EMEKLİ AYLIĞI KESİLMEDEN KAMU KURUMLARINDA ÇALIŞMA: YASAL ÇERÇEVE VE İSTİSNALAR
GİRİŞ
5335 sayılı Kanun, emeklilik veya yaşlılık aylığı alan kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamına ilişkin temel esasları düzenlemektedir. Bu kapsamda emekli aylığı kesilmeden kamu kurumlarında çalışma konusu, kanunda öngörülen genel yasak ile bu yasağın sınırlı ve istisnai hâlleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu çalışma, anılan düzenlemeleri sistematik biçimde ortaya koymayı ve uygulamada tereddüt edilen hususlara açıklık getirmeyi amaçlamaktadır.
I. GENEL KURAL: EMEKLİ AYLIĞI KESİLMEDEN ÇALIŞMA YASAĞI
A. Yasağın Kapsamı
5335 sayılı Kanun’un ilgili maddesi uyarınca, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alan kişiler, bu aylıkları kesilmeksizin aşağıda sayılan kurum ve kuruluşlarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar:
-
Genel bütçeye dahil daireler
-
Katma bütçeli idareler
-
Döner sermayeler
-
Fonlar
-
Belediyeler
-
İl özel idareleri
-
Belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler
-
Sosyal güvenlik kurumları
-
Bütçeden yardım alan kuruluşlar
-
Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları
-
Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri
-
Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklar
B. Yasağın Hukuki Dayanağı ve Geçerliliği
Kanun, diğer kanunlarda yer alan ve emeklilik veya yaşlılık aylığı alınırken aylıkların ve/veya diğer tazminatların kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri uygulanmaz hâle getirmiştir.
Ayrıca, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11’inci maddesine dayanılarak 1 Ocak 2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararlarının da bu düzenleme karşısında uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
II. YASAK KAPSAMININ DIŞINDA TUTULAN GÖREVLER VE KİŞİLER
5335 sayılı Kanun, emekli aylığı kesilmeden çalışma yasağını sınırlı sayıda olmak üzere dokuz kategori halinde istisna tutmuştur.
A. Siyasi İrade ve Seçimle Gelen Görevliler
1. Cumhurbaşkanlığına seçilenler
Cumhurbaşkanlığı görevine seçilen kişiler, emekli aylıkları kesilmeksizin bu görevi yürütebilirler.
2. Dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar
Milletvekili olmayan ancak Bakanlar Kurulu üyeliğine atanan kişiler bu kapsamda yer almaktadır.
3. Yasama organı üyeliğine seçilenler
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğine seçilenler, emekli aylıkları devam ederken milletvekilliği görevini sürdürebilirler.
4. Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar
Belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri ve il genel meclisi üyeleri gibi mahalli idare seçimleriyle göreve gelenler bu istisnadan yararlanır.
B. Belirli Ücret Sistemine Tabi Görevler
5. Toplantı veya huzur ücreti karşılığı görev yapanlar
Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler, emekli aylıkları kesilmeden bu görevleri sürdürebilirler.
Bu kapsamda özellikle;
-
Kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu üyelikleri,
-
Denetim kurulu üyelikleri,
-
Danışma kurulu üyelikleri
yer almaktadır.
C. Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri
6. Ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler
Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla, her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler istisna kapsamındadır.
Önemli not: Üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olma şartı aranmaz. Bu düzenleme, akademik bilgi ve tecrübenin yükseköğretimde sürdürülmesini amaçlamaktadır.
7. Vakıf üniversitelerinde görev alanlar
Vakıf üniversitelerinde görev yapan emekliler, emekli aylıkları kesilmeksizin çalışabilirler.
D. Özel Kanun Hükümlerine Tabi Üst Düzey Atamalar
8. Özel kanunlarla düzenlenen üst düzey görevler
Özel kanunlarında emekli aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı tanınanlardan;
-
Cumhurbaşkanı tarafından atananlar,
-
Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler,
-
Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler
bu kapsamda değerlendirilir.
E. Yasama Organı Üyeliği Sonrası Özel Durum
9. Milletvekilliği sonrası öğretim üyeliği
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60’ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca, yasama organı üyeliği sona erdikten sonra öğretim üyesi olarak atananlar emekli aylıkları kesilmeksizin görev yapabilirler.
III. AÇIKTAN ATANMA YASAĞI VE İSTİSNALARI
5335 sayılı Kanun, emeklilerin kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına açıktan atanmasını da yasaklamıştır. Ancak bu yasak aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:
-
Cumhurbaşkanı tarafından yapılan atamalar
-
Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle yapılan atamalar
-
Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda verilen görevler
-
Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılan atamalar
Bu istisnalar dışında kalan durumlarda, emeklilik veya yaşlılık aylığı alan kişilerin kamu kadrolarına açıktan atanması mümkün değildir.
