Tekniker üst öğrenimi bitirince naklen mühendis olabilir mi?

Tekniker üst öğrenimi bitirince naklen mühendis olabilir mi? teknik hizmetler sınıfında yer alan tekniker üst öğrenimi bitirince unvan değişikliği sınavı olmaksızın mühendis olarak atanabilir mi?

Tekniker üst öğrenimi bitirince naklen mühendis olabilir mi?

Tekniker üst öğrenimi bitirince naklen mühendis olabilir mi?

Kamu kurumlarında tekniker kadrosunda bulunan memurların üst öğrenimi bitirince naklen sınavsız olarak mühendis kadrosuna atanamayacağı hususunda sayıştay kararı yazımız ekindedir.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2018
Dairesi 3
Karar No 344
İlam No 33
Tutanak Tarihi 26.11.2019
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Mevzuata Aykırı Atamadan Kaynaklanan Hatalı Ek Gösterge ve Ek Ödeme

Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte öngörülen unvan değişikliği sınavına girmeden Mühendis kadrosuna naklen atanan Tekniker ….........’a, söz konusu kadronun karşılığı olan ek gösterge ile ek ödeme tutarlarının ödenmesi sonucu …......... TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenmiştir.

04.07.2009 tarihli ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında; unvan değişikliğine tabi kadrolar belirtilmiş ve mühendis kadrosu da bunlar arasında sayılmıştır.

Ayrıca aynı Yönetmeliğin;

8 inci maddesinde; unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar;

“a) (Mülga:RG-7/5/2014-28993)

b) Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak,

c) Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak.”

9 uncu maddesinde de; unvan değişikliğine tabi mühendis kadrosu için aranacak özel şartlar;

“1) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak,

2) Öğrenim durumu itibarıyla atanacağı kadro unvanını ihraz etmiş olmak,”

şeklinde sıralanmıştır.

Dolayısıyla, bir kişinin unvan değişikliği suretiyle Mühendis kadrosuna atanabilmesi için yukarıda yer verilen genel ve özel şartları bir arada taşıması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Göstergeler” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde;

“Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.

…”

(02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle yukarıdaki maddede yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.)

denilmek suretiyle ek göstergenin fiilen bulunulan hizmet sınıfı, sahip olunan kadro unvanı ve aylık derecesine göre belirleneceği genel kuralı getirilmiş ve sadece Kurumların ilk dört dereceli kadrolarına yukarıda bahsedilen sınıf veya görevlerde bulunduktan sonra atananlara uygulanacak ek göstergeler için bir istisnaya yer verilmiştir.

Söz konusu maddede bahsi geçen I sayılı Cetvele bakıldığında da; “II. Teknik Hizmetler Sınıfı” başlığı altındaki (a) bölümünde; kadroları bu sınıfa dahil olup, en az 4 yıl süreli yükseköğretim veren fakülte ve yüksekokullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre, mühendis unvanını almış olanlardan aylık derecesi 3 olanlar için 2200 ek gösterge, (b) bölümünde de; kadroları bu sınıfa dahil olan Teknik Yüksek Öğretmen Okulu mezunlarından aylık derecesi 3 olanlar için 1600 ek göstergenin belirlendiği görülmektedir.

Ayrıca, 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.”

hükmüne yer verilmiş olup, maddede bahsi geçen (I) sayılı Cetvelin A/2 bölümünde de; kadroları teknik hizmetler sınıfında bulunan personelin kadro unvanları ve aylık derecelerine göre ek ödeme oranları belirlenmiş ve bu kapsamda; 3 üncü dereceden aylık alan mühendis için % 140, tekniker için ise % 100 oranında ek ödeme öngörülmüştür.

Bu bağlamda; 06.06.2005 tarihinde dört yıllık Teknik Eğitim Fakültesinden mezun olan, 14.09.2013 tarihinde sözleşmeli personel olarak Tekniker kadrosuna atanan, 03.06.2017 tarihinde de Mühendislik Fakültesindeki Tamamlama Programını bitirerek Makine Mühendisi unvanı alan ….........’ın, sadece söz konusu Mühendislik diplomasına dayanılarak yani yukarıda bahsi geçen Yönetmeliğin öngördüğü unvan değişikliği sınavına girmeksizin İmar ve Şehircilik Müdürlüğündeki Mühendis kadrosuna naklen atanması ve kendisine ödenen ek ödeme tutarının % 100 yerine % 140 oranında, ek gösterge tutarının da 1600 yerine 2200 rakamı üzerinden hesaplanması, mevzuata aykırı olup 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet vermekte, dolayısıyla da gerek ödemeleri yapan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin gerekse söz konusu ödemelere dayanak teşkil eden atamayı 22.06.2017 tarihli ve 14899140/P-330 sayılı yazıyla onaylayan Belediye Başkan Vekilinin sorumluluğunu doğurmaktadır.

Ancak, mevzuata aykırı ödemeden kaynaklanan …......... TL tutarındaki kamu zararının (faiziyle birlikte toplam …......... TL olarak) …......... tarihli ve …......... numaralı banka dekontu ile tahsil edildiği ve söz konusu tahsilatın …......... tarihli ve …......... yevmiye numaralı Muhasebe İşlem Fişi ile gelir kaydedildiği anlaşıldığından, konu hakkında ilişik kalmadığına ve yapılan tahsilatın ilamda gösterilmesine, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

YORUM EKLE