tam yapılmadığı takdirde tutar iade edilir.

4. HUKUKI SONUÇLAR

Hizmet borçlanmasının emeklilik açısından dört temel etkisi bulunmaktadır:

– Prim gün sayısını artırır. Borçlanılan süreler, prim ödeme gün sayısının hesabında dikkate alınır.

– Sigortalılık başlangıç tarihini geri götürür. Borçlanılan dönem, tescil tarihinden öncesine aitse başlangıç tarihi geriye alınır. Bu etki özellikle 8 Eylül 1999 öncesine çekilebilecek tescil tarihleri için belirleyicidir.

– Emekli aylığını artırır. Prim gün sayısındaki artış aylık bağlama oranını yükselteceğinden doğrudan maaş miktarını etkiler.

– Vergi matrahından indirim sağlar. Ödenen borçlanma tutarları gelir vergisi matrahından indirilebilir.

Kamuda çalışan işçiler için askerlik borçlanmasının ek bir işlevi daha mevcuttur: borçlanılan süreler kamu hizmeti sayılarak kıdem tazminatı hesabına dahil edilmektedir.

Hak sahipleri açısından ise borçlanma, ölüm aylığına hak kazanılmasını sağlayabilmektedir. Ancak bu durumda aylık, sigortalının ölüm tarihini değil, borçlanma tutarının ödendiği ayı izleyen aybaşını başlangıç olarak alır.

5. ÖZEL DURUMLAR VE DIKKAT EDILMESI GEREKEN HUSUSLAR

Borçlanma sisteminin işleyişinde birkaç kritik ayrıntı uygulamada sıklıkla gözden kaçmaktadır:

Statü sınırlamaları: Grev-lokavt borçlanması yalnızca 4/A, aylıksız izin borçlanması yalnızca 4/C sigortalılarına açıktır. Statü karışıklığı en yaygın başvuru hatalarından biridir.

Durdurulmuş sigortalılık süreleri (İhya): 5 yılı aşan prim borcu nedeniyle sigortalılığı durdurulan 4/B sigortalıları, müracaat tarihindeki prime esas kazanç üzerinden hesaplanan borcun tamamını tebliğden itibaren üç ay içinde öderlerse bu süreler yeniden hizmetlerine katılır. Kısmi ödeme kabul edilmez; eksik ödemede tutar iade edilir.

12 Eylül dönemi tutuklulukları: Geçici 36. madde kapsamında, 1980 askeri müdahalesi sonrasında sıkıyönetim mahkemelerinin yargı alanına giren suçlar nedeniyle gözaltına alınan ya da tutuklanan ve beraatle sonuçlanan kişiler, bu sürelerini borçlanabilmektedir. Tazminat almamış olanlarda borç Hazinece karşılanmaktadır.

Disiplin cezasıyla görevden çıkarılıp iade edilenler: 23 Nisan 1999 ile 14 Şubat 2005 tarihleri arasında disiplin cezasıyla memuriyeti sona erip 5525 sayılı Kanunla cezaları ortadan kaldırılan kişiler de geçici 44. madde kapsamında borçlanma hakkına sahiptir. Bu borçlanma türünde ödeme sigortalıdan değil, en son çalışılan kamu idaresinden yapılmaktadır.

6. SONUÇ

5510 sayılı Kanundaki hizmet borçlanması düzenlemeleri, önceki kanunlara kıyasla kapsam ve çeşitlilik bakımından belirgin biçimde genişlemiştir. Borçlanma türlerinin birden fazla maddede dağınık biçimde düzenlenmesi, bütünlüklü bir okuma yapılmadan hak kayıplarına zemin hazırlamaktadır.

Uygulamada karşılaşılan en yaygın sorunlar şunlardır: statü tespitindeki hatalar, ödeme sürelerinin kaçırılması ve kısmi ödeme kurallarının yanlış anlaşılması. Özellikle yurt dışı borçlanmasında üç aylık ödeme süresi ve kısmi ödemenin geçersizliği konusunda sigortalıların yeterince bilgilendirilmediği gözlemlenmektedir.

Hizmet borçlanması, doğru kullanıldığında emeklilik tarihini öne çekebilir, aylık miktarını artırabilir ve vergi avantajı sağlayabilir. Ancak bu avantajların hayata geçirilebilmesi için başvuru koşullarının, statü sınırlamalarının ve ödeme sürelerinin eksiksiz bilinmesi gerekmektedir.

— o —

Bu makale yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel bilgi amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.