Memura Yapılan Fazla Ödemelerde Açık Hata Kavramı

Bilindiği üzere kamu kurumlarınca memurlarına veya personellerine bazı zamanlarda yersiz ve fazla ödemeler yapılmaktadır.Memurlara yapılan maaş,ek ödeme,tazminat v.b ödemelerin tahsilinde ise Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünce yayımlanmış olan 16.sıra nolu Kişilerden Alacaklar tebliğine göre işlem yapılmaktadır.

İlgili tebliğde "Kişilerden alacaklar konusunu oluşturan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerin borçlular tarafından dava konusu edilmemesi veya idare aleyhine sonuç doğuracak işlem tesis edilmemesi bakımından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve E. No. 1968/8, K.No.1973-14 sayılı kararının göz önünde bulundurulması gerekmektedir " şeklinde hüküm bulunmaktadır.Yine ilgili tebliğde Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında yer alan hükümlere göre

- İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği,

- Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı," hükmüne yer verilmiştir.

İlgili Danıştay Kararında yer alan hüküm doğrultusunda tebliğde yapılan açıklamaya göre yapılan ödemenin geri alınabilmesinde iki durum öngörülmüştür.

Bunlardan birincisi memurun yanlış beyan vermesi,gerçek dışı beyanı, hilesi ya da idareyi aldatıcı belge ibraz etmesi veya idarece yapılan yanlışın memurun kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata mevcut olduğu halde idareyi haberdar etmediği durum olup bu durumda idare memura fazla yersiz ve fazla ödenen tutarları genel zamanaşımı süresi içinde her zaman geri alabilecektir.

İkinci durum ise idarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin ise (Örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat ... ödenmesi gibi), ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde geri istenmesi mümkün olabilecektir.

Burada idarelerce duraksama yaşanan sorunlardan en önemlisi yapılan hatanın açık hata kapsamında olup olmadığı,memurun yapılan fazla ödemeyi kolayca bilme durumunun olup olmadığı hususunda yaşanmaktadır.

Çünkü aynı ödemenin açık hata olarak nitelendirilmesi halinde genel zaman aşımı içinde fazla ödenen miktarların tümünün tahsili mümkünken açık hata durumu mevcut değilse fazla ödenen tutarın 60 günlük dava açma süresi içinde istenecek olduğudur.Bu nedenle idarelerin açık hata kavramından ne anlaşılması gerektiğini bilmeleri gerekmektedir.

Danıştay 10. Dairesi, E:2003/4745 K.2005/2591 nolu kararında Açık Hata Kavramı “Diğer taraftan, mevzuat hükmünün yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olduğu, idare edenlerin kasıt ya da ihmal içinde olmadıkları sürece, hükmü uygularken hataya düşmelerinin beklenemeyeceği hallerde, maddi olaya ve mevzuatın açık hükmüne aykırı davranılmış ve bu durum da işlemi yok denilecek kadar sakatlamış ise, idarenin açık hatasından söz edilebilir." şeklinde tanımlanmıştır.

Danıştay Başkanlığınca açık hata kavramı bu şekilde tanımlanmışken Danıştay Başkanlığınca çeşitli tarihlerde memurlara fazla ve yersiz ödenen tuturlara ilişkin olarak verilen kararlarda benzer durumlar bazen açık hata olarak değerlendirilmiş bazen ise ilgili durumun açık hata olmadığı yönünde kararlar verilmiştir.

Konuya ilişkin iki farklı Danıştay Kararını yazımız ekinde yayımlıyoruz.

Danıştay Başkanlığı bir kararında makam tazminatı almaması gereken bir kişiye ödenen makam tazminatı ödemesini açık hata olarak değerlendirmiş ve fazla ödenen tutarları tahsiline hükmetmiştir.

Yine Danıştay Başkanlığı Denetim tazminatı almaması gereken bir kişiye ödenen denetim tazminatında açık hata olmadığını değerlendirmiş ve fazla yapılan ödemenin 60 günlük kısmının alınabileceğine hükmetmiştir.

