Üniversitelere atanan akademisyenlerin harcırah durumu 

Üniversiteler arası akademisyen atamalarında hangi hallerde sürekli görev yolluğu ödenir hangi hallerde ödenmez hususu ile alakalı maliye bakanlığı görüş yazısı 

a) İdari Personelin Akademik Personel Olarak veya Bir Üniversitedeki Akademik Personelin Başka Bir Üniversiteye Akademik Personel Olarak Gitmesi Durumunda harcırah ödenir mi

Öğretim elemanının idari göreve vekaletinde zam tazminat Öğretim elemanının idari göreve vekaletinde zam tazminat

b) Araştırma Görevlilerinin Başka Bir Üniversiteye Yüksek Lisans ve Doktora İçin Gitmesi Durumu:nda harcırah ödenir mi

c) TUS ve DUS İçin Gidenlerin Durumunda harcırah ödenir mi

d) TUS ve DUS İçin Gidenlerin Durumunda harcırah ödenir mi

T.C. HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdürlüğü

Sayı :E-58759530-125.01[522.2817]-1915271

Konu :Yurtiçi sürekli görev harcırahı

HATAY MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE

İlgi :06.12.2022 tarihli ve E-47308933-622.02-240905 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ve eklerinde;

-2021 ve 2022 yıllarında başka üniversitelerden ve diğer kurumlardan naklen gelen akademik personel ile TUS'da başarılı olarak üniversitelerde uzmanlık öğrencisi olan pratisyen hekimlere ödenen yurtiçi sürekli görev yolluklarının Bakanlığımız Kontrolörünce düzenlenen Denetim Raporu doğrultusunda kişi borcu açılarak tahsil edilmesi ile ilgili iş ve işlemlerin başlatıldığı,

-Ancak yazınız ekinde yer alan konu ile ilgili daha önce yazılmış Devlet Personel Başkanlığının 28/03/2019 tarihli ve 2278 sayılı yazısı, Bakanlığımızın 29/04/2021 tarihli ve 274517 sayılı yazısı, Sayıştay 8. Dairesinin 211 sayılı Kararı, Sayıştay 1. Dairesinin 10870 sayılı Kararı birlikte ele alındığında, 2547 sayılı Kanunun 23, 24 ve 26 ncı maddelerine ve Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe göre atananlar ile mecburi hizmet yükümlülüğü kapsamında yapılan atamaların farklı değerlendirildiği,

-Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığınca tarafınıza yazılan Devlet Hizmeti Yükümlülüğü ile ilgili yazı ve belgeler çerçevesinde bu yazılarda bahsi geçen personele sürekli görev yolluğunun ödenip ödenmeyeceği, belirtilerek konu hakkında Bakanlığımız görüşü talep edilmektedir. Bilindiği üzere, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 10 uncu maddesinde, yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içinde veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanan ya da yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezi değiştirilen memur ve hizmetlilere yeni görev yerlerine kadar sürekli görev yolluğu olarak yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı verileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, memur ve hizmetliler ile bunların aile fertlerine sürekli görev yolluğu ödenebilmesi için ilgili personelin memuriyet mahalli dışında bir yere sürekli görevle naklen atanması veya yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezinin değiştirilmesi gerekmektedir. İlgi yazınız ve eklerinde belirtilen hususlarla ilgili olarak harcırah mevzuatı bağlamında değerlendirmelerimiz konu başlıkları itibariyle aşağıda belirtilmiştir.

a) İdari Personelin Akademik Personel Olarak veya Bir Üniversitedeki Akademik Personelin Başka Bir Üniversiteye Akademik Personel Olarak Gitmesi Durumu:

