Ataması Geç Yapılan Memura Kazanç Kaybı Ödenir mi?

Ataması Geç Yapılan Memura Kazanç Kaybı Ödenir mi?, Kazanılan Sınav Sonucu Atama Gecikirse Maaş Farkı Ödenir mi?

Ataması Geç Yapılan Memura Kazanç Kaybı Ödenir mi?

Ataması Geç Yapılan Memura Kazanç Kaybı Ödenir mi?


Kamu kurum ve kuruluşlarınca memurlarına yönelik olarak yapılan görevde yükselme sınavlarında başarılı olanlar atanmaya hak kazandıkları kadrolara atandıktan sonra yeni görevlerine ilişkin maaşlarını almaktadırlar.Görevde yükselme sınavı yapan kurumlar bazı durumlarda çeşitli nedenlerle atanma hakkı kazanan kişilerin atamalarını belirlenen süreden daha geç sürede yapabilmektedirler.Özellikle sınav yapıldıktan sonra bazı kurumlarda atama onayları günlerce hatta aylarca atama yetkili amirin önünde beklemekte ve atamalar yapılmamaktadır.Hatta konuyu bariz bir örnekle açıklamak gerekirse Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'na bağlı, 2010-2011-2012-2013 yıllarında görevlerine fiilen başlamış olan 430 civârında İş Müfettişi Yardımcısının; yazılı sınav ve sözlü mülâkat aşamalarını 2014-2015-2016-2017 yıllarında tamamlamış olmalarına rağmen İş Müfettişliği kadrolarına atamaları hâlen daha yapılmamıştır. İş Müfettişleri açısından değerlendirildiğinde 8 dereceden maaş alan iş müfettiş yardımcısı (bekar) 2018 ocak ayı rakamları ile 4456 TL net maaş alırken İş müfettişliğine atanmış bir kişinin 7 dereceden alacağı net maaş 5.080 TL olacaktır.Yani atama hakkı kazanan bir kişinin atamasının geç yapılmasından dolayı aylık kazanç kaybı 600 TL nin üzerindedir.Aşağıda yayınlamış olduğumuz Danıştay Kararında da yapılan göevde yükselme sınavı sonucunda ataması planlanan zamanda yapılmayan memurca geç yapılan kaynaklanan maaş farkları idareden talep edilmiş idarenin red kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Danıştay Başkanlığı idarece ataması geç yapılan kişiye   "ataması planlanan tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal hakların davalı İdarece ödenmesi ve özlük haklarının tanınması gerekdiği" yönünde karar verilmiştir.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı
2014/7703 E. ,
2015/9418 K.
"İçtihat Metni"

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava,................. 'nde şef olarak görev yapan davacının, 24.01.2010 tarihli Görevde Yükselme Sınavını kazandığı halde atamasının geç yapılması nedeniyle, atamasının 15.03.2010 tarihinden geçerli olacak şekilde yapılması, bu tarihten itibaren mahrum kaldığı özlük haklarının ve maaş farklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebiyle yaptığı 01.08.2013 tarihli başvurunun reddine ilişkin 13.08.2013 gün ve 8209 sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı aylık ve diğer mali haklarının 15.03.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İzmir 2. İdare Mahkemesince verilen 04/07/2014 günlü, E:2013/1516; K:2014/1000 sayılı kararla; davacının müdürlük kadrosuna atanması işleminin verilen bir iptal kararının uygulanması sonucu değil, 16.07.2009 günlü, 2009/17 sayılı Genelge'de belirlenen koşullar uyarınca 24.01.2010 tarihinde katıldığı ve başarılı olduğu sınavın dayanağı olan Genelge'nin bazı kısımlarının iptali istemiyle açılan davanın yargılamasının neticesi beklenilerek bunun sonucuna göre işlem tesis edilmesi gereği tesis edildiği; davacının ancak atandığı tarih itibariyle kadro görevine ilişkin özlük ve parasal hakları hak edeceği, davacı tarafından sınav sonuçlarının açıklandığı tarih itibariyle tüm özlük ve parasal haklarının tarafına verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.


