Anayasa Mahkemesi, sendikal faaliyete katılan öğretmene verilen ceza hakkında ne karar verdi?

Anayasa Mahkemesi, sendikal faaliyete katılan öğretmene verilen cezayı örgütlenme hakkına müdahale saymadı

Anayasa Mahkemesi, sendikal faaliyete katılan öğretmene verilen ceza hakkında ne karar verdi?

Anayasa Mahkemesi, öğretmen olan başvurucunun üyesi olduğu sendikanın çağrısı üzerine bir gün göreve gitmemesi nedeniyle aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasının örgütlenme özgürlüğünü ihlal etmediğine karar verdi.

Mahkeme, iş bırakma eyleminin sendikaların çekirdek faaliyet alanı içinde kalan eylem olmaması sebebiyle bu eyleme verilen cezanın da örgütlenme özgürlüğüne müdahale olmağına hükmetti. 

Başvurucunun örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddiası ve Mahkemeninin değerlendirmesi aşağıda yer almaktadır

Başvurucunun İddiaları

Başvurucu, üyesi olduğu Sendika kararı uyarınca sendikal faaliyetleri kapsamında iş bırakma eylemine katılması dolayısıyla disiplin cezasıyla cezalandırılması nedeniyle dernek ve sendika kurma hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü, etkili başvuru hakkı, toplantı ve gösteri yürüşü düzenleme hakkı ile diğer anayasal haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Başvurucu; uluslararası düzenlemelere atıf yapmış, Anayasa Mahkemesinin benzer olaylarda otuz altı ayrı başvuruda ihlal kararı verdiğini hatırlatmış, verilen cezanın örgütlenme ve ifade özgürlüğünün özüne müdahale olduğunu öne sürmüştür.

Değerlendirme

Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Başvurucu, üyesi olduğu Sendikanın iş bırakma çağrısı üzerine mazeretsiz işe gitmemesi nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmıştır. Anayasa Mahkemesi tarafından 29/12/2015 tarihli eyleme ilişkin başvurular daha önce karara bağlanan Dilek Kaya başvurusunda Anayasa'nın 33. maddesinde güvence altına alınan dernek kurma özgürlüğü kapsamında incelenmiş olup somut başvurudaki sendika hakkına ilişkin iddiaların da bu kapsamda incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Dernek kurma hürriyeti” kenar başlıklı 33. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.  Dernek kurma hürriyeti ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. 

Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır."

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Ahmet Parmaksız ([GK], B. No: 2017/29263, 22/5/2019) başvurusuna ilişkin kararında; sendikaların üyelerinin ekonomik, sosyal hak ve menfaatlerini korumak, geliştirmek için yapılan faaliyetleri dışında siyasi otorite karşısında bir baskı grubu olarak yürüttükleri faaliyetler kapsamında aldıkları kararlar doğrultusunda sendika üyelerinin iş bırakma eylemine katılmalarını bireylerin sendikanın çekirdek faaliyet alanında kalmayan eylemleri olarak değerlendirmiştir. Bu nedenle bu eylemler dolayısıyla yapılan müdahaleleri Anayasa'nın sendika hakkına ilişkin 51. maddesi kapsamında değil örgütlenme özgürlüğünü teminat altına alan 33. maddesi kapsamında incelemiştir. Anayasa Mahkemesi söz konusu kararında eylemin dayandığı kararın amacını, eylemin ve verilen cezanın niteliği ile devletin takdir marjının genişliğini dikkate alarak ihlal bulunmadığına karar vermiştir (Ahmet Parmaksız, §§ 47-63).

Yine incelenen başvurudaki aynı eyleme ve bu eylem nedeniyle uygulanan 1/30 oranında aylıktan kesme cezasına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün verdiği Dilek Kaya (aynı kararda bkz. §§ 60-64) kararında, Ahmet Parmaksız kararında yer verilen ilkeler çerçevesinde örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Somut olayda da 29/12/2015 tarihinde bir gün iş bırakma eylemine katılan ve öğretmen olan başvurucu hakkında 1/30 oranında aylıktan kesme disiplin cezası verildiği görülmüştür. Yukarıda anılan kararlarda ulaşılan sonuçlardan ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmadığından başvurucunun örgütlenme özgürlüğüne yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Kararın tamamını okumak için tıklayınız

YORUM EKLE