Danıştay: Hastane Eczanesine Ait İlacın Dışarı Çıkarılması Memuriyetten Çıkarma Sebebidir

Danıştay 12. Dairesi, üniversite hastanesinde görev yapan bir sağlık memuruna, hastane eczanesine ait ve dışarı çıkarılması yasak olan ilaçları üzerinde bulundurması nedeniyle verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasını hukuka uygun bularak onadı.

Uyuşmazlıkta; davacının görev yaptığı üniversite hastanesinde, soğuk zincire tabi olan ve yalnızca hastanelerde uygulanması gereken botoks ilacını hastane dışına çıkarmaya çalıştığı tespit edildi. Disiplin soruşturması sonucunda, fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi kapsamında “görevle ilgili her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak” fiilini oluşturduğu değerlendirilerek memuriyetten çıkarma cezası verildi.

İlk derece mahkemesi kararında; hastane otomasyon kayıtları, eczane stok giriş-çıkışları, ilacın uygulama ve muhafaza koşulları ile tanık ve ifade tutanakları birlikte değerlendirildi. Mahkeme, ilacın hastane eczanesinden çekilmeden uygulanmasının mümkün olmadığı, perakende satışının bulunmadığı ve davacının savunmalarının somut verilerle desteklenmediği sonucuna ulaştı.

Bölge İdare Mahkemesi de istinaf incelemesinde, disiplin cezasının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu belirterek başvuruyu reddetti.

Temyiz incelemesini yapan Danıştay 12. Dairesi ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığını vurguladı. Daire, disiplin hukukunda ceza yargılamasındaki kesin mahkûmiyet şartının aranmadığını, idari yaptırım için sübuta ermiş fiilin yeterli olduğunu belirterek alt derece mahkemesi kararlarını onadı.

Bu kararla birlikte, sağlık memuru hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işlemi kesinleşmiş oldu.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/5173 E. , 2023/3824 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2019/5173

Karar No : 2023/3824

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

Turnike kayıtları memurun devamsızlığı için kanıt sayılmadı
Turnike kayıtları memurun devamsızlığı için kanıt sayılmadı
İçeriği Görüntüle

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; hastane dışına çıkarılması yasak olan ve davacı üzerinde yakalanan 9 adet Botox Liyofilize toz içeren Falkton 100 Ünite ilacın hastanece eczanesine girdiği tarihler ve davacı ile ailesine enjeksiyon uygulamasının yapıldığı tarihler karşılaştırıldığında üzerinde yakalanan 9 adet ilacın artmasının mümkün olmadığı, zira davacı üzerinde yakalanan ilaçların eczane stoğuna giriş tarihlerinin davacı ve ailesine enjeksiyon uygulamasının yapıldığı tarihlerden sonraki tarihler olduğu, yine davacının üzerinde yakalan Botox liyofilize toz içeren flakonun soğuk zincir ilaç olduğu, 2-8 santigrat derece arasında buzdolabında saklandığı, poliklinikten günübirlik yatış yapan hastalara doktor tarafından otomasyon programı üzerinden ilaç istemi yapıldığı, ilaç isteminin eczane tarafından hasta raporları kontrol edilerek karşılandığı, ilgili poliklinikten görevlendirilen hasta bakıcılara imza karşılığı teslim edildiği, hasta ve yakınlarına verilmediği, hastane eczanesinden ilaç çekilmeden uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, serum fizyolojikle sulandırılmış botilinum toksinin kısa sürede etkinliğini yitirdiği, bu nedenle ilaçların tümünün aynı gün içinde hastalara uygulandığı, hastane sistem kayıtlarında da doz artışına ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca davacı ifadesinde olay günü ... Doktoru H.K.'nin bilgisi olduğunu, ilaçları onun uygulayacağını belirtmişse de, doktorun 25/01/2017 tarihli ifadesinde ilaçların kilitli dolapta durduğu, bu ilaçların hastane eczanesinden temin edilip doktor tarafından uygulandığı, ilaçların rapora tabi olduğu, kendisi tarafından davacıya ilaçların dolaptan çıkartılması hususunda bir talimat verilmediği, davacının ilaçları çıkartmasından bilgisi olmadığını beyan ettiği, ilaçların pazar günü hastane dışına çıkartılmaya çalışıldığı, tatil gününde enjekte edilmesinin, ilaçların dışarda muhafaza edilmesinin ve davacı üzerinde yakalanan 9 adet ilacın aynı günde tamamının davacı ve ailesine enjekte edilmesinin de mümkün olmadığı, öte yandan 27/12/2013 tarihinde yayımlanan Sağlık Bakanlığı kararına istinaden adı geçen ilacın 31/12/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere statüsünün sadece hastanelerde uygulanması şeklinde değiştirildiği ve eczanelerde perakende satışının durdurulduğu, dolayısıyla anılan ilacın hastane eczanesi dışında diğer eczanelerden temin edilmesinin de mümkün olmadığı dikkate alındığında, davacının kendisine ait ilaçlardan arta kalanları dışarıya çıkarmak istediği şeklindeki iddiasına itibar edilemeyeceği, dolayısıyla disiplin soruşturmasında davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği görüldüğünden,dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu görevinden çıkarılma teklifinin hukuki nitelikte somut bilgi, belge ve bulgu ile temellendirilmesi gerektiği, ilaçları çaldığına yönelik herhangi bir delile rastlanılmadığı, ceza mahkemesinde açılmış soruşturma ya da cezalandırılmasına yönelik verilmiş bir mahkeme kararının olmadığı, 20 yıllık memurluk yaşamında ilaçlardan sorumlu kişi olmasına rağmen bu zamana kadar ilaçları çalmaya ya da ilaçları eksiltmeye tenezzül etmediği, görevini layıkıyla yerine getirdği, görev süresi boyunca uyarı mahiyetinde dahi disiplin cezası almadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu

belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/07/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.