KDK: Nöbet Sırasında Görev Yerini Terk Eden Hekime Verilen Uyarma Cezasında Hukuka Aykırılık Bulunmadı

Kamu Denetçiliği Kurumu, nöbetçi hekimin görev mahallini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle verilen uyarma cezasına yönelik başvuruyu reddetti. KDK, HBYS kayıtları ile kamera görüntülerinin hekimin nöbet sırasında hastane dışında bulunduğunu ortaya koyduğunu belirterek disiplin cezasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı.

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), nöbet sırasında görev yerini izinsiz terk ettiği gerekçesiyle hakkında uyarma disiplin cezası verilen hekimin başvurusunu reddetti.

24 Eylül 2026 tarihli ve 2026/19295-S.26.26329 sayılı Ret Kararında, başvuran hakkında Servergazi Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen ve Denizli Valiliği İl Disiplin Kurulu'nun 8 Nisan 2026 tarihli kararıyla kesinleşen uyarma cezası incelendi. Başvuran vekili, disiplin cezasının usul, zamanaşımı ve esas yönlerinden hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek cezanın kaldırılmasını talep etti.

İdarenin KDK'ya sunduğu bilgi ve belgelerde, disiplin soruşturmasının 19 Şubat 2026 tarihli raporla tamamlandığı, soruşturmanın yetkili muhakkikler tarafından yürütüldüğü ve ilgili personelin savunmasının alınmasının ardından disiplin işleminin tesis edildiği belirtildi. İdare ayrıca soruşturma kapsamında kamera kayıtları ile diğer verilerin incelendiğini ve başvuranın nöbet sırasında sıralı amirlerine bilgi vermeksizin görev yerini terk ettiğinin tespit edildiğini bildirdi.

Beş farklı nöbet tarihine ilişkin kayıtlar incelendi

KDK'nın değerlendirmesinde, başvuranın nöbetçi olduğu 19 Temmuz 2025, 9 Ağustos 2025, 23 Eylül 2025, 15 Ekim 2025 ve 29 Ekim 2025 tarihlerine ilişkin HBYS kayıtları ile kamera kayıtlarının karşılaştırıldığı belirtildi.

Yapılan incelemede, bazı konsültasyon taleplerinin başvuranın hastaneye gelişinden önce oluşturulduğu, bu durumun da hekimin nöbet sırasında hastane dışında bulunduğuna ilişkin somut tespitler ortaya koyduğu kaydedildi. 23 Eylül 2025 tarihi dışındaki diğer tarihlerde konsültasyon istemi ile hekimin hastaneye gelişi arasında süre bulunduğu da kararda belirtildi.

Nöbet sırasında kurumdan ayrılma yasağına dikkat çekildi

KDK, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 41'inci maddesinde nöbetin saat 08.00'den ertesi gün saat 08.00'e kadar devam ettiğine ve nöbetçilerin hiçbir suretle kurumdan ayrılamayacağına ilişkin düzenlemeye dikkat çekti.

Bu çerçevede KDK, başvuranın nöbetçi olduğu tarihlerde görev mahallini izinsiz terk ederek nöbet hizmetinin gereklerini yerine getirmediği yönündeki tespitin, soruşturma kapsamında elde edilen HBYS ve kamera kayıtlarıyla desteklendiğini değerlendirdi.

Fiil 657 sayılı Kanun kapsamındaki disiplin hükmüyle örtüşüyor

Kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125'inci maddesinde uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında "özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek" fiiline de yer verildiği hatırlatıldı.

KDK, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgelerin başvuranın nöbet mahallini izinsiz terk ettiğini ortaya koyduğunu ve isnat edilen fiil ile verilen disiplin cezası arasında hukuki ve fiili bağ bulunduğunu belirtti.

Usul ve zamanaşımı yönünden de aykırılık bulunmadı

KDK, disiplin soruşturmasında başvuranın son savunmasının soruşturmanın tamamlandığı 25 Şubat 2026 tarihinde istendiğini, savunma istem yazısının 4 Mart 2026 tarihinde tebliğ edildiğini ve başvuranın süresi içerisinde savunmasını verdiğini tespit etti.

Disiplin amirinin 11 Mart 2026 tarihinde karar verdiği, soruşturmanın yetkili muhakkikler tarafından yürütüldüğü ve disiplin cezasının mevzuatta öngörülen süreler içerisinde yetkili makam tarafından tesis edildiği belirtilerek savunma hakkının kısıtlanması veya ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması yönünden de bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna ulaşıldı.

Sonuç olarak KDK, başvuranın görev mahallini izinsiz terk ettiğine ilişkin tespitin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulduğunu, fiil ile ceza arasında hukuki ve fiili bağ bulunduğunu ve disiplin cezasında usul ve esas yönlerinden hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığını değerlendirdi. Başvurunun reddine karar verildi.