IV. DİĞER KANUNLARLA İLİŞKİ
5335 sayılı Kanun, emeklilik aylığı kesilmeden çalışma konusunda emredici ve öncelikli uygulama hükmü niteliğindedir. Bu çerçevede;
-
Diğer kanunların bu düzenlemeye aykırı hükümleri uygulanmaz,
-
1 Ocak 2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları geçerliliğini yitirmiştir,
-
Emekli aylığı kesilmeksizin atanmaya veya çalıştırılmaya imkân tanıyan tüm düzenlemeler etkisiz hâle gelmiştir.
V. DANIŞTAY KARARI: AİLE HEKİMLERİ İSTİSNA KAPSAMINDA DEĞİL
A. Olayın Özeti
Danıştay 12. Dairesinin 2023/1345 Esas, 2023/3175 Karar sayılı kararı, emekli aylığı kesilmeden çalışma yasağının uygulanmasına ilişkin önemli bir örnek oluşturmaktadır.
Mardin ili Artuklu ilçesi Toplum Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapmakta iken 5434 sayılı Kanun uyarınca emekliye sevk edilen davacı, emekliliğinin ardından Mardin Valiliği ile sözleşme imzalayarak yeniden aile hekimi olarak göreve başlamıştır. Emekli aylığı kesilen davacı, bu kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kesilen aylıkların iadesini talep etmiştir.
B. Davacının İddiaları
Davacı, özetle;
-
Aile hekimlerinin 72 yaşına kadar çalışabildiğini,
-
Sağlık Bakanlığı adına Valilik ile sözleşme imzaladığını,
-
5335 sayılı Kanun kapsamında istisna hükümlerinden yararlanması gerektiğini
ileri sürmüştür.
C. Danıştay’ın Değerlendirmesi ve Kararı
Danıştay 12. Dairesi, İdare Mahkemesi kararını onaylayarak, emekli aylığı almakta iken aile hekimi olarak göreve başlayan davacının, 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinde sayılan istisnalar arasında yer almadığını ve bu nedenle emekli aylığının kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını hükme bağlamıştır.
D. Kararın Hukuki Sonuçları
Karar ile şu ilkeler açık biçimde ortaya konulmuştur:
-
Aile hekimleri, 5335 sayılı Kanun’da düzenlenen istisna kapsamında değildir.
-
Emekli aylığı alan aile hekimlerinin kamu kurumlarıyla sözleşme imzalayarak çalışmaları hâlinde aylıkları kesilir.
-
İstisna hükümleri dar yorumlanır; kanunda açıkça sayılmayan görevler bu kapsama dahil edilemez.
-
Aile hekimlerinin 72 yaşına kadar çalışabilmesine ilişkin özel düzenlemeler, emekli aylığı kesilmeden çalışma hakkı doğurmaz.
-
Sözleşmeli statüde çalışmak da 5335 sayılı Kanun bakımından “çalışma” olarak değerlendirilir.
E. Uygulamaya İlişkin Uyarı
Bu karar, emekli olduktan sonra kamu kurumlarıyla sözleşme imzalayarak aile hekimi olarak görev yapmak isteyenlerin emekli aylıklarının kesileceğini ve bu uygulamanın hukuka uygun olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.
VI. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
5335 sayılı Kanun’un emekli aylığı kesilmeden çalışmaya ilişkin düzenlemeleri, kamu mali disiplininin sağlanması ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını temin etmeye yöneliktir. Yasak kapsamı geniş tutulmuş; ancak siyasal görevler, seçimle gelinen mahalli idare görevleri, akademik faaliyetler ve bazı üst düzey kamu görevleri bakımından sınırlı istisnalar öngörülmüştür.
Danıştay’ın aile hekimlerine ilişkin kararı, istisna hükümlerinin dar yorumlanması gerektiğini ve kanunda açıkça sayılmayan görevlerin bu kapsama dahil edilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Aksi yöndeki görevlendirmeler, idare açısından kamu zararı; ilgililer açısından ise emekli aylıklarının faiziyle birlikte geri alınması sonucunu doğurabilecektir.
Bu nedenle uygulamada, emekli aylığı alan kişilerin kamu kurumlarında çalışıp çalışamayacağının tespitinde, görevin niteliği ve atama şeklinin kanunda açıkça öngörülen istisnalar kapsamında olup olmadığı hususunun titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir.





