AYM: Arabuluculuk Şartına Aşırı Şekilci Yaklaşım Mahkemeye Erişim Hakkını İhlal Eder
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, bir güvenlik görevlisinin işe iade talebiyle açtığı davada arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesini inceleyen başvuruda, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Anayasa Mahkemesinin 3/3/2026 tarihli ve 2022/82055 başvuru numaralı Ulaş Özel kararında, arabuluculuk son tutanağında işe iade hususunun açıkça belirtilmesine rağmen işe iade talebinin arabuluculuk sürecine konu edilmediği kabul edilerek davanın reddedilmesi değerlendirildi.
Başvurucu, bir güvenlik şirketi bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışırken iş akdinin feshedilmesi üzerine İzmir 11. İş Mahkemesinde işe iade davası açmıştır.
İlk derece mahkemesi, feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiş; başvurucunun süresi içinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat ile kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının tutarını da belirlemiştir.
Davalı tarafların istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, arabuluculuk başvurusunda işe iade talebinin arabuluculuğa konu edilmediği ve başvurucunun işe iade yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartını yerine getirmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davayı usulden reddetmiştir.
Başvurucunun İddiaları
Başvurucu, arabuluculuk son tutanağında uyuşmazlık konuları arasında "işe iade" ifadesinin açıkça yer almasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususu arabuluculuk sürecine konu edilmemiş kabul ederek davayı esası incelenmeden reddetmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Anayasa Mahkemesinin Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak öngörülmesinin, iş uyuşmazlıklarının daha kısa sürede ve daha az masrafla çözümlenmesini sağlama amacı taşıdığını belirtmiştir.
Bununla birlikte Mahkeme, somut olayda 24/2/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağında işe iade hususunun uyuşmazlık konuları arasında açıkça yer aldığına dikkat çekmiştir.
AYM ayrıca başvurucunun işe iade talebinin yanı sıra, feshin geçersizliğine bağlanan mali sonuçlardan olan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini de talep ettiğini belirtmiştir.
Mahkeme, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde işe iadenin arabuluculuk görüşmelerine dâhil edilmediğinin söylenemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
Anayasa Mahkemesi, son tutanağın tarafların beyanına göre oluşturulmasının esas olduğunu belirterek, son tutanakta tarafların işe iade konusunda anlaşamadıklarının belirtilmesinin, dava şartı olan arabuluculuğa başvurunun yerine getirildiğinin ispatı niteliğinde olduğunu değerlendirmiştir.
"Aşırı Şekilci Yaklaşım" Vurgusu
AYM, Bölge Adliye Mahkemesinin işe iade yönünden arabuluculuğa başvurulmadığı yönündeki yorumunun, başvurucunun dava açmasını zorlaştırdığı ve arabuluculuk şartına ilişkin kurallar bakımından aşırı şekilci bir yaklaşım oluşturduğu sonucuna ulaşmıştır.
Mahkeme, söz konusu yorumun başvurucu üzerinde ağır bir külfete neden olduğunu ve başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı bu külfetin arabuluculuk düzenlemesinin hedeflediği meşru amaçlarla karşılaştırıldığında ölçülü olmadığını değerlendirmiştir.
Bu nedenle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Yeniden Yargılama Yapılacak
Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.
Bu kapsamda kararın, yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine iletilmek üzere İzmir 11. İş Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
Başvurucunun 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talepleri, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bununla birlikte 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın Tam Metni
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ULAŞ ÖZEL BAŞVURUSU
Başvuru Numarası: 2022/82055
Karar Tarihi: 3/3/2026
Başkan: Basri BAĞCI
Üyeler: Engin YILDIRIM, Yıldız SEFERİNOĞLU, Kenan YAŞAR, Metin KIRATLI
Raportör: Nuray KOVANCI
Başvurucu: Ulaş ÖZEL
Vekili: Av. Ayşe Gizem TAN
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, işe iade talebiyle açılan davanın arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. Başvurucu, bir güvenlik şirketi bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken iş akdinin feshedilmesi üzerine İzmir 11. İş Mahkemesinde (Mahkeme) işe iade davası açmıştır.
3. Mahkeme; davanın kabulüne, davalı alt işverence yapılan feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Ayrıca başvurucunun yasal süresi içinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarının başvurucunun dört aylık ücreti olan brüt 11.772 TL olarak tespitine, kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer hakları için brüt ücret tutarı olan 12.067,76 TL'nin başvurucuya ödenmesi gerektiğinin tespitine, varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaklardan mahsubuna, davalılar arasında hizmet alım işinin niteliğine göre asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle mali haklardan birlikte sorumlu olduklarına hükmetmiştir.
