Daire başkanı görevden alınarak  şef kadrosuna atanabilir mi?

Daire başkanı olarak görev yapan personelin görevden alınarak aynı idare bünyesinde şef kadrosuna atanması işleminin iptali istemiyle açılan davaya bakan ilk derece mahkemesi, idarenin işleminin hukuka uygun olduğuna hükmederek iptal talebini reddetmiştir.

Bölge idare mahkemesi, ilgilinin ilk derece mahkmesi kararına karşı istifa başvurusunı kabul ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve işlemin iptaline hükmetmiştir.

Bu karara karşı temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay 2. Dairesi, idarenin işleminin hukuka uygun olduğuna hükmederek temyiz talebini kabul etmiştir.

Danıştay 2. Dairesinin kararında; 

"Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; İdarenin, davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.

Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.

T.C.
DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/1772
Karar No: 2023/2934

İSTEMİN KONUSU : . Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen. günlü, E:., K:. sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem:
. Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı olan davacı, bu görevden alınarak, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı bünyesine şef olarak atanmasına ilişkin. günlü, . sayılı Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

... İdare Mahkemesinin. günlü, E:., K:. sayılı kararıyla; davacının, 02/12/2016 tarihinden itibaren daire başkanı olarak görev yaptığı, idarenin atama ve görevden alma konusunda geniş takdir yetkisine sahip olduğu üst düzey kamu görevlilerinden olduğu göz önüne alındığında, daire başkanlığı görevinden alınmasına ve kazanılmış hak aylık derecesi korunarak (müktesebi olan 1. derecenin 4. kademesine) "Şef" kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:

. Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı olarak görev yaparken kadro derecesi 1 olan davacının, dava konusu işlem ile kadro derecesinin altındaki 3. dereceli "Şef" kadrosuna atandığının anlaşıldığı, bu durumda; davacının daire başkanı iken 1 olan kadro derecesi korunmadan, bu derecenin altındaki 3. dereceli kadroya şef olarak atanması yönünde tesis edilen dava konusu işlem ile davanın reddine dair Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen . günlü, E:., K:.ayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davalı İdare tarafından; Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, genel müdür yardımcısı, daire başkanı ve il müdürü kadroları idareci (yönetici) kadroları olup, idarenin bu kadrolara bir kere atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı, kaldı ki davacının sadece 1 ay 16 gün kadar daire başkanlığı görevini yürüttüğü, akabinde yeniden şef kadrosuna iade edildiği, sadece 1 ay 16 gün daire başkanlığı yapması nedeniyle eski kadrosuna iade edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının görevden alınması idarenin takdir yetkisinin sınırları içerisinde olup, yerel mahkeme kararının yasaya ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI:

Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE MADDİ OLAY:

Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı olan davacı tarafından, bu görevden alınarak, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı bünyesine şef olarak atanmasına ilişkin . günlü, . sayılı Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle temyize konu dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Teşkilat ve personel" başlıklı 12. maddesinde; "Genel Müdürlük, hizmetin gerektirdiği sayıda daire başkanlığı, müdürlük ve bunlara bağlı ait kademe birimlerinden teşekkül eder ve İSKİ'nin ihtisas isteyen kadroları, o ihtisasla ilgili meslek erbabından oluşturulur. Daire başkanları Teftiş ve Kontrol Kurulu Başkanı ve 1 inci Hukuk Müşaviri Genel Müdürün teklifi, yönetim kurulunun kararı ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının onayı ile, müdürler, teknik elemanlar, avukatlar, müfettişler, daire başkan yardımcıları ve doktorlar Genel Müdürün teklifi üzerine Yönetim Kurulu kararı ile, İSKİ'nin diğer personeli Genel Müdür tarafından atanır."... düzenlemesine, aynı Kanun'un Ek Madde 5 hükmünde ise: "Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun hükmü ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 1989 yılında Adana PTT Başmüdürlüğünde memur olarak göreve başladığı, 1993 yılında yine memur olarak Diyarbakır Türk Telekom Başmüdürlüğüne naklen geçiş yaptığı, 2008 yılında DİSKİ Genel Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni, 2010 yılında şef; 13/03/2012'de daire başkanı, 16/04/2012'de ise şube müdürü olarak atandığı, Sayıştay incelemesi sonucu yapılan tespitler sonucu şube müdürlüğü görevinden alınarak tekrar şef olarak atandığı, şef kadrosunda görev yapmakta iken vekaleten şube müdürlüğü ve yine vekaleten daire başkanlığı görevlerini ifa ettiği, 19/07/2018'de görevde yükselme sınavında başarılı olarak şube müdürlüğüne atandığı; ancak yapılan görevde yükselme sınavının Mahkeme kararı ile iptali sonrasında eski kadrosu olan şefliğe iade edildiği, 22/03/2019'da daire başkanlığına atandığı ve dava konusu işlem ile bu görevden alınarak, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı bünyesine şef olarak atamasının yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; İdarenin, davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.

Mülakat sınavında adayların cevapları kayda alınmalı mı? Mülakat sınavında adayların cevapları kayda alınmalı mı?

Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.