Harcırah ödemesinde mutat araç dışı araçla seyahat edilebilir mi?

geçici ve sürekli görev yolluğu ödemelerinde mutat araç dışında ki araçlarla yolculuk yapanlara yol ücreti nasıl ödenir?

Harcırah ödemesinde mutat araç dışı araçla seyahat edilebilir mi?

Harcırah ödemesinde mutat araç dışı araçla seyahat edilebilir mi?

6245 sayılı Kanun’un “Harcırah hesabında esas tutulacak yol” başlıklı 6’ncı maddesinde;

“Harcırah, bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat

olan yol ve taşıt araçları üzerinden verilir. Gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan bu yolda hem muayyen, hem gayrimuayyen tarifeli taşıt işletilmekte ise harcırah hesabında muayyen tarifeli taşıt esas alınır. Bu yol ve taşıt, yolculukta geçen süreye göre memur veya hizmetli ile ailesi için ödenmesi gereken gündelik ve taşıt ücretleri toplamı dikkate alınarak memur veya hizmetlinin mensup bulunduğu dairece tespit olunur.

Birinci fıkraya göre takip edilmesi gereken yolun dışında bir yoldan veya kullanılması gereken taşıt aracından başka bir araçla yolculuk yapılmasının işin gereğine göre zorunlu olması halinde, bu yol ve taşıt aracına ilişkin masrafların kabulü merkezde ita amiri veya bu durumda olan amirlerin, taşrada memur veya hizmetlinin mensup olduğu kurumun ita amiri durumunda olan kimsenin veya mahallin en büyük askeri ve mülki amirinin önceden verilmiş yazılı bir emri bulunmasına bağlıdır.

Ancak, işin veya hizmetin gerekli kıldığı durumlarda uçak kiralamak suretiyle seyahat edilebilmesi, seyahatin yurt içinde olması ve bu seyahatle ilgili Bakanın veya misafiri yabancı Bakanın bizzat katılması hallerinde mümkündür.” Hükmü yer almaktadır.

Böylelikle, harcırahın hesaplanmasında Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt araçları dikkate alınmaktadır. Ayrıca, yolun gidip gelmeye elverişli olması yanında, rahat ve emniyet içinde yolculuk yapılabilmesi ve gidilecek yere mümkün olduğu kadar aktarmasız gidilmesi esas tutulmalıdır. Başka bir ifadeyle, bu yere gidip gelenlerin çoğunluğu tarafından tercih edilen ve bu nedenle üzerinde taşıt araçlarının en fazla işlediği yolun esas alınması gerekmektedir.

Bahse konu 6’ncı maddenin dördüncü fıkrasında yer aldığı üzere, izlenmesi gereken yolun dışında bir yoldan veya kullanılması gereken taşıt aracından başka bir araçla (gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt dışındaki yol ve taşıtla) yolculuk yapılabilmesi için; “İşin gereğine göre bu durumun zorunlu olması, emrin ita amiri (harcama yetkilisi) veya bu durumda olan amirler tarafından verilmiş olması, emrin yolculuğun yapılmasından önce yazılı bir şekilde verilmesi” koşullarının bir arada sağlanması gerekmektedir.

Gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt dışında bir yol veya taşıtın kullanılmasında aranan şartlardan olan “işin gereğine göre zorunlu olması” halinin ne olduğu hususunda Kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte, burada işin gereğine göre zorunlu olma hali, acele bir şekilde gidilmesinin can ve mal kaybı gibi bir durumun önüne geçilmesi için bir zaruriyetin doğması hali söz konusu olabileceği gibi, verilen görevin niteliği de bunu gerektirebilir. Örneğin, doğal afete maruz kalma ihtimali olan kişilere hızlı bir şekilde ulaşmak için mutat yolun dışında bir güzergâh seçilebileceği gibi, gidilecek yerin coğrafi veya iklim yapısına bağlı olarak arazi aracı kullanılması da gereklilik arz edebilir.

Ancak söz konusu iznin,seyahatin yapılmasından önce ve yazılı olarak verilmiş olması gerekmektedir. Yasa maddesinde de bu şekilde yer almaktadır. Bu nedenle, yolculuğun yapılmasından sonra amirlerin uygun görüşü alınsa bile bu hususun geçerli sayılmayacağını ve yapılan masrafların da kabul edilmeyeceğini ifade edebiliriz.Ayrıca, emrin sözlü olması halinde de bu durum geçerli olmayacak ve izin verilmiş sayılmayacaktır. Yasa maddesinde geçen ita amiri ifadesinin ise, günümüz için harcama yetkilisi olarak yorumlanması uygun olacaktır. Çünkü 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 5018 sayılı Yasa ile ita amiri yerine harcama yetkilisi kavramı öngörülmüştür.

