Sendika temsilcisinin başka kuruma görevlendirilmesi hak ihlali sayılmadı

Anayasa Mahkemesi tarafından, bireysel başvuru kapsamında yapılan incelemede; başvurucunun geçici görevlendirme işlemine bağlı olarak sendika hakkının ihlal edildiği ve yargılama sürecine ilişkin olarak adil yargılanma hakkının zedelendiği yönündeki iddiaları değerlendirilmiştir.

Başvurucu, kamu görevlisi sıfatıyla görev yapmakta iken geçici olarak başka bir birimde görevlendirildiğini, bu görevlendirmenin sendika temsilciliği sıfatı nedeniyle hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Yapılan incelemede, başvurucunun sendika üyeliği ve temsilcilik sıfatını ilgili görevlendirme işleminden sonra kazandığı, bu itibarla işlem tarihinde sendika temsilcilerine tanınan güvencelerden yararlanma koşullarını taşımadığı tespit edilmiştir.

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Öte yandan başvurucunun, yargılama sürecinde ileri sürdüğü delillerin toplanmaması ve iddialarının yeterince değerlendirilmemesine ilişkin şikâyetleri, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkı çerçevesinde incelenmiştir.

Mahkeme, somut olayda yargılamanın bir bütün olarak değerlendirildiğini, taraflara iddia ve savunmalarını ileri sürme imkânı tanındığını ve derece mahkemesi kararlarının gerekçeli olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkına yönelik bir ihlal bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi;

  • Sendika hakkına ilişkin iddiayı kabul edilemez,

  • Adil yargılanma hakkına ilişkin iddiayı ise ihlal bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

…………………………………………………………………………… BAŞVURUSU

Başvuru Numarası Karar Tarihi

Danıştay: OHAL’de çekilmede yerine atanan beklenmez
Danıştay: OHAL’de çekilmede yerine atanan beklenmez
İçeriği Görüntüle

I BAŞVURUNUN ÖZETİ

2.Başvuru; kamu görevlisinin geçici süreyle başka bir kurumda görevlendirilmesi nedeniyle sendika hakkının, bu işlemin iptali talebiyle açılan davada temin edilmesini istediği bazı belgeler toplanmadan karar verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

3............................ 2 No.lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda doktor olarak çalışan başvurucu 4/3/2022 tarihli işlemle 10/3/2022-10/5/2022 tarihleri arasında Hakkâri 3. Piyade Tümen Komutanlığı emrine geçici olarak görevlendirilmiştir. Başvurucu, bu işlemin iptali talebiyle dava açmıştır.

4............................ 2. İdare Mahkemesi (Mahkeme) davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, harekât ihtiyaçları gözönünde bulundurularak Türk Silahlı Kuvvetlerine sağlık hizmetleri sunulması amacıyla Sağlık Bakanlığı ile Millî Savunma Bakanlığı arasında protokol imzalandığı, ihtiyaç hâlinde sağlık personelinin idarece resen geçici olarak görevlendirilmesi hususunda idareye takdir yetkisi tanındığı, Türkiye'nin güvenliğini temin etmek amacıyla icra edilen askerî harekâtların etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından talep edilen sağlık personeli ihtiyacının karşılanması maksadıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

5.Başvurucu, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.

6.Başvurucu, nihai kararı 13/3/2023 tarihinde öğrenmiş olup 30/3/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

7.Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A.Sendika Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

7.Başvurucu; sendika temsilcisi olduğunu çalıştığı kuruma bildirmesine rağmen geçici süreyle görevlendirildiğini, 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikalan ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca idarenin sendika temsilcisinin işyerini sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremeyeceğini, bu yöndeki yargı kararlarını yargılama mercilerine sunmasına rağmen bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek örgütlenme özgürlüğünün ve sendika hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

8.Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarımn da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne ilişkin beyanında başvuru formunda ileri sürdüğü iddialan tekrarlamıştır.

9.Somut olayda başvurucunun temel şikâyeti, geçici süreyle görevlendirilmesi işlemi nedeniyle sendika hakkının ihlal edilmesine dair olduğundan bu kısımdaki iddialarının sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

10.Başvurucu 4/3/2022 tarihli işlemle geçici süreyle görevlendirilmiştir. Başvurucunun sunduğu belgelerden 8/3/2022 tarihinde Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikasına (HEKİMSEN) üye olduğu, aynı gün Sendikamn ........................... Merkez 112 Acil Sağlık Hizmetleri Temsilciliğine atandığı anlaşılmaktadır. Başvurucu, geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin işlemden dört gün sonra mezkûr Sendikaya üye olmuş ve Sendikanın temsilcisi olarak görevlendirilmiştir.