Kararın Hukuki Gerekçesi

KDK'nın kararındaki hukuki değerlendirme dört temel noktada toplanıyor:

1. Disiplin soruşturmasında somut delil aranması

KDK, disiplin soruşturmasının yalnızca soyut iddialara dayanamayacağını; soruşturma raporunda fiilin unsurlarının ortaya konulması, lehe ve aleyhe delillerin değerlendirilmesi ve isnat edilen fiilin somut delillerle ortaya konulması gerektiğini belirtti.

Somut olayda ise HBYS kayıtları ile kamera görüntülerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen veriler, hekimin nöbet sırasında hastane dışında bulunduğuna ilişkin tespitleri destekledi.

2. Nöbetçinin görev mahallini terk edememesi

KDK, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 41'inci maddesindeki nöbet düzenlemesini esas aldı. Buna göre nöbet 08.00'den ertesi gün 08.00'e kadar devam etmekte ve nöbetçilerin kurumdan ayrılmasına izin verilmemektedir.

3. Fiilin 657 sayılı Kanun'un 125/A-b maddesi kapsamında olması

657 sayılı Kanun'un 125/A-b maddesinde, özürsüz veya izinsiz olarak görev mahallini terk etmek uyarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılıyor. KDK, somut olayda tespit edilen eylemin bu hükümde düzenlenen fiille örtüştüğünü değerlendirdi.

4. Savunma ve zamanaşımı yönünden hukuka aykırılık bulunmaması

KDK, son savunmanın soruşturmanın tamamlanmasından sonra alındığını, savunma için süre tanındığını, disiplin amirinin kararını süresi içerisinde verdiğini ve soruşturmanın yetkili kişilerce yürütüldüğünü belirterek usul yönünden de hukuka aykırılık görmedi.

Bu nedenlerle KDK, disiplin cezasının kaldırılmasını gerektiren bir hukuka veya hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaştı.


KARARIN TAMAMI

T.C.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)

SAYI: 2026/19295-S.26.26329
BAŞVURU NO: 2026/14130
KARAR TARİHİ: 24/09/2026
KARAR: RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE: DENİZLİ VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU: Uyarma disiplin cezasının iptali talebi hakkındadır.

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran vekili; müvekkili hakkında Servergazi Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen ve Denizli Valiliği İl Disiplin Kurulu'nun 08.04.2026 tarih ve / sayılı kararı ile kesinleşen "Uyarma" disiplin cezasının usul, zamanaşımı ve esasa aykırılıklar yönünden incelenerek iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 18.06.2026 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Denizli Valiliği tarafından gönderilen 01.07.2026 tarih ve E- - - sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Konu hakkında 19.02.2026 tarihli soruşturma raporu tanzim olunduğu anlaşılmakla, raporun mevzuatta belirtilen usul ve esaslara riayet edilerek tanzim olunduğu, muhakkikin Denizli İl Sağlık Müdürlüğünde görevli Başkan ve Araştırmacı unvanlı kişiler tarafından yürütüldüğü, yine anılan raporun Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinde belirtilen amire sevk edilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda ve Devlet Memurları Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nde belirtilen hususlar ışığında usule uygun alındığı, memurun son savunması alındıktan sonra disiplin amiri tarafından yönetmelikte belirtilen 15 gün içerisinde idari işlemin tesis edildiği, bu haliyle de ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı,

2.2. Diğer taraftan memura uygulanan cezaya esas teşkil eden savunma tetkik olunduğunda; memurun savunma hakkının kısıtlandığına dair herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığı, mevzuatta düzenlenen süreler doğrultusunda gerekli idari işlemin sergilendiği ve alt ceza tayinine ilişkin gerekli değerlendirmenin de disiplin amiri tarafından yapıldığı,

2.3. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 128 inci maddesinde belirtilen hükümlerin disiplin amiri marifetiyle uygulandığı, herhangi bir hak düşürücü durumun söz konusu olmadığı, memurun soruşturma baskısı altında kalmadığı, memurun son savunmasının soruşturmanın bitimi olan 25.02.2026 tarihinde istendiği, bu yönde tesis olunan idari işlemin 04.03.2026 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, süresi içerisinde savunmasını verdiği ve disiplin amirinin 11.03.2026 tarihli kararı vererek idari işlemi tesis ettiği,