4. Davalı alt işveren ve asıl işveren tarafından bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
5. Başvurucu, nihai kararı 19/7/2022 tarihinde öğrendikten sonra 18/8/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu; arabuluculuk son tutanağında uyuşmazlık konuları arasında işe iade belirtilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin işe iade talebinin arabuluculuk sürecine konu edilmediği gerekçesiyle esasını incelemeksizin davayı reddettiğini ifade ederek adil yargılanma hakkının, mahkemeye erişim hakkının ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
7. Başvuru, mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.
8. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
9. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur.
10. İşe iade davasının dava şartı yokluğundan reddedilmesi suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenmemesi mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil etmektedir.
11. Başvuru konusu uyuşmazlıkta arabulucuya başvurma dava şartının karşılanmadığı gerekçesiyle verilen usulden ret kararıyla yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü karşıladığı anlaşılmıştır.
12. Başvurucu, arabuluculuk son tutanağında uyuşmazlık konuları arasında işe iade belirtilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin işe iade talebinin arabuluculuk sürecine konu edilmediği gerekçesiyle esasını incelemeksizin davayı reddetmesinden yakınmıştır.
13. Yargıtay süregelen içtihatlarında, başvuru formu uygulamasının başladığı 2/6/2018 tarihinden sonraki başvurularda hangi alacak veya tazminat kalemleri konusunda anlaşma sağlandığını ya da sağlanamadığını açıkça belirtmeyen son tutanağa göre dava şartının gerçekleştiği kabul edilmemektedir.
14. Söz konusu uyuşmazlıkta başvurucu, iş akdinin feshedilmesi üzerine 18/2/2020 tarihinde arabuluculuk başvuru formunu İzmir Arabuluculuk Bürosuna sunmuştur. Anılan formda dava türü ve işçi alacakları; ücret alacağı, yol parası, yemek parası, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, boşta geçen süre, işe başlatmama tazminatı, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve haksız fesih tazminatı olarak belirtilmiştir.
15. 24/2/2020 tarihli hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağında karşı tarafın katılmaması sebebiyle anlaşmanın gerçekleşmediği belirlenmiştir. Başvurucu vekili görüşmede arabuluculuk müracaatında belirttiği hususları; ücret alacağı, yol parası, yemek parası, AGİ, fazla çalışma, hafta tatili, UGBT, g. adamı işe iade b., boşta geçen süre, işe başlatmama tazminatı, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve haksız fesih tazminatı olarak beyan etmiştir.
16. 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatına ilişkin olarak açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüştür.
17. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 17. maddesinin ilgili hükümlerine göre arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamadıklarının tutanak ile belgelendirileceği, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen tutanağa faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların yazılacağına tarafların karar vereceği düzenlenmiştir.
18. Bu kurala göre son tutanağın tarafların beyanına göre oluşturulması esastır. Arabuluculuğun sonuçlandığını ve ne şekilde tamamlandığını gösteren son tutanakta tarafların işe iade konusunda anlaşamadıklarının imza altına alınması dava şartı olan arabuluculuğa başvurunun yerine getirildiğinin ispatı niteliğindedir.
19. Bu çerçevede düzenlenen 24/2/2020 tarihli son tutanakta işe iade arabuluculuk görüşmelerine konu edilen bir husus olarak belirtilmiştir. Başvurucunun gerek son tutanakta işe iade hususunun müzakere konusu olduğuna dair irade beyanının bulunması gerekse de feshin geçersizliğine bağlanan mali sonuçlar olarak işe iade kararına rağmen işçinin işe başlatılması zorunluluğunu yerine getirmeyen işverenin ödemekle yükümlü olduğu işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen zamana ait ücreti talep etmesi dikkate alındığında işe iadenin arabuluculuk görüşmelerine dâhil edilmediğinden söz etmek mümkün değildir.
20. Bölge Adliye Mahkemesinin işe iade talebi yönünden dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığına ilişkin yorumunun mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum olduğu, bu yorumun başvurucu üzerinde ağır bir külfete sebebiyet verdiği ve başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçlarla karşılaştırıldığında ölçülü olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
22. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
23. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır.
24. Hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne ya da reddine karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir.
25. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine (E.2022/858, K.2022/1252) iletilmek üzere İzmir 11. İş Mahkemesine (E.2020/115, K.2022/29) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,
3/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Bu hâliyle başlık kısa ama kararın hukuki mesajını veriyor, spot da başlıkla çakışmadan olayın özünü anlatıyor. Kararın tam metnini de haberin altında ayrı bölüm olarak tutmak mevzuatinyeri formatına daha uygun.