11.Başvurucu, hakkındaki işlemin tesis edildiği tarihte sendika temsilcisi olmadığından başvurucunun sendika temsilcilerine ilişkin korumadan yararlanma imkânı da yoktur. Bu hususa ilişkin iddialannın davanın sonucuna etkili olduğu söylenemeyeceğinden yargılama mercilerince karşılanması da gerekmemektedir. Bu durumda başvurucunun sendika hakkına bir müdahalede bulunulmadığı anlaşılmıştır.

12.Açıklanan gerekçelerle sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B.Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

13.Başvurucu; ulaşamadığı belgelerin idareden istenmesini, bilgi ve belgelerin toplanmasını yargılama merciinden talep ettiğini belirtmiştir. Başvurucunun bu iddiasının hangi bilgi ve belgelere ilişkin olduğu belirli olmadığı gibi söz konusu iddiasını 15/8/2022 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürmediği de görüldüğünden başvurucunun bu beyanı değerlendirilmemiştir.

14.Başvurucu; dilekçelerinde talep etmesine rağmen çalıştığı ve görevlendirildiği hizmet bölgelerinin tespitlerinin yapılmadığını, çalıştığı birimdeki doktor sayısının tespit edilmediğini ileri sürerek silahların eşitliği ilkesinin, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 8. maddesinin (f) bendine aykırı olarak muvafakatinin alınmadığını, kanun yolu incelemesi yapılan kararda hiçbir mevzuat hükmüne ve emsal karara atıf yapılmadığını, mahkeme kararı hukuka uygun bulunsa dahi lehe ve aleyhe hususların değerlendirilmediğini ileri sürerek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

15.Başvurucunun bu iddialarının silahların eşitliği ilkesi kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

16.Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir {Yaşasın Aslan [2. B.], B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını kapsamaktadır. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma, inceletme noktasında uygun imkânların tanınması ve yargılamaya etkin katılımlarımn sağlanması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddialan da yargılamanın bütünü kapsamında değerlendirilecektir (Yüksel Hançer [1. B.], B. No: 2013/2116, 23/1/2014, §§ 18,19). Ceza davaları ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere yargılamamn tüm aşamalarında silahların eşitliği ilkesinin güvence altına alınarak adil yargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir (Mustafa Kupal [1. B.], B. No: 2013/7727, 4/2/2016, § 52).

17.Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin tarafların öne sürdüğü ve esasa etkili olan iddialann işin mahiyetinin gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini ve özellikle ispat külfeti konusunda taraflardan birinin diğerine nazaran dezavantajlı bir konuma düşürülüp düşürülmediğini denetleme görevi bulunmaktadır (Ahmet Korkmaz [2. B.], B. No: 2014/16232,25/1/2018, § 29).

18.Eldeki uyuşmazlıkta Mahkeme, başvurucunun iddiaları doğrultusunda yargılama esnasında 17/3/2022 tarihli ara karan ile başvurucunun hizmet cetvelini ve geçici görevlendirmesine ilişkin işlemin dayanağı olan tüm bilgi ve belgeleri idareden talep etmiş, bu ara karannı başvurucu vekiline de tebliğ etmiştir. İdarece başvurucunun hizmet cetveli ile Genelkurmay Başkanlığının Sağlık Bakanlığına hitaben yazdığı sağlık personeli ihtiyacı konulu yazı ve eklerinin de aralarında olduğu belgeler Mahkemeye gönderilmiştir. Mahkeme; başvurucunun geçici süre ile görevlendirilmesine ilişkin işlemi Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç durumunu, Millî Savunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasmda yapılan protokolü ve idarenin takdir yetkisi kullanımını dikkate alarak denetlemiş ve buna göre başvurucunun iddiaları hakkında bir inceleme yapmıştır. Dolayısıyla başvuruya konu olayda idarenin sunduğu deliller ve görüşlerle ilgili başvurucunun bilgi sahibi olma, bunlara karşı etkili bir şekilde itiraz etme, delillerini ve iddialarını sunma konusunda uygun imkânların sağlanmadığına dair bir bulguya rastlanmadığı gibi başvurucunun yargılamanın sonucunu etkileyecek usule ilişkin bir imkândan mahrum kalmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

19.Açıklanan gerekçelerle silahlann eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III.HÜKÜM

A.Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C.Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 9/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.