Danıştay’dan Disiplin Hukukunda Net İlke: “Tekerrüre Tekerrür Uygulanamaz”

Danıştay 12. Dairesi, göreve izinsiz ve mazeretsiz gelmeme fiili nedeniyle hakkında disiplin soruşturması yürütülen bir kamu görevlisi hakkında, tekerrür hükümleri ikinci kez uygulanmak suretiyle verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Dosya kapsamından; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca normal koşullarda 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiilin sübuta erdiği, ancak ilgilinin geçmiş disiplin cezaları gerekçe gösterilerek tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle cezanın memuriyetten çıkarma yaptırımına dönüştürüldüğü anlaşıldı.

İlk derece idare mahkemesi, daha önce tekerrür hükümleri uygulanarak tesis edilmiş bir disiplin cezasının, yeni bir işlemde yeniden ağırlaştırma gerekçesi yapılamayacağını belirterek, disiplin hukukunda kabul edilen “tekerrüre tekerrür uygulanamaz” ilkesi doğrultusunda dava konusu işlemi iptal etti. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı hukuka ve usule uygun bularak istinaf başvurusunu reddetti.

Uyuşmazlığı temyizen inceleyen Danıştay, memuriyetten çıkarma cezası gibi en ağır disiplin yaptırımlarının uygulanmasında orantılılık, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkelerinin gözetilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Kararda, tekerrür hükümleri uygulanarak verilmiş bir cezanın, aynı müessese üzerinden yeniden ağırlaştırmaya konu edilmesinin hukuka uygun olmadığı ifade edildi.

Danıştay ayrıca, 657 sayılı Kanun’un 129. maddesi uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası tesis edilmeden önce ilgilinin usulüne uygun şekilde son savunmasının alınmasının anayasal bir güvence olduğunu hatırlattı.

Bu gerekçelerle Danıştay 12. Dairesi, disiplin cezasının iptaline ilişkin mahkeme kararını gerekçe değiştirerek onadı. Karar, 10 Temmuz 2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak verildi.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3430 E. , 2023/3750 K.


"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3430
Karar No : 2023/3750

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : ......................................ilçesi, Şehit ... Ortaokulunda hizmetli olarak görev yapan davacının, özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekle birlikte, daha önce de aynı fiil nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığından bahisle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tekerrür hükümleri gereğince Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 08/12/2016 tarihli işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, 18/08/2015, 28/08/2015, 04/09/2015-07/09/2015, 10/09/2015, 11/09/2015, 15/09/2015, 17/09/2015, 29/09/2015, 01/10/2015, 04/11/2015 ve 09/11/2015 tarihlerinde göreve izinsiz ve mazeretsiz bir şekilde gelmediği gerekçesiyle başlatılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan soruşturma raporunda; 'özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek' eyleminin sübuta erdiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca '1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması' cezasının teklif edildiği, ancak ............................................İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun 29/07/2016 tarih ve 2016/12 sayılı kararıyla "... 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendinde 'özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek' fiilinin sübuta erdiği ve fiil ile cezanın örtüştüğü, ancak adı geçen kişinin farklı fiillerden dolayı daha önce 2 kez 'kademe ilerlemesinin durdurulması' cezası aldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesindeki; 'disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır.' hükmü gereğince soruşturma dosyasının Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi sonucuna varıldığından, dosyanın değerlendirilmek üzere Yüksek Disiplin Kurulu'na sunulmasına ..." kararının alındığı; bunun üzerine de Yüksek Disiplin Kurulunca dava konusu işlemin tesis edildiğinin görüldüğü; bu durumda, tekerrüre esas alınan … tarih ve … sayılı işlemin, daha önce tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle elde edildiği, tekerrür hükümleri uygulandıktan sonra tesis edilen yeni disiplin cezasına tekerrür hükümleri uygulanarak yeniden işlem tesis edilemeyeceğinden, "tekerrüre tekerrür uygulanmaz" ilkesine aykırı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Milli Eğitim Bakanlığı tarafından; usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

2- .....................................Valiliği tarafından; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu, davacının disiplin cezasının sicilinden silinmesi için gerekli olan süre zarfında tekrar aynı cezayı gerektiren fiilde bulunduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
................................................ilçesi, Şehit ... Ortaokulunda hizmetli olarak görev yapan davacının, 18/08/2015, 28/08/2015, 04/09/2015-07/09/2015, 10/09/2015, 11/09/2015, 15/09/2015, 17/09/2015, 29/09/2015, 01/10/2015, 04/11/2015 ve 09/11/2015 tarihlerinde göreve izinsiz ve mazeretsiz bir şekilde gelmediği gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma neticesinde hazırlanan raporda, davacı hakkında isnat edilen 'özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek' fiilinin sübuta erdiği değerlendirmesinde bulunularak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. Maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca, 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının teklif edildiği, davacının farklı fiillerden dolayı daha önce 2 kez kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığından bahisle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) bendinden sonra gelen birinci paragrafta yer alan tekerrür hükümleri gereğince ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 07/06/2017 tarih ve 1780244 sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken, memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu, ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.

Sendika üyeliği ile suçların görev suçu olmadığı
Sendika üyeliği ile suçların görev suçu olmadığı
İçeriği Görüntüle

Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu gerekçe değiştirerek onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/07/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.