DANIŞTAY’DAN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILAN BAŞKANLARIN MAAŞINA İLİŞKİN EMSAL KARAR

Danıştay Sekizinci Dairesi, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının mali haklarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarına, bu süreçte maaşlarının yalnızca üçte ikisinin ödenebileceğine, kalan üçte birlik kısmın ise görev süresinin sona ermesinin ardından talep edilemeyeceğine hükmetti.

İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin kararını hukuka uygun bularak onayan Danıştay, kararında belediye başkanlarının hukuki statüsüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kararda, belediye başkanlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında memur veya müstahdem sınıfına dahil olmadığı vurgulandı.

“TAHSİSAT HİZMET KARŞILIĞIDIR”

Danıştay kararında, belediye başkanlarına yapılan ödemelerin “maaş” niteliği taşımadığı, “tahsisat” olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Söz konusu tahsisatın, belediye başkanlığı görevini fiilen yerine getiren kişiler için bütçeye konulan bir ödenek olduğuna dikkat çekilen kararda, şu ifadelere yer verildi:

*“Belediye başkanları için hizmet karşılığı olarak bütçeye konulan ödenekten, başkanlık görevini fiilen yerine getirenlerin yararlanması gerekir. Görevden uzaklaştırılması nedeniyle fiilen belediye başkanı olarak görev yapamayan davacıya, çalışmadığı dönem için başkan ödeneği ödenmesi mümkün değildir.”*

DAVANIN GEÇMİŞİ

Danıştay'dan İmtiyaz Sözleşmelerinde Emsal Karar
Danıştay'dan İmtiyaz Sözleşmelerinde Emsal Karar
İçeriği Görüntüle

Karara konu olan davada, belediye başkanı iken hakkında yürütülen adli soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan davacı, görevden uzak kaldığı döneme ilişkin maaşının üçte ikilik kısmının ödendiğini ancak kalan üçte birlik kısmın ödenmediğini belirterek, söz konusu tutarın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebiyle dava açmıştı.

Davacı, belediye başkanlarının özlük hakları bakımından 657 sayılı Kanun’a tabi olduğunu ve görevden uzaklaştırılan memurlara maaşlarının üçte ikisinin ödendiğini ileri sürerek, bu düzenlemenin kendisi için de geçerli olması gerektiğini savunmuştu.

İstanbul 1. İdare Mahkemesi, 30 Eylül 2005 tarihli kararıyla davayı reddetmişti. Mahkeme, Danıştay Birinci Dairesi’nin 2 Nisan 2003 tarihli görüşü, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 7 Aralık 2004 tarihli kararı ve Sayıştay Dördüncü Dairesi’nin 18 Kasım 1993 tarihli kararı doğrultusunda hareket ederek, belediye başkanlarının memur statüsünde olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmişti.

KARARIN HUKUKİ SONUÇLARI

Danıştay’ın onama kararıyla birlikte, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının mali haklarına ilişkin şu ilkeler kesinlik kazandı:

* Görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarına, görevden uzak kaldıkları süre boyunca aylık ödeneklerinin yalnızca üçte ikisi ödenir.
* Görevden uzaklaştırma tedbiri devam ederken belediye başkanının görev süresinin (seçim dönemi) sona ermesi halinde, daha önce ödenmeyen üçte birlik kısım için herhangi bir hak doğmaz.
* Bu tutarın, görev süresinin bitiminden sonra talep edilmesi hukuken mümkün değildir.

AZINLIK GÖRÜŞÜ

Danıştay Sekizinci Dairesi’nin oyçokluğuyla aldığı karara bir üye ise karşı oy yazdı. Azınlık görüşünde, davacının tutuklanmasına ve hakkında dava açılmasına sebep olan fiilin göreviyle ilgili olması nedeniyle, kamu davasının sonucunun beklenmesi gerektiği ifade edildi. Karşı oyda, yargılama sonucunda verilecek nihai hükmün davacı lehine olması durumunda farklı bir değerlendirme yapılabileceğine dikkat çekildi.

T.C.

D A N I Ş T A Y

Sekizinci Daire

Esas No : 2006/2066

Karar No : 2007/3002

Temyiz İsteminde Bulunan : …

Vekili : Av . …

Karşı Taraf : .......................................................................... Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Belediye başkanı iken hakkındaki adli soruşturma nedeniyle tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan davacının, aylıklarının 2/3 oranına isabet eden ve ödenmeyen toplam 18.895.000.000.-TL tutarındaki maaşının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; Danıştay 1. Dairesinin 2.4.2003 gün ve 2003/34 sayılı sayılı görüşü, Danıştay 8. Dairesinin 7.12.2004 gün ve 4771 sayılı kararı ve Sayıştay 4 Dairesinin 18.11.1993 gün ve 27748 sayılı kararı doğrultusunda, belediye başkanları, memur ve müstahdem sınıfına dahil olmayıp, aldıkları paranın tahsisat niteliğinde olduğu ve belediye başkanları için hizmet karşılığı olarak bütçeye konulan ödenekten başkanlık görevini fiilen yerine getirenlerin yararlanmasının gerekeceğinden, görevden uzaklaştırılması nedeniyle fiilen belediye başkanı olarak görev yapamayan davacıya çalışmadığı dönem için başkan ödeneği ödenmesinin mümkün olmaması karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddeden İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 30.9.2005 gün ve E:2004/2203, K:2005/1717 sayılı kararının, belediye başkanlarının özlük hakları itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi oldukları, dolayısıyla görevden uzaklaştırıldığı tarih itibariyle maaşının 2/3 oranının ödenmesi gerektiği öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi ...........................'in Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı ...........................................................in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve yargılama giderlerinin temyiz isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına 18.05.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU
Uyuşmazlık, Belediye Başkanı olan davacının, göreviyle ilgili bir suçtan tutuklanması nedeniyle görevden uzaklaştırıldığı dönemde ödenmediği ileri sürülen maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminden doğmuştur. Davacının tutuklanmasına ve hakkında dava açılmasına sebep olan fiilin görevi ile ilgili olması nedeniyle, öncelikle kamu davasının devam edip etmediği, dava sona ermiş ise, nihai hükmün davacı lehine olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, yazılı gerekçe ile verilen davanın reddi kararının bozulması gerekeceği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.