SGK'ya ödenen para cezasını rücu etmeyen harcama yetkilisi sorumlu tutuldu
Sayıştay 8. Dairesi, SGK tarafından kesilen idari para cezasının kurum bütçesinden ödenmesine rağmen cezaya sebebiyet veren sorumlulara rücu edilmemesi nedeniyle oluşan kamu zararından, rücu işlemini başlatmakla yükümlü olan harcama yetkilisinin sorumlu olduğuna hükmetti. Daire, üst yönetici ve gerçekleştirme görevlisine ise sorumluluk atfedilmedi.
Sayıştay 8. Dairesi, kamu zararının tahsiline ilişkin usul ve esaslar açısından önemli bir karara imza attı. Bir kamu kurumunda, 5510 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilen idari para cezasının kurum bütçesinden ödenmesine rağmen, cezaya sebebiyet veren sorumlulara rücu edilmemesi nedeniyle oluşan kamu zararından, rücu işlemini başlatmakla yükümlü olan harcama yetkilisinin sorumlu tutulmasına karar verildi.
Kamu kurumunda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen yükümlülüklerin (4/c’li sigortalıların hizmet bilgilerinin elektronik ortamda Kuruma gönderilmemesi) yerine getirilmemesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından idari para cezası kesildi. Kesilen idari para cezası, kurum bütçesinden ödendi.
Sayıştay denetiminde, söz konusu idari para cezasının bütçeden ödenmesine rağmen, bu cezaya sebebiyet veren sorumlulara rücu edilmediği tespit edildi. Bunun üzerine düzenlenen ilamla, kamu zararının sorumlulardan tahsiline hükmedildi. Sorumlulardan birinin temyizi üzerine Temyiz Kurulu bozma kararı verdi. Bozma kararı çerçevesinde konuyu yeniden görüşen 8. Daire, nihai kararını verdi.
Sayıştay 8. Dairesi’nin Hukuki Değerlendirmesi
Kararda, kamu zararının tespiti ve sorumluların belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümleri ayrıntılı olarak ele alındı:
- Kamu Zararının Tanımı: 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesi ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinin (g) bendi uyarınca, kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine para cezası gibi ek mali külfet yüklenmesi kamu zararı olarak nitelendirildi.
- Rücu Zorunluluğu: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 10, 12 ve 5018 sayılı Kanun’un 31’inci maddeleri çerçevesinde, kamu görevlilerinin görevlerini gereği gibi yapmamaları sonucu oluşan idari para cezalarının buna sebep olan kişilerce karşılanması, cezanın bütçeden ödenmesi halinde ise zarara sebebiyet veren ilgililerinden tahsil edilmesi gerektiği vurgulandı.
- Harcama Yetkilisinin Yükümlülüğü: Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 7/A maddesi uyarınca, idari para cezasının kurum bütçesinden ödenmesini takiben harcama yetkilisi tarafından Değerlendirme Formu düzenlenmesi, kamu zararının oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde zararın oluşumunda kusuru olanlara rücu edilmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği belirtildi.
- Sorumluluk Tespiti: Olayda, idari para cezasının kurum bütçesinden ödendiği ancak harcama yetkilisi tarafından rücu işlemlerinin hiç başlatılmadığı tespit edildi. Bu nedenle, oluşan kamu zararından harcama yetkilisinin sorumlu olduğuna karar verildi.
- Üst Yönetici ve Gerçekleştirme Görevlisinin Durumu: Rücu işlemlerinin hiç başlatılmaması nedeniyle üst yöneticinin konudan haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirilerek üst yöneticiye sorumluluk atfedilmedi. Gerçekleştirme görevlisinin ise rücu işlemlerini başlatmakla ilgili herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığından sorumluluğunun olmadığı belirtildi.
Kararın Sonucu
Sayıştay 8. Dairesi, bu gerekçelerle, kurum bütçesinden ödenen idari para cezasına ilişkin olarak cezaya sebebiyet veren kişilere rücu edilmemesinden kaynaklanan kamu zararının, rücu işlemini başlatmakla yükümlü olduğu halde bu sorumluluğu yerine getirmeyen harcama yetkilisinden, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte tahsiline oybirliğiyle karar verdi.
Daire Karar Detayı
| Daire : | 8 |
| Karar Tarihi : | 11.01.2024 |
| Karar No: | 304 |
| İlam No: | 385 |
| Madde No: | 1 |
| Kamu İdaresi Türü: | Diğer Özel Bütçeli İdareler |
| Hesap Yılı : | 2017 |
| Konu: | Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
KARAR
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilen idari para cezasının Kurum bütçesinden ödenmesine rağmen cezaya sebebiyet veren sorumlulara rücu edilmemesi
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilen idari para cezasının Kurum bütçesinden ödenmesine rağmen cezaya sebebiyet veren sorumlulara rücu edilmemesinden kaynaklanan … TL kamu zararı hakkında … Kurumu 2017 yılı hesabının 8. Dairede yargılanması sonucu düzenlenen … sayılı İlamın …’nci maddesiyle verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak sorumlulardan (…) … tarafından Temyiz Kurulu’na sunulan dilekçe üzerine Temyiz Kurulu tarafından verilen … tarih ve … tutanak numaralı bozma kararı çerçevesinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine 04.04.2015 tarih ve 6645 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi ile eklenen paragrafta; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalıların hizmet bilgilerinin 100 üncü madde kapsamında Kurumca oluşturulan yazılım programına bilgi girişi yapması gereken işyerlerince, Kurumca belirlenen süre içinde elektronik ortamda Kuruma hiç gönderilmemesi hâlinde sigortalı başına aylık brüt asgari ücretin beşte biri, geç gönderilmesi hâlinde ise sigortalı başına aylık brüt asgari ücretin onda biri tutarında, idari para cezası uygulanır. Ancak, idari para cezası ilgili yılın aralık ayında geçerli olan brüt asgari ücretin yirmi dört katını geçemez.” denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
“Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.”
“Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde ise; “Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. …” hükümlerine yer verilmiştir.
Yine, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun, “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinde; bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmış olup, kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esasların, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükme dayanılarak 19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet yüklenmesi kamu zararı olarak değerlendirilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin, “Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen zararın değerlendirilmesi” başlıklı 7/A maddesinde; kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen zarara ilişkin hususların, ilgili harcama yetkilisinin görüşünü de içeren ve harcama birimi tarafından düzenlenen Ek-1’deki Değerlendirme Formu ile birlikte merkezde üst yöneticinin, taşrada ise idarenin taşrada bulunan en üst yöneticisinin değerlendirmesine sunulacağı; üst yönetici veya idarenin taşrada bulunan en üst yöneticisi tarafından yapılan değerlendirmede, kamu zararının oluştuğuna karar verilmesi halinde anılan Değerlendirme Formu ile zararın tespitine ilişkin belgelerin takibe yetkili birime gönderileceği; tespit edilen zararın, sorumlular ve/veya ilgililerce defaten ödenmesi veya ödeneceğinin yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde söz konusu alacağın, yukarıda belirtilen işlemlere gerek kalmaksızın borç tahakkuk kaydı yaptırılarak tahsil edileceği; kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen zararın, yapılan değerlendirme sonucunda kamu zararı niteliği taşımamakla birlikte, tahsili gereken bir alacak olduğuna karar verilmesi halinde ise bu alacağın genel hükümlere göre takip ve tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, kamu görevlilerinin görevlerini gereği gibi yapmamaları sonucu oluşan idari para cezalarının buna sebep olan kişilerce karşılanması, söz konusu cezaların bütçeden ödenmesi halinde ise zarara sebebiyet veren ilgililerinden tahsil edilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, Rapora konu edilen söz konusu idari para cezasının ilgili Kurum bütçesinden ödenmesini takiben, harcama biriminin en üst yöneticisi konumunda olan harcama yetkilisi tarafından yukarıda adı geçen formun düzenlenmesi, kamu zararının oluştuğuna kanaat getirilmesi halinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12’nci maddesi çerçevesinde bu zararın oluşumunda kusuru olanlar var ise bunlara rücu edilmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi, son olarak da yapılan değerlendirmenin üst yöneticiye sunulması gerekmektedir.
Yapılan incelemede, idari para cezasının Kurum bütçesinden ödendiği, ancak bu cezaya sebebiyet veren kişilerle ilgili olarak harcama yetkilisi tarafından mevzuatın öngördüğü rücu işlemlerinin hiç yapılmadığı tespit edilmiştir.
Konuyla ilgili olarak gönderilen savunmalarda ve dilekçede, bilgi girişi yapmakla görevli personelin kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle sorumlunun/sorumluların tespit edilemediği belirtilmişse de, ilgili harcama biriminin en üst amiri konumunda bulunan harcama yetkilisi tarafından yapılması gereken Kurum bütçesinden ödenen söz konusu idari para cezasının ödenmesine sebebiyet verenlerle ilgili bir kusur tespitinin yapılması ve bu kusur sorumluluğu çerçevesinde söz konusu cezanın sorumlularından takip ve tahsili yoluna gidilmesidir. Ancak, harcama yetkilisi tarafından bu yönde bir işlemin yapılmadığı görüldüğünden, oluşan kamu zararı nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, harcama yetkilisi tarafından rücu işlemlerinin hiç başlatılmaması nedeniyle üst yöneticinin konudan haberdar olmasını beklemenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirildiğinden, üst yöneticiye sorumluluk atfedilmesi mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, konuyla ilgili olarak üst yöneticiye sorgu tebliğ edilmemiştir.
Diğer taraftan, Kurum adına kesilmiş olan idari para cezasını ödemekle yükümlü olan gerçekleştirme görevlisinin de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, rücu işlemlerini başlatmakla ilgili hiçbir yükümlülüğü bulunmadığından, oluşan kamu zararı ile ilgili bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Kurum Bütçesinden ödenen idari para cezası ile ilgili olarak bu cezaya sebebiyet veren kişilere rücu edilmemesinden kaynaklanan … TL kamu zararının,
İdare adına rücu işlemini başlatmakla yükümlü olan ancak bu sorumluluğu yerine getirmeyen Harcama Yetkilisi (…) …’a, münferiden,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine, oy birliğiyle karar verildi.




