Engelli Memur Kadrosundaki Hizmetlinin Görevine Son Verilmesi Danıştay Tarafından İptal Edildi

Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde engelli memur kadrosunda hizmetli olarak görev yapan davacının, memuriyet şartlarını kaybettiği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edildi. Danıştay 12. Dairesi, 17 Ekim 2023 tarihinde verdiği 2019/6644 E., 2023/4995 K. sayılı kararla alt mahkeme kararlarını oybirliğiyle onadı.

Davanın Özeti

Davacı, 2010 tarihli sağlık raporuna istinaden 2013 yılında engelli memur kadrosunda hizmetli olarak göreve başladı. 2017 yılında düzenlenen sağlık kurulu raporunda "memurluk yapması uygun değildir" ibaresine yer verilmesi üzerine idare, davacının memuriyet şartlarını kaybettiği gerekçesiyle görevine son verdi.

Mahkemelerin Gerekçesi

İdare Mahkemesi, davacının yürüttüğü görevin niteliği ile mevcut sağlık durumunu birlikte değerlendirdi. Davacının çalışma gücünün üçte birinden fazlasını yitirmediği, dolayısıyla maluliyet eşiğine ulaşılmadığı ve engelli kadrosunda hizmetli olarak çalışmaya devam edebileceği sonucuna vardı. Bu tespitler doğrultusunda memuriyet şartlarının kaybedilmediğine ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmederek iptale karar verdi. Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay da bu kararı yerinde buldu.

İdarenin Temyiz Gerekçesi

İdare temyiz aşamasında farklı bir zemine taşındı; davacının devlet malına zarar verdiğini, çalışma arkadaşlarına küfür ve darp ettiğini, bu fiillerin soruşturma raporuyla sabit olduğunu ileri sürdü. Danıştay bu iddiaları bozma gerekçesi olarak kabul etmedi.

Yıllık izin talebinde bulunma göreve gelmeme hakkı verir mi?
Yıllık izin talebinde bulunma göreve gelmeme hakkı verir mi?
İçeriği Görüntüle

Öne Çıkan Hukuki Nokta

İdare Mahkemesi kararında açıkça belirtildiği üzere, disipline aykırı fiil ve haller, ayrı bir disiplin soruşturması sürecinin konusunu oluşturur. Bu fiillerin varlığı, memuriyet şartlarının kaybedildiği gerekçesiyle tesis edilen işlemin hukuki dayanağı olamaz. İdare, iki farklı hukuki rejimi birbirine karıştırarak işlem tesis etmiş; yargı da bunu hukuka aykırı bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6644
Karar No : 2023/4995

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli İli, ... Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde özürlü memur kadrosunda hizmetli olarak görev yapan davacının, memuriyet şartlarını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, Denizli Devlet Hastanesi'nin 12/07/2010 tarihli (Zeka Gerektiren işlerde çalıştırılamayacağına ilişkin ve geçerlilik süresi ömür boyu olan) özürlü sağlık raporuna istinaden girdiği 2013-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan (14/03/2013 tarihinde açıklanan) Yerleştirme Sonuçlarına göre başarılı olarak Denizli İli, ... İlçesi, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 18/04/2013 tarihinde hizmetli olarak göreve başladığı, davacının yaptığı işin zeka gerektiren bir iş olmadığı, her ne kadar Pamukkale Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin 29/03/2017 tarihli sağlık kurulu raporunda davacı hakkında (atipik psikoz çalışma olanağı veren ve hafif derecede mental retardasyon tanılı, "memurluk yapması uygun değildir" konulu) rapor verilmiş ise de, konuşmasının anlaşıldığı, ama dil gelişiminin geri kalmış olduğu, öz bakımının iyi olduğu, görüşmeye karşı ilgili, iş birliği yaptığı, ilaç kullandığını söylediği, davranış ve psikomotor aktivitenin normal olduğu, göz kontağı kurduğu, konuşma ve dil yetisinin yeterli olduğu, konuşma akıcılığı hıznın ve duygu durumunun ve düşünce sürecinin normal olduğu, düşünce içeriğinde aktif hezeyanlar olmadığı, aktif varsanı olmadığı, bilişsel yetilerinin açık olduğu, yöneliminin yer-zaman–kişi yönünden normal olduğu, dikkatinin normal olduğu, yakın ve uzak belleğinin de normal olduğu, hesaplamasının yetersiz olduğu, renk bilgisi, soyut düşünce içgörü ve yargılamasının normal olduğu, günleri, tarihleri, Cumhurbaşkanının ismini doğru söylediği, artık Başbakan olmadığını bildiği, davacıda hafif derecede mental retardasyon ve remisyonda psikotik bozukluk rahatsızlığı bulunmakla birlikte, mevcut hastalıkları nedeni ile maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün %60'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı ve özürlü kadrosunda hizmetli olarak çalışabileceği, dolayısıyla davacının görev yaptığı kadro açısından memuriyet şartlarını kaybetmediği sonucuna varıldığı, bu durumda, davacının, memuriyet şartlarını taşımadığından/kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlem hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun bulunmadığı; öte yandan, davacı, görevini ifa ederken disiplin hukukuna aykırı fiil ve hallerinin tespit edilmesi halinde hakkında disiplin hükümlerinin işletilmesi davalı idarenin takdirinde olup, taraflar arasında bu nedenle bir uyuşmazlık çıkması ve dava konusu edilmesi halinde bu uyuşmazlığın yargısal denetiminin ayrıca yapılacağının da tabii olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının görev yaptığı okulda kasten bardakları kırarak devlet malına zarar verdiği, bazı çalışma arkadaşlarına küfür ettiği bazılarını da darp ettiği soruşturma raporu ile sabit olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.