Danıştay: SGK'da Sahte Sigortalı Kaydı Giren Memurun Cezası Onandı
Danıştay 12. Dairesi, emekliye ayrıldıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilen SGK personelinin temyiz isteminin reddine karar vererek Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.
Danıştay Onikinci Dairesi, 2020/4137 E. ve 2023/7258 K. sayılı kararıyla, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde VHKİ kadrosunda görev yapmakta iken 25/04/2016 tarihinde emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı temyiz isteminin reddine karar verdi.
Davacı hakkında; kendisine tahsis edilen kullanıcı kodu ve şifresini, kredi çetesi ile iş birliği halinde, bankalardan kredi almak amacıyla temin edilen kişiler adına kullandığı, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında 21 farklı iş yerinden toplam 300 kişi için geçmişe yönelik sahte sigortalı hizmeti ve prime esas kazanç girişi yaptığı, bu kayıtların büyük kısmını sonradan sistemden sildiği ve işlemlerin büyük çoğunluğunu aylık prim ve hizmet belgesi verilmeden resen gerçekleştirdiği ileri sürülerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiştir. Soruşturmada, davacının hesabına 2014 yılından 2016 Mart ayına kadar düzenli olarak gelirine oranla yüksek miktarda para yatırıldığı da tespit edilmiştir.
İdare Mahkemesi, isnat edilen fiillerin davacı tarafından işlendiğinin soruşturma raporunda yer verilen tanık ifadeleri ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, Devlet memurluğundan emekli olarak ayrılmanın memuriyetten çıkarılmaya engel olmadığını da göz önünde bulundurarak işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Davacı; sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığını, soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığını, savunma isteme yazılarında soyut iddialar dışında bilgi ve belge gösterilmediğini, şifrelerin büro içinde denetimsiz biçimde herkes tarafından kullanıldığını, işlem tarih ve saatlerinde davacının büroda bulunup bulunmadığının kamera ve giriş-çıkış kayıtlarıyla kolayca tespit edilebileceğini ileri sürmüştür. Karşı taraf savunma vermemiştir.
Daire, bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulmasının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki sebeplerden birinin varlığına bağlı olduğunu belirtmiş; temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğuna, dilekçedeki temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğine hükmederek temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, 27/12/2023 tarihinde kesin olarak verilmiştir.
| Mahkeme | Danıştay 12. Daire |
| Esas / Karar No | 2020/4137 E., 2023/7258 K. |
| Karar Tarihi | 27/12/2023 |
| Oy Durumu | Oybirliği |
| Sonuç | Temyiz isteminin reddi, BAM kararının onanması |
| Dava Konusu | Emekliye ayrıldıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi |
| İlgili Mevzuat | 657 s. DMK m. 125/E-(g); 2577 s. İYUK m. 45, 49, 50 |
KARAR METNİ
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4137 E., 2023/7258 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4137
Karar No : 2023/7258
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü VHKİ kadrosunda görev yapmakta iken 25/04/2016 tarihi itibariyla emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararla; davacının 2014- 2016 Mart ayına kadar düzenli olarak gelirine oranla yüksek miktarda hesabına para yatırıldığı, zaten maaşının da aynı hesaba yattığı düşünüldüğünde, haricen ATM'den yatırlan paraların nereden elde edildiğinin belli olmadığı, davacı tarafından her ne kadar, sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet işlemlerini ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığını iddia etse de, yapılan soruşturmada davacının sahte sigortalı hizmet işlediği ve hizmet silmeye dayanak bir belgenin iş yeri dosyası içinde olmadığı, yine geçmişe dönük olarak verilen aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınıp alınmayacağının denetim ile tespitini istemesi gerekirken, denetim talebinde bulunmadan geçmişe dönük olarak verilen aylık prim hizmet belgelerindeki sigortalılarının hizmetlerini sisteme işlediği, bankadan kredi çekildikten sonra da bunları bir kısmını sistemden sildiği, kendisine tahsis edilen ... işlemleri " ... " kullanıcı kodu ve şifresini, kredi çetesi ile işbirliği halinde, bankalardan kredi almak amacıyla temin edilen kişiler adına, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında değişik gün ve saatlerde, ilgili mevzuat ve kurum uygulamalarına aykırı şekilde, kurum bilgi işlem sistemini kullanmak suretiyle, 21 farklı iş yerinden toplam 300 kişi için geçmişe yönelik sahte sigortalı hizmeti ve prime esas kazanç girişi yaptığı, daha sonra bunların büyük kısmını sistem üzerinden tamamen sildiği, bu işlemlerin büyük çoğunluğunu aylık prim ve hizmet belgesi verilmeden sistem üzerinden resen gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, soruşturma raporunda sübuta erdiği iddia edilen fiillerin, davacı tarafından işlendiği hususu, soruşturma raporunda yer verilen tanık ifadeleri ve dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerle sabit olduğundan, Devlet memurluğundan emekli olarak ayrılmasının memuriyetten çıkarılmasına engel olmadığı göz önünde bulundurularak, eylemlerine uyan Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet işlemlerini ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığı, soruşturmanın usulüne göre yapılmadığı, isnat edilen suçlamalara karşı savunması istenirken, savunma isteme yazılarında mevcut soyut iddialar dışında herhangi bir bilgi, belge gösterilmediği, davacıya ait olan şifreler büro içerisinde herhangi bir denetime tabi tutulmaksızın herkes tarafından kullanıldığı, isnat edilen fillerin bilgisayar sisteminde işlenme tarihi, saniyesine varana dek kayıtlı olduğu, bu tarihlerde, saatler arasında davacının işlemin yapıldığı büroda olup olmadığı kamera kayıtları, giriş çıkış kayıtları incelenerek kolaylıkla anlaşılabilecekken bu yönteme başvurulmadığı, soyut ifadelerde kağıt üzerinde işlem tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
- Davacının temyiz isteminin reddine,
- Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının ONANMASINA,
- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 27/12/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Başlıktaki "Cezası Onandı" ifadesini bilerek koruyorum, çünkü Danıştay fiilen Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı ve ceza işlemi ayakta kaldı. "Hukuka uygun bulundu" gibi esasa ilişkin bir kesinlik içeren ifadeyi gövdeden çıkardım.



