KİT personeli 4483 sayılı Kanuna tabi mi?

Danıştay 2. Dairesi, KİT'lerde görev yapan personelin 4483 sayılı yasa kapsamında ne şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dair önemli bir karar verdi. Söz konusu karar aşağıda yer almaktadır. 

2. Daire 2002/840 E. , 2003/532 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2002/840
Karar No: 2003/532


KARAR

Tetkik Hakimi: …

Hakkında Soruşturma
İzni İstenenler: 1- … - … A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü.
2- … - Aynı yerde Yönetim Kurulu Üyesi.
3- … - " " " " "
4- … - " " " " "
5- … - " " " " "

Soruşturulacak Eylem: Bayilerle yapılan sözleşme hükümlerine aykırı uygulamalar yapmak suretiyle şirketin zararına neden olmak.
Eylem Tarihi: 1999-2002 yılları arası.
Yetkili Merciin Kararı: Soruşturma izni verilmesine.
Karara İtiraz Eden: Hakkında soruşturma izni verilen … vekili Av. …

Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığından 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca … gün ve … sayılı yazı ile gönderilen dosya ve Devlet Bakanı … tarafından verilen … gün ve … sayılı karar incelenerek gereği görüşüldü:


T.C. Anayasasının kamu hizmeti görevlileriyle ilgili 128 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği hükmüne yer verilmiştir.


4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un "kapsam" başlıklı 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında ise, "Bu Kanunun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanacağına işaret edilmiştir.


Her iki hükmün birlikte incelenmesinden anlaşılacağı üzere; Anayasanın 128 inci maddesi, madde metninde yer alan "kamu iktisadi teşebbüsleri" deyimi çıkarılmak suretiyle aynen 4483 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine alınmış ve böylece kamu iktisadi teşebbüsleri personeli genel anlamda 4483 sayılı Kanun kapsamı dışında bırakılmıştır.


4483 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi ile de, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesinin (d) bendi, "Teşebbüs genel müdürü ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerini icra sırasında işledikleri suçlardan dolayı yargılanmaları, ilgili bakanın iznine bağlı olup; bu konuda Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır." şeklinde değiştirilmek suretiyle, sadece teşebbüs genel müdürü ve yönetim kurulu üyeleri hakkında 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülürken, anılan düzenlemede bağlı ortaklığın genel müdürü ve yönetim kurulu üyelerine yer verilmediği görülmektedir.


Dosyanın incelenmesinden, hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin karara itiraz eden … 'un genel müdürlüğünü ve yönetim kurulu başkanlığını yaptığı … A.Ş. herne kadar 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi ise de; bir "bağlı ortaklık" statüsünde olup, 4483 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi ile değiştirilen 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesinin (d) bendinde "bağlı ortaklık" ifadesine yer verilmediğinden, adıgeçen hakkında 4483 sayılı Kanuna göre işlem yapılması mümkün değildir.


Olayın, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Yasaklar ve Cezai Hükümler" başlıklı 7 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan, "Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Özelleştirme programına alınan kuruluşlarda çalışan personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılan personel Türk Ceza Kanununun 279 uncu maddesinde yazılı memurlardan sayılırlar ve bu personelin özelleştirmenin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerden dolayı haklarında Türk Ceza Kanununun ikinci kitap üçüncü ve altıncı baplarındaki hükümler uygulanır." hükmü yönünden incelenmesine geçilecek olursa; anılan düzenlemede soruşturma usulüne ilişkin bir hükme yer verilmeyerek sadece ceza uygulamasının nasıl yapılacağına işaret edildiği görülmekte olup, özelleştirme kapsamında olan bağlı ortaklığın genel müdürü ve yönetim kurulu üyelerini bu madde hükmünden hareketle 4483 sayılı Kanun kapsamında kabul etmek de mümkün bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, bayilerle yapılan sözleşme hükümlerine aykırı uygulamalar yapmak suretiyle şirketin zararına neden olmak eylemi ile ilgili olarak … hakkında 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, adıgeçenin itirazının kabulü ile Devlet Bakanı … tarafından verilen 7.5.2002 gün ve 3456 sayılı kararın kaldırılmasına, dosyanın itiraz eden … ile itiraz etmeyenler yönünden genel hükümlere göre gerekli yasal işlemlerin yapılması amacıyla … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi için yerine çevrilmesine 18.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.