Danıştay'dan Emsal Karar: Anaokulu Müdürünün İhracı Bozuldu — "Tipiklik" Şartı Gerçekleşmedi

Danıştay 12. Dairesi, okul hesaplarını kişisel hesabıyla karıştıran anaokulu müdürü hakkında verilen memuriyetten çıkarma cezasını, "yüz kızartıcı hareket" suç tanımına uymadığı gerekçesiyle bozdu.


Olayın Özeti

Bir anaokulunda müdür olarak görev yapan davacı, okul aile birliği hesaplarındaki paraları kişisel hesabına aktarmak, hesap ekstrelerini değiştirerek denetim kuruluna sahte belge sunmaya çalışmak ve yurt dışına forex işlemleriyle büyük miktarlarda para göndermek gibi ciddi iddialarla karşı karşıya kaldı.

Soruşturma raporunda son derece ağır tespitler yer aldı. Okul hesaplarından kişisel hesabına 715.176 TL, kişisel hesaplarından okul hesaplarına ise 373.853 TL para transferi yapıldığı; forex ve şans oyunları kapsamında yurt dışına 356 farklı işlemle 263.093 TL gönderildiği belirlendi. Ekstrelerin manipüle edildiği ise bizzat davacı tarafından kabul edildi. Tüm bu tespitler üzerine MEB Yüksek Disiplin Kurulu, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası verdi.


Ceza Mahkemesi Ne Dedi?

Zincirleme zimmet suçundan açılan ceza davası, Ağır Ceza Mahkemesinde farklı bir sonuçla noktalandı. Mahkeme eylemleri zimmetten daha hafif nitelikte değerlendirerek "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" kapsamında ele aldı; alt sınırdan verilen 3 aylık hapis cezasını yasal indirimlerle 2 ay 15 güne düşürdü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) hükmetti.


Danıştay'ın Gerekçesi: Tipiklik Şartı

İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi ihraç işlemini hukuka uygun bulmuştu. Ancak Danıştay 12. Dairesi, 14.06.2023 tarihli kararıyla bu kararı bozdu.

Danıştay'a göre mesele salt maddi bulgulardan ibaret değil; davacının eylemleri, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde tanımlanan "memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket" suç tipine tam olarak uymamaktadır.

Kararda şu ilkeye vurgu yapıldı: Disiplin hukuku da ceza hukuku gibi "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine tabidir. Yani bir fiil, kanundaki suç tanımıyla örtüşmüyorsa — buna disiplin hukukunda "tipiklik" şartı denir — o fiile dayanılarak ilgili disiplin cezası verilemez.

Danıştay: Hakem Hastane Olmadan Ceza Verilemez
Danıştay: Hakem Hastane Olmadan Ceza Verilemez
İçeriği Görüntüle

Ceza mahkemesinin zimmeti değil, daha hafif bir suç olan görevi kötüye kullanmayı esas alması da bu değerlendirmeyi destekledi.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/5001 E. , 2023/3462 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/5001

Karar No : 2023/3462

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

VEKİLİ : ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ...................... İli,...................................... İlçesi, ... Anaokulunda müdür olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, yetkisinde olmadığı halde okul hesaplarından şahsi hesaplarına ve şahsi hesaplarından okul hesaplarına muhtelif tarihlerde para gönderildiği, her ne kadar bu işlemlerin sonucunda oluşan fark tutarlarının sadece okulun ihtiyaçları için harcandığı öne sürülmüş ise de; bu hususun hukuken kabul edilebilir belgelerle ortaya konulamadığı, bu işlemlerin hayatın olağan koşullarında açıklanamayacak nitelik, sayı ve miktarda olduğu; bu durumda, soruşturma raporunda yer verilen tespitlerin anılan rapor ekinde yer alan bilgi ve belgeler ve alınan tanık ifadeleri ile sabit olduğu sonucuna varıldığından, davacının sübut bulan fiillerinin gerektirdiği şekilde devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ölçülülük ve tipiklik ilkelerinin ihlal edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun usulüne uygun oluşturulmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

