Radyoloji teknisyeninin fiili hizmet zammı hakkında karar

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 32. maddesinin (h) bendi uyarınca, fiili hizmet süresi zammından yararlanmak için, iştirakçilerin iyonize radyasyonla bilfiil çalışmalarının yeterli olduğu, ilgilinin 01/01/1996 tarihinden itibaren fiilen radyoloji teknisyeni olarak çalıştığı, bilgisayarlı tomografi çekimi yaptığı, bu sürede radyasyona maruz kaldığı açık olmakla, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden önce 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak görev yapmakta iken 01/10/2008 tarihi itibarıyla 5510 sayılı Kanun'a tabi olan davacının, radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle çalışan kişi konumunda olduğu açık olduğundan, kişinin radyasyona maruz kalınan süre üzerinden 5434 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması gerektiği hakkında.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2980 E. , 2021/7192 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2980
Karar No : 2021/7192

TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- …
VEKİLİ : Av….
2- …
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ....................................................Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde radyoloji ve bilgisayarlı tomografi bölümünde protez teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, görev yaptığı süreler için fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.


İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 32. maddesinin (h) bendi uyarınca, fiili hizmet süresi zammından yararlanmak için, iştirakçilerin iyonize radyasyonla bilfiil çalışmalarının yeterli olduğu, davacının 01/01/1996 tarihinden itibaren fiilen radyoloji teknisyeni olarak çalıştığı, bilgisayarlı tomografi çekimi yaptığı, bu sürede radyasyona maruz kaldığı açık olmakla, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ile Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden önce 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak görev yapmakta iken 01/10/2008 tarihi itibarıyla 5510 sayılı Kanun'a tabi olan davacının, radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle çalışan kişi konumunda olduğu açık olduğundan, davacının radyasyona maruz kalınan süre üzerinden 5434 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1- … Bakanlığı tarafından, davacının fiili hizmet zammından faydalanmak için idarelerine başvuru yapılmadığı, davacının bu fiili hizmet zammından faydalanması için … Başkanlığına gerekli tahakkuk bordroları gönderilerek düzenli yazışmalar yapıldığı, bu hususta idarelerinin herhangi bir kusuru bulunmadığından, davanın idareleri açısından reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- … Başkanlığı tarafından, davacının görev yaptığı birim ve unvanın dikkate alınması gerektiği, Sağlık Bakanlığından davacının radyoloji ve bilgisayarlı tomografi bölümünde protez teknisyeni olarak görevlendirildiğine ilişkin belge gönderilmediği, davacının fiili hizmet süresi zammından yararlanmak için günde 5 saat radyum ve radyasyonla ilgili işlerde fiilen çalışması gerektiği ve gerekli olan yasal koşulları taşımadığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.