657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinde, memurların ve 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde sayılan kurumlarda çalışıp 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelin 657 sayılı Kanuna tabi memur kadrolarına naklen atanabilecekleri düzenlenmektedir. 2547 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde doktor öğretim üyeliğine, 24 üncü maddesinde doçentliğe ve 26 ncı maddesinde ise profesörlüğe atanmayla ilgili hükümler bulunmakta olup 09/11/2018 tarihli ve 30590 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile de düzenlenmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, memurların ve öğretim elemanlarının ancak 657 sayılı Kanuna tabi memur kadrolarına naklen atanabilecekleri, bunun dışında 2914 sayılı Kanun ve 2547 sayılı Kanun kapsamında yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadrolarına naklen atanabilmelerine yönelik bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, 657 sayılı Kanun ile 2914 sayılı Kanun ve 2547 sayılı Kanun kapsamında görev yapanların yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadrolarına naklen atanabilmelerinin mümkün olmaması nedeniyle bunlara sürekli görev yolluğunun ödenmesine imkan bulunmadığı mütalaa edilmektedir. Konuyu örneklemek gerekirse;-Üniversitenizde 657 sayılı Kanuna tabi bir kadroda görev yapan personelin Üniversitenizde veya başka bir üniversitede doçentlik kadrosuna,-Bir üniversitedeki doçent kadrosunda bulunan akademik personelin başka bir üniversitenin doçent kadrosuna, naklen atanması mümkün olmayıp bunlara sürekli görev yolluğu da ödenemeyecektir. İlgi yazınızda bahsedilen Genel Müdürlüğümüzün 29.04.2021 tarihli ve 274517 sayılı görüşü de tam da böyle bir konuyu açıklamaktadır. Bu konuyla alakalı aşağıda gösterilen Sayıştay 8 inci Dairesinin 13.04.2021 tutanak tarihli, 92 ilam no'lu ve 211 sayılı Kararında ise; "… Hastanesi'nde hemşire olarak görev yapmakta iken … Üniversitesi . Meslek Yüksekokulu'nda öğretim görevlisi olarak görevlendirilen .'e, mevzuata aykırı olarak sürekli görev yolluğu ödenmesi neticesinde . TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri" başlıklı 74'üncü maddesinde; "Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür..." hükmüne yer verilmiştir. "… Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca, sürekli görev yolluğuna hak kazanabilmek için kişinin, yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içindeki veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanması, naklen atamadan söz edilebilmesi için de her iki kurumda da yapılan görevin 657 sayılı Kanuna tabi bir görev olması gerektiği açıktır. Diğer taraftan, gerçekleştirilecek olan atama, kişinin personel durumunda bir değişiklik meydana getirecek ise; yapılacak olan işlemin naklen atama kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Örnek vermek gerekirse; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında görev yapmakta olan akademik personelin, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu kapsamında bir kadroya atanması halinde yapılan işlemin naklen atama kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Nitekim, sorgu konusu olayda, . Hastanesi'nde hemşire olarak görev yapmakta iken, . Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görevlendirilen .'ün, bahse konu geçiş işlemi de bir naklen atama yoluyla değil, ilk atama şeklinde gerçekleştirilmiştir. Zira, somut olayda ., 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi bir görevi ifa ederken, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na tabi bir göreve geçiş yapmıştır. Konu hakkında sorumlular tarafından gönderilen savunmalarda, kişinin geldiği kurumun muvafakat verdiği belirtilmişse de, muvafakat verme işlemi, her iki kurumun da aynı personel rejimine tabi olması durumunda hüküm ifade etmektedir. Bu nedenle, sorgu konusu olayda, kurumca verilen muvafakat yazılarının hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla, . Hastanesi'nde hemşire olarak görev yapmakta iken, .Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görevlendirilen .'e mevzuata aykırı olarak sürekli görev yolluğu ödenmesinden kaynaklanan . TL'nin,  Harcama Yetkilisi (.) . ile Gerçekleştirme Görevlisi (.) .'e müşteren ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53'üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, oy birliğiyle karar verildi." denilmektedir. Ayrıca ilgi yazınızda bahsedilen Mülga Devlet Personel Başkanlığının 28/03/2019 tarihli ve 2278 sayılı yazısı da aynı mahiyettedir. Dolayısıyla, ilgi yazınızda bahsedilen Genel Müdürlüğümüz görüşü yukarıda yer alan hükümler ve açıklamalar çerçevesinde oluşturulmuş olup bu konuda görüşümüzde bir değişiklik bulunmamaktadır.

b) Araştırma Görevlilerinin Başka Bir Üniversiteye Yüksek Lisans ve Doktora İçin Gitmesi Durumu:

Bilindiği üzere, 2547 sayılı Kanunun;-35 inci maddesinde yükseköğretim kurumlarının; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştireceği, öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadrolarının, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebileceği,-50 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, lisansüstü öğretim yapan öğrencilerin, kendilerine tahsis edilebilecek burslardan yararlanabilecekleri gibi, her defasında bir yıl için olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna da atanabileceği, -Ek 38 inci maddesinde, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi hükümlerine göre araştırma görevlisi kadrolarına atanıp, doktora veya diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık ya da sanatta yeterlik eğitimini tamamlamış olanların kadro ile ilişiklerinin bir yıl uzatılacağı, bir yıllık sürenin sonunda kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumunun performansa dayalı kriterlerini sağlayan araştırma görevlilerinin kadrosunun bir yıl daha devam ettirilebileceği, bu sürelerin sonunda araştırma görevlilerinin kadrosu ile ilişiklerinin kendiliğinden kesileceği, hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, başka bir üniversiteye yüksek lisans, doktora ve sanatta yeterlik eğitimi için gönderilenlerle ilgili olarak söz konusu düzenlemeler çerçevesinde atama yapılması, bunların özlük haklarını eğitim için gittikleri üniversitelerden almaları, söz konusu eğitimlerin bunların mesleklerini daha etkin bir şekilde icra edebilmeleri ve dolayısıyla yükselebilmelerinde gerekli olması, eğitim sürelerinin uzun olması, bunların eğitim süresi boyunca atandıkları yerlere yerleşmek durumunda kalmaları gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde bunlara 6245 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sürekli görev yolluğunun ödenebileceği mütalaa edilmektedir.

