AYM, Kolluk Personeline Mal Bildirimi Cezasını Anayasaya Uygun Buldu
Anayasa Mahkemesi, genel kolluk personelinin belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmaması halinde 12 ay uzun süreli durdurma disiplin cezası uygulanmasını öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.
Anayasa Mahkemesinin 16 Nisan 2026 tarihli ve E.2025/265, K.2026/84 sayılı kararı, 7 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Başvuru, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi tarafından yapıldı. Başvurunun konusu, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” fiiline ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya uygunluğuydu.
Düzenleme ne getiriyor?
7068 sayılı Kanun kapsamında bulunan genel kolluk personelinin belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmaması, 8. maddenin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma disiplin cezasını gerektiren fiiller arasında sayılıyor.
Mal bildirimine ilişkin usul ve esaslar ise 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nda düzenleniyor. Anılan Kanun uyarınca kamu görevlilerinin göreve girişte, mal varlığında önemli bir değişiklik olduğunda, görevin sona ermesi halinde ve kanunda belirtilen diğer durumlarda mal bildirimi vermesi gerekiyor. Ayrıca belirli yıllarda bildirimlerin yenilenmesi zorunluluğu bulunuyor.
AYM: Düzenleme belirsiz ve öngörülemez değil
Başvuru kararında, mal bildiriminde bulunmama fiilinin yeterince açık ve öngörülebilir olmadığı, kolluk personelinin mal varlığı bilgilerinin idare tarafından teknolojik imkânlarla kolaylıkla tespit edilebildiği ve bu nedenle 12 ay uzun süreli durdurma cezasının ölçüsüz olduğu ileri sürüldü. Ayrıca aynı fiilin 3628 sayılı Kanun kapsamında adli yaptırıma da bağlanmasının aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesiyle bağdaşmadığı iddia edildi.
AYM ise mal bildirimine ilişkin durum ve sürelerin 7068 sayılı Kanun'da ayrıca gösterilmemiş olmasının düzenlemeyi belirsiz hale getirmediğine karar verdi. Mahkeme, 7068 sayılı Kanun kapsamındaki personel bakımından 3628 sayılı Kanun'da belirlenen mal bildirimine ilişkin durum ve sürelerin geçerli olduğunu belirtti.
Bu kapsamda AYM, disiplin yaptırımına konu eylemin ve bu eyleme bağlanan yaptırımın temel çerçevesinin kanunlarda açık ve net biçimde belirlendiğini, dolayısıyla düzenlemenin belirsiz ve öngörülemez olduğunun söylenemeyeceğini değerlendirdi.
12 aylık durdurma cezası ölçülü bulundu
AYM, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla hangi eylemlerin disiplin suçu sayılacağı ve bunlara hangi disiplin cezalarının uygulanacağının belirlenmesinde kanun koyucunun takdir yetkisinin bulunduğunu belirtti.
Mahkemeye göre kolluk teşkilatının iç güvenlik hizmeti yürütmesi, silah kullanma ve adli soruşturma ve kovuşturmalarla bağlantılı hassas yetkilere sahip olması dikkate alındığında, kolluk görevlilerinin mal bildiriminde bulunmalarının zorunlu tutulması; olağan dışı kazançların takip edilmesi, kamu gücünün kullanılması suretiyle haksız kazanç elde edilmesinin önlenmesi ve kamu hizmetinin dürüst ve şeffaf şekilde yürütülmesi bakımından elverişli bir düzenleme niteliğinde.
AYM ayrıca belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunulmamasının disiplin cezasına bağlanmasının gerekli olduğunu, öngörülen cezanın ağırlığı ile işlemin yargı denetimine tabi olması birlikte değerlendirildiğinde düzenlemenin orantılılık ilkesine de aykırı olmadığını belirtti.
Aynı fiil nedeniyle iki kez cezalandırma söz konusu değil
AYM, 3628 sayılı Kanun'da mal bildiriminde bulunmama fiiline ilişkin adli yaptırım öngörülmesi nedeniyle “ne bis in idem” olarak ifade edilen aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesi yönünden de inceleme yaptı.
Mahkeme, bu ilkenin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının bir unsuru olduğunu belirterek, disiplin yaptırımının cezai nitelikte olup olmadığını değerlendirdi.
AYM'ye göre 7068 sayılı Kanun kapsamında öngörülen disiplin cezası, genel kolluğun iç işleyişiyle ilgili olup disiplin cezasını gerektiren eylemlerin herkes tarafından gerçekleştirilmesi mümkün değil. Bu nedenle söz konusu yaptırımın cezai nitelikte olmadığı sonucuna varıldı. Dolayısıyla mal bildiriminde bulunmama fiiline ilişkin disiplin cezasının aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesiyle bağdaşmayan bir yönünün bulunmadığı değerlendirildi.
İtiraz oybirliğiyle reddedildi
Anayasa Mahkemesi, 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” ibaresinin Anayasa'nın 2., 36., 71. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verdi.
Mahkeme, Anayasa'nın 20. ve 38. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görmezken, Anayasa'nın 35. maddesiyle de ilgisi bulunmadığı sonucuna ulaştı. İtiraz, 16 Nisan 2026 tarihinde oybirliğiyle reddedildi.
Kararın tamamını okumak için tıklayınız




