Sayıştay Temyiz Kurulu'ndan Emsal Karar: Zamanaşımına Uğrayan Para Cezaları Kamu Zararı Sayılacak

Sayıştay Temyiz Kurulu, bir belediyede tahakkuk etmiş para cezalarının zamanaşımına uğratılması suretiyle kamu zararı oluşturulduğuna hükmetti. Kurul, 441 sayılı Ek İlam'ın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünü oy birliğiyle tasdik etti.

Kararda, 6183 sayılı Kanun'un 102 ve 103. maddeleri hatırlatılarak, para cezalarının tahakkuk tarihinden itibaren yasal 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde tahsil edilmesi gerektiği vurgulandı. Bu sürede 103. maddede sayılan (ödeme, haciz, ödeme emri tebliği vb.) zamanaşımını kesen işlemlerin yapılmaması halinde alacağın zamanaşımına uğrayacağı belirtildi.

5018 sayılı Kanun'un 71. maddesinin (e) bendi gereğince, idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun yapılmaması kamu zararı kapsamında değerlendirildi.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 17. maddesi (d) bendi uyarınca ise, kamu zararının zamanaşımının gerçekleştiği tarihte oluşmuş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Sorumlunun Savunması Reddedildi

Temyiz talebinde bulunan sorumlu, kamu zararının bir kısmını hüküm tarihinden (16.05.2024) sonra, 12.11.2024 tarihinde banka dekontu ile ilgili belediyenin Vakıflar Bankası hesabına yatırdığını bildirmiş; ayrıca bazı ahizlere ait kişi borçlarının da hüküm tarihinden sonra düzenlenen tahsilat fişi, mahsup alındısı ve mahsup fişi ile tahsil edildiğini iddia etmiştir.

2026 yılı lojman kiraları belli oldu
2026 yılı lojman kiraları belli oldu
İçeriği Görüntüle

Ancak Temyiz Kurulu, bu ödemelerin hüküm tarihinden sonra yapıldığını ve muhasebeleştirilse dahi ancak hükmün infazı mahiyetinde olacağını, bu nedenle esastan bir değerlendirme yapılamayacağını belirterek savunmayı reddetmiştir.

Kurul Kararı

"Sorumlunun itirazının esas ve usule ilişkin olmayıp, tahsilat bildirimlerini içerdiği görüldüğünden; 441 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin verilen hükmün TASDİKİNE"

Karar, belediyelerin para cezası tahsilat süreçlerini zamanaşımı süresi dolmadan tamamlamaları gerektiğini, aksi halde oluşan her bir kaybın doğrudan tazmin sorumluluğu doğuracağını bir kez daha ortaya koymuştur.

Bu karar, Sayıştay Temyiz Kurulu'nun resmi içtihatları arasına girmiş olup, benzer uyuşmazlıklarda emsal teşkil etmektedir.

Tarih : 19.11.2025

No : 58655

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesi sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 102’nci maddesinde:

“Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”

Hükmüne, aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise:

“Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:

1. Ödeme,

2. Haciz tatbiki,

3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,

4. Ödeme emri tebliği,

5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,

7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,

8. Amme alacağının teminata bağlanması,

9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,

10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.

11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.”

Hükmüne yer verilerek, zamanaşımını kesen süreler tek tek belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” kenar başlıklı 71’inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde; “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması” hükmüne yer verilerek, kamu gelirlerinin mevzuatla belirlenmiş olan esaslara ve usullere uygun biçimde tahakkuk ve tahsil edilmesi zorunluluğu vurgulanmıştır.

Yine Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının oluştuğu tarih” kenar başlıklı 17’nci maddesinin (d) bendinde de; “İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte” şeklindeki hükümle, kamu zararının oluşmuş kabul edileceği belirtilmektedir.

Başta 6183 sayılı Kanun, ikincil mevzuat ve diğer ilgili mevzuat hükümleri ile belirlenmiş olan tarh, tahakkuk ve tahsilata dair tarihler, yine mevzuat hükümlerinin cevaz verdiği istisnai durumlar haricinde, kesindir ve bu tarihler sonrasında hiç gerçekleşmeyen tutarlar veya eksik kalan (gerçekleşmeyen) tarh-tahakkuk-tahsilat tutarları, kamu zararına sebebiyet vermektedir.

Yapılan incelemede, para cezalarının tahakkuk ettirilerek ödeme tarihinin belirlendiği tarihten zamanaşımına uğradığı tarihe kadar geçen sürede, 6183 sayılı Kanun uyarınca gerekli işlemler yapılmayarak para cezalarının zamanaşımına uğratılması suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi kapsamında kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.

Konunun esası yönünden yukarıda yapılan açıklamalar dışında, temyiz talebinde bulunan sorumlu, tazmin hükmündeki kamu zararının, kendisi

tarafından ilgili Belediyenin Vakıflar Bankasındaki Hesabına banka dekontu ile yatırılarak tahsil edildiğini bildirmekte ise de; -buna ilişkin muhasebe kaydı yapılmamış olmakla birlikte- temyiz dilekçesinde bildirilen ve hüküm tarihi olan 16.05.2024 tarihinde sonra 12.11.2024 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan tahsilat, muhasebeleştirildiği takdirde dahi ancak temyize konu Ek İlamdaki hükmün infazı mahiyetinde olacak olup, bu konuda Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. (Sorumlu tarafından ayrıca, tam olarak kamu zararı tutarına denk gelen bu tahsilat dışında, kamu zararı tablosundaki bazı ahizlere ait kişi borçlarının da yine hüküm tarihinden sonra düzenlendiği anlaşılan tahsilat fişi, mahsup alındısı ve mahsup fişi gibi birtakım belgelerle tahsil edildiği bildirilmiştir.)

Bu itibarla, sorumlunun itirazının esas ve usule ilişkin olmayıp, tahsilat bildirimlerini içerdiği görüldüğünden; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 441 sayılı Ek İlamın 1’inci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin verilen hükmün TASDİKİNE,