c) TUS ve DUS İçin Gidenlerin Durumu:

Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin;-3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde uzmanlık öğrencisinin kurumlarındaki kadro ve pozisyonları ne olursa olsun bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık eğitimi gören kişiler şeklinde tanımlandığı,-13 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, ÖSYM tarafından yerleştirilenlerin, uzmanlık eğitimine başlatılmak üzere gereken işlemlerin yapılması için sonuçların ilanı tarihinden itibaren on iş günü içerisinde ilgili atamaya yetkili kuruma başvuracağı, atamaya engel durumu olmayan adayların atama işlemlerinin kırk beş gün içinde tamamlanacağı, uzmanlık eğitimine başlamasına mani ve kabul edilebilir kanuni gerekçeleri olmaksızın görevine başlamayanların atamalarının iptal edileceği, hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği hükümleri kapsamında başka bir üniversiteye uzmanlık eğitimi için ( ) doktorlar için TUS, diş hekimleri için DUS gönderilenlerle ilgili olarak söz konusu düzenlemelerde atama yapıldığından bahsedilmesi, söz konusu eğitimlerin bunların mesleklerini daha etkin bir şekilde icra edebilmeleri ve dolayısıyla yükselebilmelerinde zorunlu olması, eğitim sürelerinin uzun olması (11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 1 numaralı ekindeki çizelgede örneğin Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Çocuk Cerrahisi, Kalp ve Damar ), bunların eğitim süresi boyunca atandıkları yerlere yerleşmek durumunda Cerrahisi için 5'er yıl kalmaları gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde bunlara 6245 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sürekli görev yolluğunun ödenebileceği mütalaa edilmektedir. Diğer taraftan, 663 sayılı KHK'nın başlıklı 56 ncı maddesinde "Uzmanlık eğitimi yaptırılması" yer alan "Bakanlık veya bağlı kuruluşlarının kadrolarında tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarında uzmanlık eğitimi veya yan dal uzmanlık eğitimi yaptırılabilir. Bu şekilde eğitim yapmak isteyenler, döner sermaye ek ödemesi hariç her türlü malî ve sosyal hakları Bakanlık veya bağlı kuruluşları tarafından karşılanmak üzere ilgili kurum ve hükmü kapsamında TUS eğitiminin görevlendirme yoluyla kuruluşlarda görevlendirilebilir." yapılması halinde ise her ne kadar bu maddede dan bahsedilmeyip ibaresi "atama" "görevlendirme" kullanılmış olsa bile yukarıda örnek olarak verilen ana dallar ve bunların eğitim sürelerinden de görüleceği üzere bu mahiyetteki görevlendirmelerin uzun süreli olması, bunların eğitim süresi boyunca atandıkları yerlere yerleşmek durumunda kalmaları, söz konusu eğitimlerin bunların mesleklerini daha etkin bir şekilde icra edebilmeleri ve dolayısıyla yükselebilmelerinde zorunlu olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde bunlara da 6245 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sürekli görev yolluğunun ödenmesinin mümkün olacağı düşünülmektedir

 d) Devlet Hizmet Yükümlüğü Kapsamında Olanların Durumu:

7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek 3 üncü maddesinde; ilgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayan ve uzman tabip unvanını kazananların zorunlu hizmet yükümlülüklerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Ayrıca konuyla ilgili Danıştay 12. Dairesinin 22/12/2021 tarihli ve 2018/7160 E., 2021/7070 K. sayılı Kararında; "… davacının İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde asistan olarak görev yapmakta iken, Kastamonu ili İnebolu ilçesi Devlet Hastanesine uzman tabip olarak atanmasının, , isteği 3359 sayılı Kanun'la getirilen devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamında bir zorunluluk olduğu dışında re'sen yapılan atamanın açıktan atama olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığından, söz konusu atama nedeniyle, davacıya harcırah ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek denilmektedir. yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir." Sonuç olarak, bu şekilde yapılan atamaların, 3359 sayılı Kanunun Ek 3 üncü maddesi gereğince zorunlu kamu hizmetinin yerine getirilmesi amacıyla yapılan bir atama olduğu dikkate alındığında, ilgi yazınız ekinde bahsedilen personele 6245 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sürekli görev yolluğunun ödenebileceği mütalaa edilmektedir. Bilgilerini rica ederim.