İcra Daireleri Üzerinden Avukatlara Ödenecek Ücretlerde Vergi Kesintisi

kamu kurumlarınca kaybedilen davalarda karşı taraf avukatlarına ödenecek olan ücretlerde kdv gelir ve damga vergisinin nasıl kesileceği hakkında GİB görüşü

T.C.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
Strateji Geliştirme Başkanlığı

Konu: Mahkeme Giderlerinden Yapılacak Kesintiler 20.04.2026

SayıE-43942091-045.99-158344400

İlgiGelir İdaresi Başkanlığının 07.04.2026 tarihli ve E- sayılı yazısı.

Bakanlığımız aleyhine sonuçlanan mahkeme kararlarına istinaden şahıs avukatı, sendika avukatı veya icra daireleri üzerinden karşı tarafa ödenen avukatlık vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden KDV, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda yaşanan tereddütler İlgi (a) ve (b)'de kayıtlı yazılar ile Başkanlığımıza bildirilmiş olup konu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığının Bakanlığımıza hitaplı İlgi (c)'de kayıtlı yazısına göre işlem tesis edilmesi hususunda;

Bilgilerini ve gereğini arz ve rica ederim.

Serdar ŞEN
Bakan a.
Daire Başkanı

T.C.

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı : E-22690711-155.01.05.02[105.139]-37707

Konu : Mahkeme giderlerinden yapılacak kesintiler

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA
(Strateji Geliştirme Başkanlığı)

İlgi : 24.12.2025 tarihli ve E-43942091-045.99-E.149619771 sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazınız ve eklerinin incelenmesinden, Bakanlığınız aleyhine sonuçlanan davalara ilişkin verilen mahkeme kararlarına istinaden şahıs avukatı, sendika avukatı veya icra daireleri üzerinden karşı tarafa ödenen avukatlık vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden KDV, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

- 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

- 9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği

hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin;

"I/B-4. Avukatlık Ücretleri" başlıklı bölümünde,

"Mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV'nin konusuna girmez. Ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısım, serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi olur.Avukatlar aldıkları bu para için davayı kazanana serbest meslek makbuzu düzenler ve makbuzda alınan tutar üzerinden KDV hesaplayıp ayrıca gösterirler.

Öte yandan, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dâhil edilmesi gereken vekâlet ücretlerinin davayı kaybeden tarafından doğrudan ya da icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda serbest meslek makbuzunun davayı kaybeden adına düzenlenmesi gerekmektedir.

Mahkeme kararında "KDV hariç" şeklinde bir ifadenin yer almaması halinde, vekâlet ücretinin

KDV dâhil olduğu kabul edilir ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan KDV, düz serbest meslek makbuzunda gösterilir.

Aynı Tebliğin "I/C-2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler" başlıklı bölümünde,

"KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki i kuruluşlar, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve

iktisadi teşebbüsleri (kamu iktisadi kuruluşları, iktisadi devlet teşekkülleri), döner sermayeli kuruluşlar kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında (sağlık hizmet sunucuları tarafından verilen ve faturası Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenen sağlık hizmetle tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır."

açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre, serbest meslek erbabı avukatların yapmış oldukları hizmet karşılığında mahkemelerce hükmolunan karşı taraf vekalet ücreti üzerinden KDV hesaplanmakta, avukatlık vekalet ücretlerine ilişkin serbest meslek erbabı avukatların Tebliğin (I/C-2.1.3.2.13) bölümü kapsamındakilere düzenledikleri belgelerde ise KDV dahil bedelin Tebliğin (I/C-2.1.3.4.1) bölümünde belirlenen sınırı aşması halinde (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanmaktadır.

Gelir Vergisi Kanunu Yönünden:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

- "Ücretin tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde; "Ücret, işverene tabi ve belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.ali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat

huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

- "Serbest meslek kazancının tarifi" başlıklı 65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hükümlerine yer verilmiştir.

