Çeşitli Sağlık Kuruluşlarında Belirli Sürelerin Üzerinde Tutulan Nöbetler İçin Ücret Ödenmemesini Öngören Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar
|
Anayasa Mahkemesi 26/11/2025 tarihinde E.2025/89 numaralı dosyada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 5947 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen ek 33. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. |
İtiraz Konusu Kural
İtiraz konusu kuralda, çeşitli sağlık kuruluşları itibarıyla ancak belirli saatlere kadar tutulan nöbetler bakımından ücret ödeneceği, bu sürelerin üzerinde nöbet tutulmasının gerekli olması durumunda ücret ödenmeyeceği öngörülmektedir.
Başvuru Gerekçesi
Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla, ilgili sağlık personelinin tuttuğu nöbete ilişkin olarak yapılacak ücret ödemesinin belirli bir süreyle sınırlandığı, bu süre üzerinde nöbet tutulsa dahi sağlık personeline buna ilişkin bir ücret ödenmeyeceğinin öngörüldüğü, bu durumun hukuk devleti ilkesini, zorla çalıştırma yasağını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi 25/1/2023 tarihli ve E.2022/97, K.2023/13 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun’un ek 33. maddesinin üçüncü fıkrasının, ücretlendirilebilecek toplam icap nöbeti süresini aylık 120 saatle sınırlayan ikinci cümlesini Anayasa’nın 18. maddesine aykırı görerek iptal etmiştir.
Anılan kararda, alanında uzman olan kişilerin uzmanlık alanlarıyla ilgili olmak ve aşırı külfet yüklememek kaydıyla birtakım hizmetlerle yükümlü kılınmasının zorla çalışma veya angarya olarak değerlendirilemeyeceği ancak bu kişilere ölçüsüz külfet yüklenmesi durumunda Anayasa’nın 18. maddesinin sınırlarının aşıldığı sonucuna varılabileği belirtilmiştir. Ölçüsüz külfet yüklenip yüklenmediğinin tespitinde ise kişilere ücret ve benzeri menfaatlerin sağlanıp sağlanmadığının ve yapılması zorunlu kılınan hizmetin mesleki gelişim ve kariyerlerine katkısının bulunup bulunmadığının gözönünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu kapsamda ilk olarak icap nöbetinin, statü hukukuna tabi olarak çalışan kamu görevlilerinin bulundukları statünün gereği olarak yerine getirdikleri bir görev olması nedeniyle makul kabul edilebileceği; mesai saatleri dışında, gece boyunca ve hafta sonlarında görev icabı çağrılabileceklerinin öngörülebilir olduğu ve bu hizmetlerin memurların ve sözleşmeli personelin mesleki faaliyetlerinin kapsamı dışında sayılamayacağı tespit edilmiştir.
Söz konusu kararda ayrıca sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesinin Anayasa’nın 56. maddesi kapsamında devlete yüklenen pozitif yükümlülüklerden olduğu, sağlık çalışanlarının icap nöbeti tutma ödevi altında bulunmasının tek başına Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olmadığı belirtilmiştir. Ancak bu hizmetlerin dinlenme hakkını ortadan kaldırmaması gerektiği, zorunlu hâllerde getirilen nöbet yükümlülüğünün uygun bir ücretle telafi edilmesinin kamu yararı ile sağlık personelinin menfaatlerinin dengelenmesi bakımından uygun bir yol olduğu ifade edilmiştir. Bu kapsamda icap nöbetine üst sınır getirmeyen ve söz konusu sınırın zorunlu hâllerde aşılması durumunda bu fazla çalışmayı telafi edecek bir ücret ödenmesini güvence altına almayan hükmün Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
İtiraz konusu kuralla da çeşitli sağlık kuruluşları itibarıyla ancak belirli saatlere kadar tutulan nöbetler bakımından ücret ödeneceği, bu hâliyle kuralın Anayasa’nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği anlaşılmıştır. Bu itibarla kural yönünden Anayasa Mahkemesinin anılan kararından ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.




