Anayasa Mahkemesi'nden "Kamu Görevlisine Hakaret" Düzenlemesinde İptal Talebinin Reddi Kararı

Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nda kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçuna ilişkin iki düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar verdi. 15 üyeden 9'unun çoğunluk görüşüne katıldığı kararda, 6 üye muhalefet şerhi koydu.

Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin itiraz başvurusunu görüşen Anayasa Mahkemesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendi ile 131. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç: ..." ibaresini inceledi.

İtiraza Konu Düzenlemeler

TCK'nın 125. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendi, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacağını öngörüyor. TCK'nın 131. maddesinin (1) numaralı fıkrası ise hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının mağdurun şikayetine bağlı olduğunu; ancak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen bu suçta şikayet şartının aranmayacağını hükme bağlıyor.

Başvuruyu yapan mahkeme, kuralların Anayasa'nın 2., 10., 26., 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürdü.

Çoğunluğun Gerekçesi

Anayasa Mahkemesi çoğunluğu, kuralların ifade özgürlüğüne sınırlama getirdiğini ancak bu sınırlamanın meşru bir amaca dayandığını belirtti. Kararda, kamu görevlilerinin şeref ve itibarının korunması ile kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesinin kamu düzeninin korunmasına katkı sağladığı vurgulandı.

Ölçülülük ilkesi yönünden de değerlendirme yapan çoğunluk, TCK'nın 127. maddesindeki ispat hakkı, 128. maddedeki yargı mercileri nezdindeki beyanlara ilişkin düzenleme ve 129. maddedeki haksız fiile tepki indiriminin yeterli güvenceler olduğunu ifade etti. Kararda ayrıca kanun koyucunun ceza siyaseti çerçevesinde takdir yetkisini kullandığı, bu nedenle kuralların Anayasa'nın 13. ve 26. maddelerine aykırı olmadığı sonucuna varıldı. Kuralların Anayasa'nın 2. (hukuk devleti) ve 10. (eşitlik) maddelerine aykırı olmadığına da hükmedildi.

Mülakat soruları tutanağa bağlanmalı
Mülakat soruları tutanağa bağlanmalı
İçeriği Görüntüle

Muhalefet Şerhleri

Karara Hasan Tahsin Gökcan, Engin Yıldırım, Yusuf Şevki Hakyemez, Yıldız Seferinoğlu, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar olmak üzere altı üye karşı oy kullandı.

Muhalefet şerhlerinde, kamu görevlilerinin özel kişilere göre daha fazla eleştiriye katlanmak zorunda olduğu, bu nedenle kamu görevlilerine daha ağır bir ceza koruması sağlanmasının demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. Ayrıca şikayet şartının kaldırılmasının ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yarattığı ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu belirtildi. Muhalefette, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin benzer konulardaki içtihatlarına da atıf yapıldı.

Yıldız Seferinoğlu ise ayrı bir şerhinde kamu görevlilerinin şikayet şartından muaf tutulmasının eşitlik ilkesine aykırı bir ayrıcalık oluşturduğunu savundu.

Kararın Sonuçları

Karar, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçlarında mevcut uygulamanın devamı anlamına geliyor. Bu suçlarda şikayet şartı aranmayacak ve savcılıklar resen soruşturma başlatacak. Mahkumiyet halinde verilecek cezanın alt sınırı bir yıl olarak uygulanmaya devam edecek. Sanığın isnadın doğruluğunu ispat hakkı (TCK 127) ve haksız fiile tepki indirimi (TCK 129) gibi imkânlar ise saklı kalacak.

Karar, 25 Aralık 2025 tarihinde oyçokluğuyla alındı ve 4 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.

Kararı okumak için tıklayınız