Danıştay’dan Emsal Karar: Kesinleşmiş Mahkumiyet Memuriyetin Sona Ermesi İçin Yeterli

Danıştay 12. Dairesi, bir diş hekiminin “kasten işlenen suç”tan kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle memuriyetten çıkarılmasını hukuka uygun bularak, bölge idare mahkemesinin kararını onadı. Yüksek Mahkeme, bu tür işlemlerin disiplin cezası niteliği taşımadığını ve ayrıca disiplin soruşturması yapılmasının gerekmediğine hükmetti.

Danıştay 12. Dairesi, kamu personel hukukunda önemli bir içtihada imza attı. Bir ağız ve diş sağlığı merkezinde diş tabibi olarak görev yapan bir memurun, kesinleşmiş mahkumiyeti nedeniyle memuriyetten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Yüksek Mahkeme, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verdi.

Davacı, bir ağız ve diş sağlığı merkezinde diş tabibi olarak görev yaparken, Sağlık Bakanlığı tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendi (memuriyete girişte aranan genel şartlar) ve aynı Kanun’un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetten çıkarıldı. İşlemin dayanağı, davacının “kasten işlenmiş bir suçtan dolayı 3 yıl 1 ay 15 gün süre ile kesinleşmiş mahkumiyetinin” bulunmasıydı.

Bunun üzerine davacı, söz konusu işlemin iptali için idari yargıda dava açtı.

Yerel Mahkeme ve Bölge İdare Mahkemesi Ne Karar Verdi?

Davanın görüldüğü İdare Mahkemesi, davacının memuriyete girişte aranan niteliklerden birini (kasten işlenen bir suçtan mahkum olmamak şartını) kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Mahkeme, ayrıca dava konusu işlemin bir disiplin cezası olmadığını, bu nedenle ayrıca disiplin soruşturması açılmasına gerek bulunmadığını vurguladı. Kararda, işlemde davacının suçunun “sehven hatalı yazılmış” olmasının da uyuşmazlığın esasını etkilemeyeceği belirtildi.

Davacının istinaf başvurusunu değerlendiren Bölge İdare Mahkemesi de, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetti.

Danıştay’ın Bozmayan Onaması

Kararın temyizen incelenmesi talebi üzerine dosyayı ele alan Danıştay 12. Dairesi, bölge idare mahkemesinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.

Yüksek Mahkeme’nin kararında öne çıkan hukuki değerlendirmeler şu şekilde:

- Memuriyet Şartlarının Kaybı: 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde sayılan memuriyete giriş şartlarının, memuriyet süresince de taşınması zorunludur. Davacının kesinleşmiş mahkumiyeti, bu şartlardan birini (güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ile tespit edilecek, kasten işlenen bir suçtan mahkum olmamak) kaybetmesine neden olmuştur.

- Disiplin Soruşturması Gerekmez: Daire, memuriyetten çıkarma işleminin bir disiplin cezası olmadığını, doğrudan kanunun verdiği yetkiye dayanılarak tesis edildiğini belirtti. Bu nedenle, işlemden önce ayrıca bir disiplin soruşturması yapılması zorunluluğu bulunmadığı vurgulandı.

- Maddi Hata Esası Etkilemez: Davacı tarafından işlemde suçun hatalı yazıldığı iddia edilmişse de, Danıştay bu durumun, kişinin kesinleşmiş mahkumiyetinin varlığı gerçeğini değiştirmediğini ve işlemin esasını sakatlamadığını açıkça ifade etti.

Kararın Sonucu

Danıştay 12. Dairesi, tüm bu gerekçelerle davacının temyiz isteminin reddine ve bölge idare mahkemesi kararının onanmasına oybirliğiyle karar verdi. Karar, 31 Ekim 2023 tarihinde kesin olarak açıklandı.

Refakat raporunda şekil eksikliği mazereti ortadan kaldırmaz
Refakat raporunda şekil eksikliği mazereti ortadan kaldırmaz
İçeriği Görüntüle

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1273
Karar No : 2023/5432

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Vasisi ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: .................................................. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde diş tabibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetten çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kasten işlenmiş bir suçtan dolayı 3 yıl 1 ay 15 gün süre ile kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunduğu, bu haliyle 657 sayılı Devlet memurları Kanunun 48. maddesinin (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan memuriyete girişte öngörülen şartlardan birisini kaybetmiş olduğu görüldüğünden, aynı Kanunun 98. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen amir hüküm uyarınca davacının memurluğunun sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer yandan, dava konusu işlem disiplin cezası mahiyetinde olmadığından, disiplin soruşturması açılması gerek bulunmadığı ve davacının görevinin sonlandırılmasına ilişkin işlemde davacının kesinleşen suçunun sehven hatalı yazılmış olmasının uyuşmazlığın esasını sakatlamayacağının da açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında herhangi bir idari soruşturma yapılmadan karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu ayrıca işleminde hata yapıldığı ve bu durumun işin esasını etkilemediği sonucuna varılmasının Mahkemenin idare yerine geçmesi anlamına geldiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 31/10/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.