İlgili kararlar aşağıda gösterilmiştir.

Yersiz Ödenen Makam Tazminatı Ödemesinin Açık Hata olduğu hk. Danıştay 11. Dairesinin 11.06.2015 tarih ve E.2015/2048, K.2015/3062 sayılı kararı

"Buna göre, davacıya makam ve görev tazminatı ödeneceğine ilişkin mevzuatta bir düzenleme yer almadığından dolayı mevzuatın yanlış yorumlanmasından da bahsetme imkanı bulunmadığı dikkate alındığında, davacıya yapılan yersiz ödemelerin "açık hata" kapsamında yapılan olduğu açıktır.

Bu durumda, açık hata kapsamında kabul edilmesi gereken söz konusu fazla ödemenin dava açma süresi ile bağlı olmaksızın geri hukuka aykırılık bulunmadığından, işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır."

Yersiz Ödenen Denetim Tazminatının Açık Hata Olmadığı Hk. Danıştay İkinci Daire Esas No: 2012/8229 Karar No : 2012/9842

Yapılan ödemenin her zaman geri alınabilmesi olanağını tanıyan "Açık hata" halinin ise; yapılan ödemede, ödemenin muhatabı olan kişinin (idare edilenin) kolayca anlayabileceği kadar açık bir hatanın mevcudiyetini ifade ettiği kabul edilmektedir. Uygulamada bu çoğu kez ilgili mevzuata aykırı bir şekilde ve hiç gereği yokken yapılan ödemeler şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bu durumda; Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı'nca mevzuatın yanlış yorumlanması nedeniyle 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca davacıya denetim tazminatı ödenmesinde, davacının hilesinin, gerçek dışı beyanının neden olmadığı, ayrıca açık hatanın da bulunmadığı görüldüğünden; söz konusu ödemelerin, yukarıda yer verilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı ile belirlenen ilkeler uyarınca idari dava açma süresi içerisinde geri istenmesi mümkün iken, anılan ödemelerin bu süre geçtikten sonra geri istenilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.


Yukarıda yer alan mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere iki benzer durumda iki farklı karar bulunmaktadır

Danıştay 12. Dairesi, E: 1995/2082 K.1996/263 nolu kararında da açık hatanın tespitine ilişkin bir karar verilmiştir.İlgili karara göre müfettişlerce yapılan inceleme neticesinde tespit edilen fazla ve yersiz ödemenin açık hata kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verilmiştir.
“Olayda davacıya fazla ödeme yapılmasında davacının gerçek dışı beyanı ve hilesi bulunmadığı gibi ancak teftiş kuruluna yaptırılaninceleme sonucu saptanabilen fazla ödeme işleminde açık hatadan da sözedilemiyeceği ve yapılan fazla ödemenin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında öngörülen süre içerisinde davalı idarece geri istenmediği de anlaşıldığından idare mahkemesince bu karar gözönüne alınmadan ve idarenin açık hataya dayalı işlemlerini her zaman geri alabileceğinden bahisle davanın reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.”

İlgili mahkeme kararlarından anlaşılacağı üzere açık hatanın konusunda danıştay olayların oluş durumuna göre çeşitli zamanlarda farklı kararlar vermiştir.İdarelerin açık hata konusunda işlem yaparken işlemleri açık hatanın tanımında yer hususlara göre değerlendirmesi ve ona göre işlem yapması gerekmektedir.

Konuya ilişklin başka bir mahkeme kararında ise aşağıda yer alan karar verilmiştir.