2.4. Disiplin soruşturmasında soruşturmanın ne zaman başladığı ve ne zaman bittiğinin yazılı olduğu, geçen süreçlerde muhakkik olarak görevlendirilen ilgililerin kamu görevlisi olduğu dikkate alındığında asli görevlerinin dışında verilen bu muhakkiklik görevlerini de icra ettikleri, soruşturmanın makul süre içerisinde tamamlandığı, herhangi bir zamanaşımına sebebiyet verilmediği, temin edilen bilgi ve belgeler ışığında verisel ve tarihsel değerlendirmelerin yapılarak hakkında soruşturma yürütülenlere ilişkin görev, zaman, mekan üçlemesi üzerinden soruların yöneltildiği, veriler ile alınan ifadelerin değerlendirilmesi neticesinde her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delillerle soruşturma raporunun desteklendiği, diğer taraftan kamera görüntülerine ilişkin verilerin de hekim bazlı çözümlemesinin yapıldığı ve dosyaya delil niteliğinde konulduğu, dolayısıyla soruşturma raporunun hukuki denetime açık olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği,

2.5. Disiplin soruşturmasının vatandaşların CİMER müracaatları ve Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne sunmuş olduğu dilekçeler kapsamında başladığı, muhakkiklerce elde edilen veriler sonrasında kamu görevlisi olan sağlık meslek mensuplarının soruşturma dışında farklı suçlara isabet eden eylemlerinin tespiti üzerine görevlendirilen makamdan ek yetki istenmek suretiyle soruşturmanın derinleştirildiği, disiplin soruşturma raporunun ek - sayılı evraklarından anlaşıldığı,

2.6. 19.02.2026 tarihli disiplin soruşturma raporu ve ilişikleri tetkik olunduğunda; görev yerini terk eden sağlık meslek mensuplarının tespiti sonrasında hakkında disiplin soruşturması yürütülenlere yönelik görev yerini terk ettiği saat ve tarihlere ilişkin ayrıntılı bilgilerin soruşturma esnasında paylaşıldığı ve buna yönelik soruların sorulduğu, sorulan bu hususlara ilişkin adı geçen başta olmak üzere diğer sağlık meslek mensuplarının tüm sorulara cevap verdiği görülmekle, tarih ve zaman olarak bilgilendirildikleri, alınan ifadeler ve disiplin amiri tarafından alınan savunma değerlendirildiğinde; memurun sıralı amirlerine bilgi vermeksizin görev yerini özürsüz ve izinsiz olarak terk ettiğinin sabit olduğu gerekçeleriyle işlem tesis edildiği, bu haliyle ilgili hekimin zaruret halini sıralı amirlerine bildirmemesinden, ödev ve sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklı olduğu,

2.7. Mevcut soruşturma dosyasında; memura sağlık hizmetini aksattığı veyahut geciktirdiği gerekçesiyle herhangi bir disiplin cezası öngörülmediği, hasta mağduriyetine yönelik herhangi bir emarede bulunmadığı, yalnızca kurumlarca belirlenen usul ve esaslara riayet edilmemesi hadisesi nedeniyle idari işlemin tesis edildiği, kanunun disiplin amirine sağladığı takdir değerlendirmesinde amirin bu hususu gözeterek değerlendirme yaptığı, bu anlamda da fiilin işleniş biçimi ve ağırlığı göz önüne alınarak alt ceza tayinine gidilmediği,

2.8. Disiplin soruşturma raporunda memura yönelik disiplin yönünden getirilen tekliflerin getirildiği, mali yönden herhangi bir teklifin getirilmediği görülmekle memura mali bir yaptırım uygulanmadığı, dolayısıyla yetki saptırması gibi bir işlemin uygulamada yer bulmadığı,

2.9. Disiplin cezalarının uygulanma kabiliyetinin idari işlem ile tesis olunacağı dikkate alındığında idari işlemlerin nasıl ve ne şekilde iptal edileceği kanun ve mevzuattaki hükümler çerçevesinde ortaya konmuş olup disiplin cezasının kaldırılması talebiyle memurun süreci içerisinde vaki itiraz hakkını kullandığı ve yapılan değerlendirme neticesinde itirazının reddedildiği, dolayısıyla bu hususa ilişkin idare mahkemesinde dava açma hakkının saklı olduğu, ancak bu yönlü idare mahkemelerinden bir dava dilekçesinin intikal etmediği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişi ile ilgili şikayetleri inceler…”

3.2. “Genel İlkeler” başlıklı 128 inci maddesinde;

“(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun;

5.1. “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;

“Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”

TSK personelini ilgilendiren disiplin cezası kararı
TSK personelini ilgilendiren disiplin cezası kararı
İçeriği Görüntüle

5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde;

“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

A – Uyarma; Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: …

b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek,…”

5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde;

“Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır.”

