Zimmetine 211 Bin TL Geçiren Belediye Veznedarı Memuriyetten İhraç Edildi
Bir belediyenin Mali Hizmetler Müdürlüğünde veznedar olarak çalışan davacı, vezneye yatırılan ücretlerin makbuzlarını iptal ederek bankaya yatırması gereken parayı zimmetine geçirdi. Savcılık ifadesinde 211.289,89 TL'yi zimmetine geçirdiğini bizzat ikrar eden davacı hakkında İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, 657 sayılı DMK'nın 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası verdi. Paranın sonradan iade edilmiş olması cezayı ortadan kaldırmadı.
Davacı; ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, tutuklu olduğu dönemde gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığını ve sözlü savunmaya ilişkin tebligatın usulsüz yapıldığından savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürerek işlemin iptali istemiyle dava açtı.
Danıştay'ın değerlendirmesi
Mahkemeler, davacının sözlü savunma için kendisine usulüne uygun biçimde tebligat yapılmasına karşın belirtilen tarihte hazır bulunmadığını tespit ederek savunma hakkının kısıtlandığı iddiasını reddetti. Zimmetin ikrarla sabit olduğu ve fiilin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı bir suç teşkil ettiği vurgulandı.
Danıştay, temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi kararını oybirliğiyle onandı.
Karar Tarihi: 23.10.2023 | Esas: 2020/1112 | Karar: 2023/5189
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1112
Karar No : 2023/5189
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. v. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ............................................ Belediye Başkanlığı, Mali Hizmetler Müdürlüğünde veznedar olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden; davacının vezneye yatırılan ücretlerin makbuzlarını iptal ederek, bankaya yatırması gereken parayı yatırmayarak zimmetine geçirdiği iddialarından dolayı Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde 211.289,89-TL'yi zimmetine geçirdiğini ikrar ettiği, fiil işlendikten sonra anılan paranın ödendiği dikkate alındığında, işlediği bu fiilin, yapılan işin niteliği ve fiilin yüz kızartıcı suç olması nedeniyle davacı açısından memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olduğu, sübut bulunan eylem nedeniyle davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, savunması alınmadan dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmüşse de; davacının İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna verdiği yazılı savunmasında, savunmasını sözlü olarak yapmak istediğini beyan ettiği, bunun üzerine sözlü savunma yapmak üzere davacıya 16/03/2017 tarihinde saat: 14.00'da İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Disiplin Moral ve İzin İşlemleri Şube Müdürlüğünde hazır bulunması gerektiğine ilişkin yazının 14/03/2017 tarihinde kendisine tebliğ edilmesine rağmen, belirtilen tarihte sözlü savunma yapmaya gitmediği anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında verilen Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmediği, dava konusu işlem tesis edilirken tutuklu olduğu göz önünde bulundurulmadan gereken bilgilendirmelerin yapılmadığı, sözlü savunmaya ilişkin yazının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.