Diğer taraftan, Sayıştay Genel Kurulu’nun 07.01.1980 tarihli ve 4044/1 sayılı Kararı’nda da özetle;

6245 sayılı Yasanın 6’ncı maddesinin son fıkrasının, inceleme, araştırma, teftiş ve denetim amacıyla geçici görevle görevlendirilen müfettişler açısından uygulanmasının zor olduğu, yurt içinde yol masrafına ilişkin 27’nci madde hükmü gereğince bu Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelin III numaralı sütununda, muayyen tarifeli olmayan taşıtlarla seyahat edilmesi halinde ilke olarak “mutat ve en ekonomik” olan nakil araçlarına ait gerçek yol giderinin ödeneceği benimsendiği halde, inceleme, araştırma, teftiş ve denetim amacıyla görevlendirilen müfettiş ve benzeri unvanlarda bulunanlar için işin icap ve zarureti halinde kullanılacak gayrimuayyen vasıtalara ait gerçek yol giderinin ödeneceği belirtilerek bunların durumuna bir ayrıcalık getirilmiştir. Bu itibarla, müfettiş ve benzerleri hakkında bahse konu 6’ncı maddenin söz konusu fıkrası uyarınca, yazılı bir emir alınmasına gerek bulunmamaktadır.

Ayrıca, 2015 yılında yapılan düzenleme ile denetim elemanlarına ilave esneklik sağlanmıştır. Zira Yasanın 33’üncü maddesine eklenen fıkra; “(Ek paragraf: 4/4/2015-6645/80 md.) Bu fıkra kapsamında kurumlarına ait teftiş, denetim, inceleme veya soruşturma amacıyla memuriyet mahalli dışına görevlendirilenlere, bu mahalleriçindeki görevlerine ilişkin kurumlarınca taşıt sağlanamaması hâlinde yol masrafı; acil ve zorunlu hâllerde taksi, diğer durumlarda ise mutat taşıt üzerinden ödenir.

Ancak bu amaçla verilecek yol masrafı her gün için, müstahak oldukları gündelik tutarını aşamaz. Memuriyet mahalli dışında, takip edilmesi gereken yolun dışında bir yoldan veya kullanılması gereken taşıt aracından başka bir araçla yolculuk yapılmasının işin aciliyetine veya gereğine göre zorunlu olması hâlinde ise bu yol ve taşıt aracına ilişkin yol masrafı gerçek masraf üzerinden verilir.” hükmüne amir olup, denetim elemanları açısından önceden izin alınmadan farklı ulaşım araçlarına binilmesi madde metninde geçtiği üzere mümkündür. Ancak burada araç kullanımının memuriyet mahalli dışı için geçerli olduğuna ve buralara teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma amacıyla gidilmiş olması gerekliliğine dikkat edilmesi önem arz etmektedir.

6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 59’uncu maddesine göre ise, aksi sabit oluncaya kadar memur ve hizmetlinin bildirimi esas alınacağından ve Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nde yolluk bildirimlerine, taşıt aracı için belediyelerden alınacak rayiç belgesi veya fatura ekleneceğine ilişkin (uçak bileti hariç) bir hüküm bulunmadığından ilgililere firmalarca değişik ücret tarifesi uygulansa bile bildirimde gösterdikleri taşıt aracı ücretlerinin ödenmesi mümkündür. Ayrıca otobüs biletinin beyannameye eklenmesi zorunlu bulunmadığından biletin kaybedilmiş olması halinde de beyanın esas alınması gerekmektedir.

Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’ne (27. md.) göre; Yolluklarla ilgili giderin ödenmesinde, takip edilmesi gereken yolun dışında bir yoldan veya kullanılması gereken taşıt aracından başka bir araçla yolculuk yapılmasının zorunlu olduğu hallerde, yetkili makamdan alınacak onay veya raporun, ödeme belgesine bağlanması gerekmektedir. Dolayısıyla, bu nitelikte bir harcamanın yani takip edilmesi gereken yolun dışında bir yoldan veya kullanılması gereken taşıt aracı dışında bir araç kullanılmasının söz konusu olması durumunda, ödeme yapılabilmesi için bu durumun belgelendirilmesi gerektiğini belirtebiliriz.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 26.11.1956 tarihli ve 2313/1 sayılı Kararı’nda da; icap ve zaruret halinin, masrafın tahakkuk ettirilmesinden önce keyfiyetin daireleri amirleri tarafından mütalaalarıyla birlikte bir müzekkere ile amiri itanın tasvibine arz edilmesi ve alınacak tasvipli müzekkerenin tahakkuk evrakına bağlanması gerektiği hususuna yer verilmiştir.

Kaynak : 100 soruda harcırah rehberi ( Ticaret Bakanlığı İç Denetim Birimi) 

YORUM EKLE