Disiplin soruşturmasında tarafsız soruşturmacı görevlendirilmesi

Disiplin soruşturmasında tarafsız soruşturmacı görevlendirilmesi disiplin amiri soruşturma olmaksızın savunma alıp disiplin cezası vermesi örnek emsal danıştay kararı

Disiplin soruşturmasında tarafsız soruşturmacı görevlendirilmesi

Disiplin soruşturmasında tarafsız soruşturmacı görevlendirilmesi 

Disiplin soruşturmasında tarafsız soruşturmacı görevlendirilmesi  disiplin amiri soruşturma olmaksızın savunma alıp disiplin cezası vermesi örnek  emsal danıştay kararı 

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2012/1677 E.  ,  2015/6064 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2012/1677

Karar No : 2015/6064

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):

Vekili :

Karşı Taraf (Davalı) :

Vekili :

İstemin Özeti : ... 1. İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve ... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi :

Düşüncesi : Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, ... İşletmeleri ... Bölge Müdürlüğünde başmühendis olarak görev yapan davacının, makama verdiği bilgi notu ve savunma gibi yazılı beyanlarında daha dikkatli ve nezaket kuralları çerçevesinde bir uslüp kullanması hususunda uyarılmasına ilişkin 23.11.2010 tarih ve 53888 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare mahkemesince, odanın yeni atanan kişiye teslim edilmesi için sözlü olarak talimatlandırılan davacının, bu görevi kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle yapmaktan imtina etmesi nedeniyle uyarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

BOTAŞ Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş. Kapsam Dışı Personel Disiplin Yönetmeliğinin 5. maddesinde, "Uyarma, personele görevinde veya davaranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde teşekkülce belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,

b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, görevden erken ayrılmak, görev

mahallini terk etmek,

c) Teşekkül tarafından belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek,

ç) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak,

d) Personele yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunmak,

e) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,

f) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak,

g) Personele gereksiz yere e-posta göndermek." hükmü ile uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmıştır.

Aynı Yönetmeliğin 10. maddesinde, "Disiplin cezası uygulanmasını gerektiren, ancak bu yönetmelikte yer almamış fiil ve hallerin olması, bu fiil ve hallerin cezasız kalmasını gerektirmez. Bu durumda, kusur yönetmelikte belirtilen fiil ve hallerin hangisine en yakın veya benzeri olarak görülürse bu fiil ve hallere takdir edilen ceza verilir.

Kusurlu fiil ve hallerin, bu yönetmelikte belirtilenlere benzememesi halinde ağırlık ve derecesine göre bu yönetmelikteki cezalardan biri verilir." hükmüne yer yerverilmiştir.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, yapılacak soruşturmada varsa iddia sahipleri ile olayın açıklığa kavuşması için gerekli tanık ve davacının ifadelerinin alınması, lehe ve aleyhe olan tüm delillerin toplanarak olayın değerlendirilmesi ve ekleriyle birlikte soruşturma raporunun oluşturulması; disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacının, davalı idareye bağlı DT ... Pompa İstasyonu'nda Ü.A.'ün çalışma odasını kilitlemesi ve odanın M.K.'a teslim edilmesi için C.U. adlı kişi ile birlikte görevlendirildiği, olayın olduğu yere gittikleri, ancak odanın kitli olması ve içeride özel eşyaların olduğu gerekçesiyle davacının kanuna aykırı talimat verildiğinden bahisle emri yazılı olarak istediği ve böylece talimatı yerine getirmede imtina ettiği iddia edildiği, sonradan Bölge Müdürünün ısrarlı talimatı ile odanın çilingirci marifetiyle açtırıldığı, bu olay üzerine davacının Bölge Müdürünce savunmasının istenildiği ve Bölge Müdürünce dava konusu disiplin cezası verilmesine ilişkin işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.

Bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında soruşturma açılıp tarafsız bir soruşturmacı tayin edilmeksizin, olayın bizzat içerisinde yer alan Bölge Müdürü F.T. tarafından doğrudan savunmasının alındığı ve yine aynı kişi tarafından cezanın verildiği anlaşılmaktadır.

Bu duruma göre, soruşturma açılmadan, bağımsız bir soruşturmacı tayin edilmeden ve cezaya konu fiili her yönüyle ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadan tesis edilen edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YORUM EKLE