......................................İli, .......................................... İlçesi, ... Anaokulu Müdürü olarak görev yapan davacı hakkında, okul aile birliği hesabında bulunan paraları farklı giderler için kullandığı, anaokulunun gelir ve giderlerinde tutarsızlık olduğu, denetleme kurulu üyeleri hesapları incelemek istediklerinde hesap dökümanlarını excel programında değiştirerek vermeye çalıştığı iddiaları ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda özetle; iddialar incelenirken öncelikle şikayetçilerin ifadelerine başvurulduğu, okul aile birliği hesabı, öğrenci aidatları hesabı ve öğrenci kulüplerinin hesaplarına ait ekstrelerin alındığı, bu ekstreler ile okulun muhasebecisine verilen aylık gelir ve giderleri gösterir ekstre örneklerinin karşılaştırıldığı, okula ait paranın okulun hesaplarında bulunması ve okulun ihtiyaçları için yetkili kişilerin kararına istinaden kullanılması gerekirken, okul müdürü olan davacının hesaplarında bulunduğu, kendisinin de belirttiği gibi Okul Aile Birliği hesabına 67.300,00-TL gönderdiği, bu paranın bir kısmının kendisine ait olduğu şeklindeki ifade ile durumun doğrulandığı, okula ait banka hesabının incelenmesinden, denetleme kurulunun hesapları incelemek istediği 27/12/2018 tarihinden sonra davacının 02/01/2019 tarihinde Okul Aile Birliği hesabına 17.000,00-TL, 6.000,00-TL, 34.000,00-TL, 10.300,00-TL olmak üzere toplam 67.300,00-TL gönderildiği, 07/01/2019 tarihinde ise Okul Aile Birliği hesabından davacının hesaplarına parça parça 55.920,00-TL aktarıldığı, ... ............................................ şubesinden alınan davacıya ait hesap kayıtlarının incelenmesinden, forex ve şans oyunları kapsamında yurt dışına 356 farklı işlemle 263.093,00-TL gönderildiği, 161 farklı işlemle hesabına 118.326,00-TL para girişi olduğu, şikayetçi öğretmenlerin ifadelerinde belirttiği üzere davacının ekstreleri vermek için yaklaşık bir saat odasında beklettiği, gerçek ekstrede hesap bakiyesinin 20,55-TL olduğu fakat verilen ekstrede bu miktarın 67.327,21-TL olarak göründüğü, muhasebeciye verilen ekstreler ile gerçek banka ekstreleri arasında farklılıklar olduğunun davacı tarafından kabul edildiği, örnekleme olarak 2018 yılı Kasım ayına ait bilgi ve belgelerin incelenmesinden kayıtlarda tutarsızlıkların olduğu, Okul Aile Birliği adına para çekme ve harcama yetkisinin birlik başkanı ve muhasip üyeye ait olduğu halde davacı tarafından banka hesap bilgilerinin yetkili kişilere iletilmediği, bu hususun benzer tanık ifadeleri ile sabit olduğu, üç farklı hesaptan muhtelif zamanlarda kişisel hesabına toplam 1288 farklı işlemle para transferi ve iadeler yapmak suretiyle karışıklığa neden olunduğu, bu eylemin yapılan usulsüzlüğün anlaşılmasını önlemek amacıyla gösterilen çaba olarak değerlendirildiği, okula ait hesaplardan kendi hesaplarına toplam 715.176,00-TL, kendi hesaplarından okul hesaplarına toplam 373.853,00-TL para gönderildiği, okul için harcandığı belirtilen 49.587,14-TL bulunduğu tespitlerine yer verilmiş, anılan rapor ve davacının savunması değerlendirilmek suretiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' eylemi devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Kanun koyucu, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları da belirleyebilir. Memurlara disiplin cezası verilmesindeki amaç, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde yerine getirmekle yükümlü ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışlarından kaçınmak durumunda olan kamu görevlilerinin hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışlarının cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmaktır.

Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı getirilen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılmak gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.

"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.

Her ne kadar davacı hakkında zincirleme şekilde zimmet suçundan cezalandırılması istemiyle ceza davası açılmış ise de, ... Ağır Ceza Mahkemesince, fiil ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilerek ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile alt sınırdan ceza tayini ile davacının 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal indirimler uygulanarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığa konu olay, dosya kapsamı, soruşturma raporu, Ceza Mahkemesi kararı ve gerekçesi ile bir bütün halinde incelendiğinde, iddia edilen eylemlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi yer alan suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından davacının anılan madde uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemişir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.