Buna göre, serbest meslek erbabı olan avukatlara ödenen vekalet ücretlerinin serbest meslek kazancı niteliğinde olması nedeniyle serbest meslek kazancı hükümlerine göre vergilendirilmesi, bir işverene bağlı ve tabi olarak hizmet sözleşmesine istinaden çalışan avukatlara işvereni aracılığıyla ödenen vekalet ücretlerinin ise ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

Aynı Kanunun "Menkul sermaye iradı" başlıklı 75 inci maddesinin birinci fıkrasında, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden

müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratların menkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Anılan maddenin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde de; "Her nevi alacak faizleri imtiyazlı, rehinli, senetli alacaklarla carî hesap alacaklarından doğan faizler ve kamu tüzel kişilerince borçlanılan ve senede bağlanmış olan meblağlar için ödenen faizler dahil.)" hükmüne yer verilmek suretiyle alacak faizinin menkul sermaye iradı sayılacağı belirtilmiştir.

Mezkûr Kanunun "Vergi tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği hüküm altına alınmış olup, aynı fıkranın; (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, (2) numaralı bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Öte yandan, 7194 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen üçüncü fıkrasında, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılacağı" hükmüne yer verilmek suretiyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır.

311 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin sekizinci bölümünde, konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup, anılan Tebliğin;

- "Vekalet ücretlerinde vergi tevkifatı uygulaması" başlıklı 25 inci maddesinde,

"(1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında gelir vergisi tevkifatı yapmaya mecbur olan kişi ve kurumlar belirtilmiş ve aynı maddenin birinci fıkrasının; (1) numaralı bendinde hizmet erbabına ödenen ücretlerden 103 üncü ve 104 üncü maddelere göre, (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde ise yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

(2) 7194 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mahkemelerce veya icra ve iflas müdürlüklerince karşı tarafa yükletilen, avukatlara ait olan ve serbest meslek kazancına dahil edilmesi gereken vekalet ücretleri üzerinden, kimlerin tevkifat yapmakla yükümlü olduğu hususuna açıklık kazandırılmıştır. Buna göre, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılanlar tarafından 2004 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin;

a) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından doğrudan avukata ödendiği durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,

b) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırıldığı durumlarda, borçlu (davayı kaybeden) tarafından,

c) Borçlu (davayı kaybeden) tarafından alacaklı (davayı kazanan) tarafa ödendiği durumlarda, alacaklı (davayı kazanan) tarafından avukata ödeme yapılması esnasında, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

(3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılmayanlar, diğer bir ifadeyle tevkifat yükümlülüğü bulunmayanlar tarafından yapılan vekalet ücreti ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

(4) Vekalet ücretini ödemekle yükümlü olanlarca, ücretli olarak çalışan avukatların işverenlerine yapılan vekalet ücreti ödemelerinden tevkifat yapılmayacak, işverenin vekalet ücretini avukata ödemesi esnasında ise işverence ücret hükümlerine göre tevkifat yapılacaktır.

..." açıklamasına,

(1) ekalet ücreti ödemelerinde belge düzeni" başlıklı 26 ncı maddesinde,

(2) ) 213 sayılı Kanunun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim ederek bir nüshasını müşteriye vermek ve müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır.

(3) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, doğrudan avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir.

(4) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda düzenlenen makbuzun bir nüshasının icra iflas müdürlüğüne verilmesine gerek bulunmamaktadır.

(5) Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan alacaklıya (davayı kazanan) ödenmesi halinde, alacaklı|(davayı kazanan) tarafından borçlu (davayı kaybeden) adına fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi gerekmektedir.

(6) Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin serbest meslek erbabı olan avukata ödenmesi halinde, avukat tarafından serbest meslek makbuzunun ödemeyi yapan alacaklı (davayı kazanan) adına düzenlenmesi gerekmektedir.

(7) Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin ücretli çalışanı olan avukata ödenmesi halinde ise ödemenin ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle yapılması gerekmektedir."

açıklamasına yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre,

- Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, doğrudan veya icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup avukat tarafından da vekalet ücreti ödemesi karşılığı borçlu (davayı kaybeden) adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir.

