Danıştay: Ceza Kararı Temyiz Yoluyla İncelenirken Memuriyete Son Verilemez

Danıştay Onikinci Dairesi, hakkındaki mahkûmiyet kararı istinaf aşamasında kesinleşen ancak sonradan 7188 sayılı Kanun'la tanınan olağanüstü temyiz yoluna başvurulan bir öğretmenin, ceza yargılaması nihai olarak sonuçlanmadan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesini hukuka aykırı buldu.

Bir ilkokulda görev yapan öğretmen, 15 Temmuz 2016 sonrası yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle terör örgütü propagandası yapmak suçundan yargılandı. Ağır Ceza Mahkemesi davacıyı 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırdı; ceza ertelendi. İstinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak reddedildi.

Bu kesinleşme üzerine il milli eğitim müdürlüğünce yürütülen soruşturma sonunda, davacının 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendindeki memuriyete alınma şartlarından birini (bir yıl veya daha fazla hapis cezası almamış olma) kaybettiği değerlendirilerek, aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verildi.

Davacı, işlemin iptali istemiyle dava açtı; iddiasına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesine 7188 sayılı Kanun'la eklenen üçüncü fıkra uyarınca, terör örgütü propagandası suçuna ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı istisnai olarak temyiz yolu açılmıştı ve kendisi bu yola başvurmuştu — dolayısıyla ceza hükmü henüz kesinleşmemişti. İdare Mahkemesi ve istinaf aşamasında Bölge İdare Mahkemesi bu iddiayı gözetmeksizin davayı reddetti.

Danıştay'ın Değerlendirmesi

Daire, UYAP kayıtlarını inceleyerek davacının gerçekten de 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesindeki istisnai temyiz yoluna başvurduğunu ve Yargıtay ilgili ceza dairesinin, bölge adliye mahkemesi kararını bozduğunu tespit etti.

Bu durumda ceza yargılamasının davacı aleyhine kesin bir sonuçla sonuçlanmadığı, dolayısıyla 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesindeki memuriyete alınma şartının kaybedildiğinden söz edilebilmesi için gereken kesin mahkûmiyetin mevcut olmadığı belirtildi. Daireye göre idarenin, ceza davasının nihai sonucunu beklemeden ve yargılama tamamlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapmadan tesis ettiği görevden çıkarma işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Danıştay'dan 4483 sayılı Kanun uygulamasına dair emsal karar
Danıştay'dan 4483 sayılı Kanun uygulamasına dair emsal karar
İçeriği Görüntüle

Sonuç

Danıştay Onikinci Dairesi, davacının temyiz isteminin kabulüne ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verdi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/190
Karar No : 2023/6027

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: .................................................. ilçesi, ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile sosyal ve maddi haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; terör örgütü propagandası yapmak suçundan dolayı 1 yıl, 15 gün hapis cezası ile cezalandırılarak bu cezası ertelenen ve istinaf incelemesi ile mahkumiyeti kesinleşen davacının, 1 yıl olarak belirlenen denetim süresini iyi halli geçirecek dahi olsa, hakkındaki mahkumiyet hükmünün ortadan kalkmayacağı dikkate alındığında, davacının 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca memurluğa alınma şartını sonradan yitirdiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hapis cezasına ilişkin hükmün ertelendiği ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, denetim süresi sona ermeden kamu görevinin sona erdirildiği, bu durumda henüz infazına geçilmemiş bir cezanın fer'i sonuçlarının meydana geldiği, 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesine eklenen 3. fıkra ile kesinleşen adli yargı kararına karşı temyiz yolu açıldığı ve kararı temyiz ettiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
..................................................İlçesi, ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 15/07/2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ile ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle, terör örgütü propagandası yaptığından bahisle yürütülen adli soruşturma sonucunda açılan davada, K... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 1 yıl, 15 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve hükmedilen hapis cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelendiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği ve söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine, Kocaeli Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ekinde Maarif Müfettişlerince hazırlanan … sayılı soruşturma raporunda, davacının Devlet memurluğunun sona erdirilmesi yönünde teklif getirildiği, getirilen teklif doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacının görevine son verilmesi üzerine, temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun memuriyete alınmaya ilişkin "Genel ve özel şartlar" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasında; "Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır." hükmüne; aynı fıkranın (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." hükmüne; "Memurluğun sona ermesi" başlıklı 98.maddesinde ise; "Devlet memurlarının ... b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi; ..... hallerinde memurluğu sona erer." hükmüne yer verilmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29. maddesiyle eklenen üçüncü fıkrasında; “ İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),
2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213),
3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),
4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),
5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216),
6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),
7. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),
8. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300),
9. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
(madde 301),
10. Silâhlı örgüt (madde 314),
11. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),
suçları.
b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci
maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının görevine, terör örgütü propagandası yapmak suçundan aldığı 1 yıl, 15 gün hapis cezasının istinaf kararı ile kesinleştiğinden bahisle son verilmişse de; kesinleşen istinaf kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesine eklenen hüküm uyarınca temyiz yolunun açıldığı, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan hüküm kapsamında davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği görülmüştür.

Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılarak ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra davacının memur olma şartını yitirip yitirmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin, davacının memur olma şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.