Turnike Kayıtlarına Dayalı Devamsızlık Cezası İptal Edildi: Danıştay’dan Usule İlişkin Önemli Karar
Danıştay 12. Dairesi, yalnızca turnike sistemi kayıtlarına dayanılarak ve memura önceden usulüne uygun ihtar yapılmadan verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptaline ilişkin alt derece mahkemesi kararını onadı.
Olayın Özeti
İstanbul Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan memur hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/1-E-(d) bendi uyarınca “özürsüz ve kesintisiz devamsızlık” gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarma cezası verildi.
Disiplin cezasına dayanak olarak, memurun işe gelmediği iddiası turnike sistemi kayıtları esas alınarak tespit edildi.
İdare Mahkemesinin Gerekçesi
İlk derece mahkemesi, dava konusu işlemi iptal ederken özellikle şu hususlara dikkat çekti:
-
İdarece yalnızca iki gün için işe gelmeme tutanağı düzenlenmiş olması
-
Turnike sisteminden geçmemenin işe gelmeme sayılacağı hususunda memura önceden açık bir ihtar yapılmamış olması
-
Davacının hangi günlerde işe gelmediğinin somut ve tereddütsüz biçimde ortaya konulamamış olması
Mahkeme, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca turnike kayıtlarına dayanılarak tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaştı.
Bölge İdare Mahkemesi Kararı
Bölge İdare Mahkemesi, davalı idarenin istinaf başvurusunu reddetti. Kararda; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, idare tarafından ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ifade edildi.
İdarenin Temyiz İddiaları
Davalı idare, disiplin cezasının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulması talebiyle Danıştay’a temyiz başvurusunda bulundu.
Danıştay 12. Daire Kararı
Danıştay 12. Dairesi, E:2019/6636, K:2023/3498 sayılı ve 14/06/2023 tarihli kararıyla;
-
Davalı idarenin temyiz istemini reddetti,
-
İdare Mahkemesi ile Bölge İdare Mahkemesi kararlarını oybirliğiyle onadı.
Daire, temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığını belirtti.
Sonuç
Danıştay, disiplin cezalarında özellikle devlet memurluğundan çıkarma gibi ağır yaptırımlar söz konusu olduğunda, idarenin usul kurallarına sıkı sıkıya uyması ve fiili kesin delillerle ispatlaması gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/6636 E. , 2023/3498 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6636
Karar No : 2023/3498
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Küçük ve Orta Ölçekli Mükelefler Grup Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; idarece sadece iki gün için işe gelmeme tutanağı düzenlenmesi, turnike sisteminden geçmeme kaydının işe gelmeme sayılacağının ihtar edilmemiş olması ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, davacının işe gelmediği iddia edilen günlerin somut bir şekilde ortaya konulmaması nedeniyle, turnike sistemi kayıtlarına dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.