2026 Harcama Yetkilisi Mutemet Avans Limitleri
2026 Harcama Yetkilisi Mutemet Avans Limitleri
İçeriği Görüntüle

“Davacı Afyonkarahisar Valiliği (Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü) vekili, davalının, İl Müdürlüklerinde veteriner hekim unvanı ile çalışmakta iken 2008 yılından itibaren Bakanlık Olur’u ile 657 sayılı Kanun’un 86. maddesi gereğince Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü’ne vekaleten atandığını; bu dönemde kendisine 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 9. maddesi (cc) fıkrası gereğince, vekalet ettiği kadro ve görev için zam ve tazminatların toplam net tutarının, asil kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olan tutar vekalet ücreti olarak ödenmekte iken, 15/07/2013 tarihinden itibaren müdür vekilliği artış, zam ve tazminatının güncellenmesi sırasında özel hizmet tazminatı % 145 (veteriner şube müdürü oranı) olması gerekirken 15/11/2014 tarihine kadar sehven % 155 (mühendis şube müdürü oram) üzerinden hesaplanarak ödendiğini; yapılan 10 puanlık özel hizmet tazminatından kaynaklanan hatanın fark edilmesinin ardından öncelikle davalıya bilgi verilerek iadesinin istendiğini, ilgilinin itirazı üzerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’ndan konu ile ilgili görüş talebinde bulunulduğunu, Başkanlığın 13/10/2015 tarih ve 2460 sayılı görüş bildirme yazısında, mevzuat hükmü gereği, kişiye herhangi bir ad altında ayrıca bir vekalet ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı ve kişiye hatalı olarak yapılan özel hizmet tazminatı ödemesi sonucu oluşan alacak tutarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre tahsil edilmesi gerektiğinin bildirildiğini; bu yazının davalıya 26/01/2015 tarih ve 966 sayılı yazı ve 09/03/2015 tarih ve 2567 sayılı yazı ile tebliğ edilerek 15/07/2013-15/11/2014 tarihleri arasında kendisine sehven hatalı ödenen 1.075,19 TL’nin bir ay içerisinde iadesinin istendiğini; 03/04/2015 tarih ve 3706 sayılı yazı ile yeniden istenildiğini ancak işbu tarihe kadar davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını; davalının, idarenin yaptığı maddi hata sonucu hatalı olarak ödediği miktar kadar sebepsiz zenginleştiğini ve haklı bir sebep olmaksızın edindiği bu miktarı, idarenin iade talebinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 82. maddesinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödemekle yükümlü bulunduğunu; Yargıtay içtihatlarının da, herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin, idare tarafından borçlar hukukunun haksız iktisap kurallarına dayanılarak geri istenebileceği yönünde olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıya özel hizmet tazminatı adı altında hatalı olarak ödenen 1.075,19 TL tutarındaki alacağın, idarenin iade talebinin davalıya tebliğinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle 22/05/2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.”
Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 30/03/2016 tarihli ve E.2015/424, K.2016/305 sayılı kararıyla, davanın kabulüne, 1.075,19 TL’nin, idarenin iade talebinin davalıya tebliğinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, miktar itibariyle kesin olmak üzere, karar vermiştir.
Buna karşılık ilgilinin açtığı idari dava sonucunda, Balıkesir İdare Mahkemesi 31/05/2017 tarihli ve E.2017/693, K.2017/1671 sayılı kararıyla; davanın, davacı adına 1.075,19 TL kişi borcu çıkartılması işlemine ilişkin kısmının iptaline, davanın zam ve tazminat fark bordrolarından yapılan yan ödeme tazminatı kesintileri ile bu kesintilerle ilgili olan fazla vergilendirmelerin yasal faizi ile geri ödenmesi talebine dair kısmının ise reddine karar vermiştir. İstinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesi 14/02/2018 tarihli ve E.2018/180, K.2018/368 sayılı kararıyla, tarafların istinaf başvurularının reddine kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Bu iki farklı karar üzerine verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 18.10.2021 tarih ve E: 2020/686, K.2021/487 sayılı Kararında şu hususlara yer verilmiştir.
“34. Bu bakımdan, parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12. maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi kapsamında sayılıp sayılamayacağı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.
35. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12. maddesindeki düzenleme ile, devlet memurlarının görevleri sırasında sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı sorumlulukları ile zararın nasıl tahsil edileceği açıklanmış olmakla birlikte; mali hakları düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının, münhasıran kamu mallarına verilen zararın tahsilini düzenleyen bu madde ile çözümlenmesi mümkün bulunmamaktadır.
36. Devlet memurlarına sehven ya da mevzuatın yorumunda hataya düşülerek yapılan aylık ve ücret farkı ödemelerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında tahsil edilip edilemeyeceği hususuna gelince; 5018 sayılı Kanun’un yukarıda açıklanan 71. maddesinde öncelikle kamu zararının tanımı yapılmış, sonrasında kamu zararının belirlenmesindeki kriterler sayılarak kapsam belirlenmiştir. Somut uyuşmazlığa bakıldığında ise, bu madde kapsamında oluşan bir kamu zararından söz etmek mümkün bulunmamaktadır. Ortada mevzuatta olmayan bir ödemenin yapılması değil mevzuatta öngörülen bir ödemenin yapılması sırasında idarece hataya düşülmesi söz konusu olduğundan, uyuşmazlığın 5018 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi mümkün değildir.
37. Bu durumda kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında 501 8 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22/12/1973 tarihli, E. 1968/8, K. 1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiği açıktır.
38. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı hatalı ödemelere ilişkin olmakla beraber getirdiği ilkelerin idari işlemlerin geri alınmasına dair genel ilkeler olduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idare yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı işlemini her zaman geri alabilecek, ancak bunun dışında kalan hallerde hatalı işlemini sadece dava açma süresi içinde geri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır.
39. Olayda; idarece davacıya yersiz ödenen döner sermaye ek ödeme tutarının mevzuat hükümlerinin yanlış yorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiği dikkate alındığında, idarenin açık hataya düştüğünden söz edilemeyeceği gibi, söz konusu ek ödemenin ödenmesinde, davacının hilesi veya gerçek dışı beyanının da olmadığı görülmektedir.
40. Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alınmasında, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla, dava açma süresi geçtikten sonra, idarenin ancak yok hükmündeki idari işlemleri ile ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı veya hilesi nedeniyle veya açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerini geri alabileceği, dava konusu işlemde ise sayılan şartların hiçbirisi bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Balıkesir İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
41. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/03/2016 tarihli ve E.2015/424, K 2016/305 sayılı kararının kaldırılmasına, Balıkesir İdare Mahkemesinin 31/05/2017 tarihli ve E.2017/693, 14.2017/1671 sayılı kararının (davalı idarece 09/03/2015 tarih ve 2567 sayılı vekalet ücreti konulu işlem ile davacı adına çıkarılan 1.075, 19 TL kişi borcunun iptaline ilişkin kısmının benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar verilmiştir.”
Sonuç itibariyle; idare başvurusunu (alacak takibini) haklı bulan Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/03/2016 tarihli ve E.2015/424, K . Bilgi: Okuduğunuz bu yazı 20.02.2026 22:02 tarihinde Salim Demirel resmi sitesinde şu sayfadan alınmıştır: https://salimdemirel.com.tr/2021/12/29/memurlara-yapilan-fazla-odemeler-ne-zamana-kadar-geri-alinabilir/ Tüm hakları salimdemirel.com.tr'ye aittir.2016/305 sayılı kararının KALDIRILMASINA, kendisine yapılan özel hizmet tazminatı farkları geri istenen memurun başvurusunu doğru bulan Balıkesir İdare Mahkemesinin 31/05/2017 tarihli ve E.2017/693, K.2017/1671 sayılı KARARININ “‘davalı idarece 09/03/2015 tarih ve 2567 sayılı vekalet ücreti konulu işlem ile davacı adına çıkarılan 1.075,19 TL kişi borcunun iptaline ilişkin kısmının” KABULÜNE karar verilmiştir.

Kaynak: https://salimdemirel.com.tr/2021/12/29/memurlara-yapilan-fazla-odemeler-ne-zamana-kadar-geri-alinabilir/ - Memurlara yapılan fazla ödemeler ne zamana kadar geri alınabilir? - Kamu İhale Danışmanı Salim Demirel