- Vekalet ücretinin borçlu (davayı kaybeden) tarafından doğrudan avukata ödenmesi veya avukata ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine yatırılması durumlarında, borçlu (davayı kaybeden) tarafın tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmaktadır. Borçlu (davayı kaybeden) tarafından, icra ve iflas müdürlüklerine yatırılan vekalet ücretlerinin avukata mı, alacaklıya (davayı kazanana) mı ödeneceğinin bilinmediği durumlarda da sorumluluk gereği gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Gelir Vergisi matrahından indirilecek şahıs/sağlık sigortası
Gelir Vergisi matrahından indirilecek şahıs/sağlık sigortası
İçeriği Görüntüle

- Vekalet ücretinin doğrudan alacaklı (davayı kazanan) tarafa ödendiği durumlarda ise borçlu (davayı kaybeden) tarafından tevkifat yapılmaması, alacaklı (davayı kazanan) tarafından avukata ödeme yapılması esnasında tevkifat yapılması

gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre,

- Bakanlığınız aleyhine sonuçlanan davalarda, lehine vekalet ücreti hükmedilen davacı tarafın davasının, Gelir Vergisi Kanununun 65 ve 66 ncı maddelerine göre serbest meslek erbabı olan avukatlarca takip edilmesi durumunda, mahkemelerce hükmolunan vekalet ücretinin, bu avukatlara ödenmesi veya doğrudan avukatlara değil de bunlara ödenmek üzere icra ve iflas müdürlüklerine ödenmesi halinde, ödemenin yapıldığı esnada Bakanlığınız tarafından Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı (b) alt bendi uyarınca % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup karşı taraf avukatı tarafından da vekalet ücreti ödemesi için Bakanlığınız adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir.

- Bakanlığınız aleyhine sonuçlanan davalarda, lehine vekalet ücreti hükmedilen davacı tarafın davasının, davacının ücretli olarak çalışan avukatları eliyle takip edilmesi ve mahkemelerce hükmolunan vekalet ücretinin, doğrudan davacıya ödenmesi durumunda tevkifat yapılmayacağı açıktır. Vekalet ücretinin icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla davacıya ödenmesi durumunda ise borçlunun (davayı kaybedenin), bu konuda (avukatların ücretli çalışan avukat olduğu yönünde) bilgilendirilmesi halinde tevkifat yapılmaması mümkün bulunmaktadır.

Diğer taraftan, vekalet ücretlerine işlemiş olan faiz ödemelerinin Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi çerçevesinde menkul sermaye iradı olarak vergilendirilmesi gerekmekte olup, söz konusu ödemenin serbest meslek makbuzuna dahil edilmemesi ve yine söz konusu ödeme üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.

Damga Vergisi Kanunu Yönünden:

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği; 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, belediyeler ve köyler olduğu, bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle, kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların; 1/b fıkrasında, maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi tutulacağı; 1/d fıkrasında, icra dairelerince resmi daireler namına şahıslara ödenen paralar için düzenlenen makbuzların nispi damga vergisine tabi tutulacağı; Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "I-Resmi işlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün A/1 fıkrasında ise, resmi daireler arasındaki işlemleri kapsayan her türlü kağıtların damga vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 43 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde de, Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a fıkrası ile resmi daireler tarafından kişilere yapılacak ödemeler sırasında düzenlenen kağıtlardan sadece mal ve hizmet alımlarına ilişkin olanların damga vergisine tabi tutulması, bunun dışındaki ödemeler sırasında düzenlenen kağıtların ise tabloda başka bir düzenleme olmadıkça vergilendirilmemesi yönünde açıklamalar yapılmıştır.

Buna göre,

- Bakanlığınızda ücretli olarak çalışan avukatlara yapılacak ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtların 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-b fıkrasına göre, Bakanlığınız tarafından

Ödemeleri nedeniyle avukatlık hizmeti alınan serbest meslek erbabı avukatlara yapılacak vekalet ücreti ödeme düzenlenen kağıtların ise 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a fıkrasına göre damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

-Bakanlığınız tarafından, icra dairelerine ödeme yapılması sırasında, her iki tarafın da resmi daire olması nedeniyle, söz konusu ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtların Kanuna ekli (2) sayılı tablonun I/A-1 fıkrası hükmüne göre damga vergisinden istisna edilmesi; icra daireleri tarafından resmi daireler adına ilgilisine yapılan ödemeler sırasında düzenlenen kağıtların ise, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-d fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a fıkrasının sadece resmi dairelerin mal ve hizmet alımına ilişkin ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtları kapsadığı hususu dikkate alındığında, mahkeme kararı gereğince Damga Vergisi Kanunu uyarınca resmi daire olan İdareniz aleyhine hükmedilen karşı taraf avukatlık vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa ödenmesi sırasında Bakanlığınızca düzenlenen kağıtların anılan fıkra kapsamında damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini arz ederim.

İsmail KILINÇARSLAN
Bakan a.