Danıştay'dan 'Savunma Hakkı' Denetiminde Emsal Karar: "Kronolojik Son Belge Değil, Dosyanın Bütünü Esas Alınır"
Danıştay 12. Dairesi, bir doktor hakkında verilen "devlet memurluğundan çıkarma" cezasının iptali istemiyle açılan davada, idari yargı mercilerine savunma hakkının denetimine ilişkin önemli bir ilke kararıyla yol gösterdi. Daire, savunma hakkının usulüne uygun kullandırılıp kullandırılmadığının tespitinde, kronolojik olarak son belgeye değil, dosyadaki tüm yazışmalara bir bütün olarak bakılması gerektiğine hükmetti.
Olayın Geçmişi
Bir devlet hastanesinde plastik cerrahi uzmanı olarak görev yapan davacı doktor, görevinden istifa ederek ayrıldı. Ancak çalıştığı dönemde gerçekleştirdiği bazı ameliyatlar nedeniyle hasta ve hasta yakınları tarafından hakkında şikayetlerde bulunuldu. Bunun üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, doktorun fiillerinin sübuta erdiği kanaatine varıldı ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.
Davacı doktor, istifa etmiş olmasına rağmen tesis edilen bu ceza işleminin iptali için dava açtı.
Yerel Mahkemenin Hatası: Sadece Son Yazışmaya Odaklanmak
İdare Mahkemesi, dava konusu işlemin iptaline karar verdi. Mahkeme kararının gerekçesinde şu tespitlere yer verildi:
- Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacıya, 15 Kasım 2017 tarihinde yapılacak kurul toplantısında savunma yapma imkanı tanındığı,
- Bu savunma çağrısının davacıya 13 Kasım 2017 tarihinde tebliğ edildiği,
- Davacının toplantıya katılmadığı,
- Hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen davacıya, son savunmasını yapması için 7 günden az olmamak üzere süre tanınması gerekirken, tebliğ tarihi ile toplantı tarihi arasında sadece 2 gün bulunduğu,
- Bu nedenle, usulüne uygun savunma hakkı tanınmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı.
Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı hukuka uygun bularak idarenin istinaf başvurusunu reddetti.
Danıştay'ın Bozma Kararı: Bütüncül Yaklaşım Şart
Kararı temyizen inceleyen Danıştay 12. Dairesi, dosyanın tamamını inceleyerek yerel mahkemenin eksik değerlendirmesini ortaya koydu. Danıştay'ın bozma gerekçesinde şu kritik noktalara dikkat çekildi:
Savunma Süreci Bir Bütündür, Sadece Son Belgeye Bakılmaz
Dosyanın incelenmesinde, davacıya ilk savunma çağrısının 3 Ağustos 2017 tarihinde yapıldığı tespit edildi. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın yazısı ile davacının son savunmasının istendiği ve bu yazının davacıya 3 Ağustos 2017 tarihinde tebliğ edildiği** anlaşıldı. Yani davacıya, Kasım ayındaki toplantıdan aylar önce usulüne uygun olarak 7 günlük yasal süre tanınmıştı.
"Esasa Girilmeliydi"
Danıştay, yerel mahkemenin kararına gerekçe yaptığı 13 Kasım tebligatının aslında sürecin devamı niteliğinde ikincil bir işlem olduğunu, ancak ilk ve asıl savunma talebinin **3 Ağustos 2017** tarihinde yapıldığını ve bu sürenin 7 günlük yasal süreyi fazlasıyla karşıladığını belirledi.
Bu nedenle Danıştay, mahkemenin işin esasına girerek bir karar vermesi gerekirken, **sadece kronolojik olarak son belgeyi dikkate alarak "süre verilmediği" gerekçesiyle iptal kararı vermesinin hukuka aykırı olduğuna** hükmetti.
Kararın Önemi ve Getirdiği İlke
Danıştay 12. Dairesi'nin 11 Ekim 2023 tarihli bu kararı, disiplin hukukunda savunma hakkının denetimine ilişkin şu önemli ilkeyi pekiştirdi:
"Savunma hakkının usulüne uygun kullandırılıp kullandırılmadığı; kronolojik olarak son belgeye değil, dosyadaki tüm yazışmalara bir bütün olarak bakılarak tespit edilmek zorundadır."
Kararla birlikte dosya, yeniden bir karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderildi. Bu emsal karar, en ağır disiplin cezalarında dahi savunma hakkının denetiminin, dosyanın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/7920 E. , 2023/4786 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7920
Karar No : 2023/4786
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ............................... ili, ... Devlet Hastanesinde plastik cerrahi uzmanı olarak görev yapmakta iken istifa eden davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu olayda; Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Disiplin İşlemleri Dairesi Başkanlığının … tarih ve E… sayılı yazısı ile davacıya 15/11/2017 tarihinde saat 10:00'da yapılacak olan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında yazılı ve sözlü savunma yapma imkanının tanındığı, bu yazının ise davacıya 13/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının bu toplantıya katılmadığının görüldüğü, bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacıya, karar merci olan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından son savunmasının alınması için 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmadan ceza verildiği görüldüğünden, son savunma hakkı mevzuat ve usulüne uygun olarak tanınmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının son savunmasının usulüne uygun olarak istenildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Devlet Hastanesinde plastik cerrahi uzmanı olarak görev yapmakta iken görevinden istifa ederek ayrılan davacı tarafından, çalıştığı dönemde gerçekleştirdiği ameliyatlar nedeniyle hasta ve hasta yakınları tarafından şikayette bulunulmuş, Sağlık Bakanlığı Denetim Hizmetleri Başkanlığının oluru ile başlatılan soruşturma sonucunda fiillerin sübuta erdiğinden bahisle Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Her ne kadar, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Disiplin İşlemleri Dairesi Başkanlığının … tarih ve E… sayılı yazısı ile davacıya 15/11/2017 tarihinde saat 10:00'da yapılacak olan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında yazılı ve sözlü savunma yapma imkanının tanındığı, bu yazının ise davacıya 13/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının bu toplantıya katılmadığının görüldüğü, bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacıya, karar merci olan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından son savunmasının alınması için 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmadan ceza verildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmişse de, dava dosyası ve ekindeki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının, 657 sayılı Kanun'un 129. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen son savunmasının istenildiği, bu yazının davacıya 03/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca Yüksek Disiplin Kurulu tarafından savunmasının alınmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