2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi iptal davalarını; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlamış; aynı Kanunun 28. maddesi Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre İdarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğunu düzenlemiştir.

Anılan düzenlemelerden idarenin iptal kararının gerekleri doğrultusunda işlem ya da işlemler tesis ederek iptal edilmiş olan idari kararın doğurduğu tüm etki ve sonuçları ortadan kaldırmak zorunda olduğu, bir başka anlatımla, iptal edilen işlemin tesis edildiği tarihe kadar geri gidilerek, o işlem tesis edilmemiş olsaydı nasıl bir hukuki durum oluşacaktı ise İdarece o durumun iade edilmesinin zorunlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir Büyükşehir Belediyesi ’nce görevde yükselme suretiyle atama yapılacak kadroların 16.07.2009 günlü, 2009/17 sayılı Genelge ile teşkilata duyurulduğu, anılan Genelgenin "Taleplerin Değerlendirilmesi" başlıklı bölümünde, görevde yükselme sınavına esas başvurularda ilgililerin kendi birimlerindeki kadrolara müracaatlarının esas olduğunun öngörülmesinin, 2 sayılı cetvelle ilan edilen görevde yükselme sınavına esas şef kadrolarının derecelerinin belirtilmemesinin, davalı idarede 38 adet şube müdürlüğü boş olduğu halde 9 adet şube müdürlüğü için sınav duyurusunda bulunulmasının, sınav duyurusunda bulunulan şube müdürlüğü kadrolarının ismen ilan edilmesinin Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Ünvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğe aykırı olduğu ileri sürülerek 2009/17 sayılı Genelge'nin iptal edilerek yeniden düzenleme yapılması talebiyle yapılan başvurunun 7.8.2009 tarih ve 27940 sayılı işlem ile reddedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Kamu Emekçileri Sendikası tarafından İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin E:2009/1451 sayılı dosyasına kayden dava açıldığı, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 22.09.2010 günlü ve E:2009/1451, K:2010/217 sayılı kararıyla dava konusu işlemin, 2009/17 sayılı Genelgenin ''Görevde yükselme sınavına esas başvurularda ilgililerin kendi birimlerindeki kadrolara müracaatları esastır.'' şeklindeki düzenlemesi ile ''sınav yapılacağı duyurulan şefliklerin kaçıncı derece olduğunun belirtilmemesi yönündeki düzenlemeye ilişkin kısmının iptaline karar verildiği, kararın taraflarca temyizi üzerine Danıştay 5. Dairesi'nin 25.01.2012 günlü ve E:2010/7772, K:2012/192 sayılı kararıyla davacı sendikanın dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu, İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin 29.03.2013 günlü ve E:2013/328, K:2013/409 sayılı kararıyla bozma kararına uyularak davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği, bu kararın davalı idareye tebliği üzerine Genel Müdürlüğün 04.07.2013 günlü oluruyla 24.01.2010 tarihinde yapılan görevde yükselme sınavında başarılı olan aralarında davacının da bulunduğu müdür atamalarının yapıldığı, davacının 01.08.2013 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunarak 24.01.2010 tarihli Görevde Yükselme Sınavını kazandığı halde atamasının geç yapılması (4.7.2013 tarihinde) nedeniyle, atamasının 15.3.2010 tarihinden geçerli olacak şekilde yapılması, bu tarihten itibaren mahrum kaldığı özlük haklarının ve maaş farklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep ettiği, başvurusunun 13.08.2013 tarihli, 8209 sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bakılan davada, 24.01.2010 tarihinde girmiş olduğu görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavında başarılı olan, ancak yargı sürecinin devam etmesi dolayısıyla hak ettiği kadroya 04.07.2013 tarihinde atanarak hak kaybına uğrayan davacıya, ataması planlanan tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal hakların davalı İdarece ödenmesi ve özlük haklarının tanınması gerekmektedir.

Bu durumda davacının, atamasının geç yapıldığından bahisle kazanılmış haklarının tarafına verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle İzmir 2. İdare Mahkemesince verilen 04/07/2014 günlü, E:2013/1516; K:2014/1000 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına; aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.