5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde;

“Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,

Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”

5.5. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde;

“Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ'IN KAMU BAŞDENETÇİSİ'NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran vekili, müvekkili hakkında tesis edilip Denizli Valiliği İl Disiplin Kurulunca kesinleşen “Uyarma” disiplin cezasının, usul, zamanaşımı ve esas yönlerinden incelenerek iptalini talep etmektedir.

8. Bilindiği üzere disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlığına göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.

9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 124 üncü maddesinde kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre disiplin cezası verileceği hüküm altına alınmıştır. Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin yani disiplin suçlarının neler olduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 inci maddesinde belirtilmektedir. Disiplin cezası vermeye yetkili makamların neler olduğu ise yine Devlet Memurları Kanunu'nun 126 ncı maddesinde belirlenmiştir.

10. Soruşturmada amaç, yaşanan olayın arkasındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu nedenle soruşturma raporunda; soruşturma konusu fiil ve durumların yasal unsurlarının açık ve ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi, hakkında soruşturma yapılan kişinin lehinde ve aleyhinde toplanan bütün kanıtların her suç maddesi itibariyle ayrı ayrı tartışılması; bulgular ve deliller, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, ilgililerin kişisel durumları, ilgilinin öne sürdüğü özürlerin doğruluk derecesi araştırılarak elde edilen bilgiler ve ilgili mevzuat hükümleri ışında yapılan değerlendirmelerle tarafların iddialarının somut delillerle ortaya konması ve fiilin şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması; sebep ve sonuçların açıkça belirtilmesi, olaya uygulanacak hukuk kurallarının tespit edilmesi suretiyle memurun cezalandırılmasının gerekli olup olmadığı hususunun irdelenmesi, raporun bütün soruşturma konularını kapsayacak şekilde doğru ve eksiksiz hazırlanması, raporun bölümleri arasında herhangi bir çelişkiye meydan verilmemesi ve böylece sağlıklı bir sonuca ulaşılması gerekmektedir.

11. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde;

11.1. Başvuranın nöbetçi olduğu 19.07.2025, 09.08.2025, 23.09.2025, 15.10.2025 ve 29.10.2025 tarihlerinde acil servisten istenen konsültasyonlara ilişkin HBYS kayıtları ile kamera kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda, bazı konsültasyonların başvuranın hastane dışından acil servise gelmesinden önce istendiğinin tespit edildiği, bu kapsamda başvuranın nöbet sırasında hastaneden ayrıldığı ve acil konsültasyonlar için hastane dışından geldiği yönünde somut tespitlere ulaşıldığı anlaşılmıştır. Nitekim 23.09.2025 tarihindeki kayıtlar dışında diğer tarihlerde konsültasyon istemi ile başvuranın hastaneye gelişi arasında süre bulunduğu görülmektedir.

11.2. Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 41 inci maddesinde nöbetin saat 08.00'den ertesi gün 08.00'e kadar devam edeceği ve nöbetçilerin hiçbir suretle kurumdan ayrılamayacağı düzenlenmiştir. Bu çerçevede, başvuranın nöbetçi olduğu tarihlerde görev mahallini izinsiz terk ederek nöbet hizmetinin gereklerini yerine getirmediği ve bu suretle “özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek” fiilini gerçekleştirdiği yönündeki tespitin, soruşturma kapsamında elde edilen HBYS ve kamera kayıtlarıyla desteklendiği değerlendirilmiştir.

11.3. Usul yönünden ise; memurun son savunmasının soruşturmanın bitimi olan 25.02.2026 tarihinde istendiği, bu yönde tesis olunan idari işlemin 04.03.2026 tarihinde adı geçene tebliğ edildiği, süresi içerisinde savunmasını verdiği ve disiplin amirinin 11.03.2026 tarihli kararı vererek idari işlemi tesis ettiği, disiplin soruşturmasının yetkili muhakkiklerce yürütüldüğü ve disiplin cezasının mevzuatta öngörülen süreler içerisinde yetkili makam tarafından tesis edildiği, bu nedenle savunma hakkının kısıtlanması veya ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması gibi bir usulsüzlüğün bulunmadığı anlaşılmıştır.

12. Bu itibarla, başvuranın nöbet mahallini izinsiz terk ettiği yönündeki tespitin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulduğu, isnat edilen fiil ile verilen disiplin cezası arasında hukuki ve fiili bağ bulunduğu, başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezasında usul ve esas yönlerinden hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; söz konusu ilkelere aykırı davranıldığına ilişkin herhangi bir hususa rastlanmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve DENİZLİ VALİLİĞİNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi

Kaynak karar: KDK, 2026/19295-S.26.26329 sayılı Ret Kararı, 24.09.2026. Kararın sonuç kısmında başvurunun reddine ve kararın başvuran vekili ile Denizli Valiliğine tebliğine karar verilmiştir.