Yaş tashihinin emekliliğe etkisi hakkında önemli karar

Yaş tashihinin emekliliğe etkisi hakkında önemli karar

Yaş tashihinin emekliliğe etkisi hakkında önemli karar

Yaş tashihinin emekliliğe etkisi hakkında önemli karar

5434 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca 18 yaşından sonra yapılan yaş tashihinin, emeklilik için gerekli olan yaş haddinin tespitinde dikkate alınması mümkün olmadığından, Emekli Sandığı iştirakçisi iken, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınan davacının, tashihten önceki doğum tarihi 1946 yılı olduğundan 01/11/2013 tarihinde emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6114 E. , 2020/4360 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6114
Karar No : 2020/4360

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … A.Ş. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI İDARE YANINDA): … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … A.Ş. Genel Müdürlüğü ... İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü emrinde sözleşmeli statüde memur olarak görev yapan davacı tarafından, yaş haddinden emekliye sevk edilmesi işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve ek ödemelerin tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin 4. fıkrası kapsamında olan davacı hakkında, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanacağı açık olmakla birlikte, anılan fıkranın başında yer alan; "Bu kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde" ibaresi gereğince, Geçici 4. maddenin 4. fıkrası kapsamında olan ilgililer hakkında, 5510 sayılı Kanun ile getirilen lehe düzenlemelerin uygulanacağı hususunda tereddüt bulunmadığı; bu itibarla, 5510 sayılı Kanun'un 57. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davacının ilk kez Sandığa tabi olarak göreve girdiği 1976 yılında nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihinin, emeklilik yaşının hesabında esas alınmasının gerektiği, davacı hakkında verilen yaş tashihi kararının 1966 tarihli olduğu dikkate alındığında, Sandığa tabi olarak ilk kez göreve başladığı 1976 yılında nüfus kaydında 1951 doğum tarihli olarak görülen davacının, 01/11/2013 tarihi itibarıyla 65 yaşını ikmal etmemiş olduğu açık olduğundan, olaya uygulanma imkanı bulunmayan 5434 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca, yaş haddini doldurduğundan bahisle emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve ek ödemelerin başvuru tarihi olan 04/11/2013 tarihinde itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un 57. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması imkanının olmadığı, 5434 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idare yanında davaya katılma isteminde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davanın sonucundan etkileneceği anlaşıldığından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davalı idare yanında müdahale isteminin kabulüne karar verilerek,
gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının nüfus kaydında 1946 olarak gözüken doğum tarihi, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 1951 olarak düzeltilmiş, düzeltilen nüfus kaydına istinaden 11/10/1976 tarihinde TEK Şebeke Tesis …. Grup Müdürlüğünde (…) bekçi olarak göreve başlamış ve Emekli Sandığı ile ilgisinin kurulmuş, yapılan inceleme sonucunda, 5434 sayılı Kanun'un 105. maddesi gereğince, 18 yaşından sonra yapılan yaş tashihinin esas alınamayacağından, gerçek doğum tarihi 1946 olduğundan yaş haddinden emekliye sevk edilmiştir. Davacının yaş haddinden emekliye sevkine karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile mahrum kalınan maaş ve ek ödemelerin tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 57. maddesinin ikinci fıkrasında; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 5417 sayılı Kanun ve mülga 6900 sayılı Kanun ile 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, 2926 sayılı ve 5434 sayılı Kanunlara, 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihlerinin esas alınacağı kuralına yer verilmiş;
Aynı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile, “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 105. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun iştirakçilere ait çeşitli hükümlerinin tatbikinde; emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye ilk defa tayin sırasında kurumlara gösterilen nüfus hüviyet cüzdanlarında yazılı doğum tarihlerinin, eğer 18 yaş tamamlandıktan sonra yaş düzeltilmesi yapılmış ise, 18 yaşın doldurulduğu tarihdeki doğum tarihlerinin, dul ve yetimler hakkındaki hükümlerin uygulanmasında da, dul ve yetim aylıklarına hak kazanıldığı tarihlerde, bunların kayıtlı bulundukları nüfus idarelerindeki doğum tarihlerinin esas tutulacağı, ikinci fıkrasında; nüfus hüviyet cüzdanlarındaki doğum tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki doğum tarihleri arasında fark varsa, nüfus kayıtlarındaki tarihin, birden fazla nüfus kaydı bulunanların bu kayıtları arasında fark varsa, tarihi eski olan kaydın; sonraki kaydın idare veya kaza mercilerinden verilmiş bir karar ile yapılmış veya düzeltilmiş olması halinde ise, kararların nüfus kayıtlarına henüz geçirilmemiş olsa dahi iştirakçiler için bu kararın 18 yaşının doldurulmasından evvel alınmış olmak şartıyla bu kaydın esas olacağı kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:


5510 sayılı Kanun'un, Sosyal Sigorta Hükümleri başlıklı ikinci kısmının, Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına İlişkin Ortak Hükümler adlı Yedinci Bölümünde yer alan 57. maddenin 2. fıkrası ile malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulaması gösterilmekte olup, bu düzenleme, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında yer alanları kapsamamakta; 5434 sayılı Kanun uyarınca emekli aylığı bağlanacaklara, 5510 sayılı Kanun'un 57.maddesinin 2. fıkrasının uygulanacağı yolunda, anılan Kanun'da aksine bir hüküm de bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, 5434 sayılı Kanun'a tabi iştirakçi iken, 5510 sayılı Kanun kapsamına alınarak sigortalı sayılanlar yönünden, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile özel düzenlemeler getirilmiş olduğundan; bunlar hakkında anılan geçici madde hükmü gereği, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, 5434 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca 18 yaşından sonra yapılan yaş tashihinin, emeklilik için gerekli olan yaş haddinin tespitinde dikkate alınması mümkün olmadığından, Emekli Sandığı iştirakçisi iken, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınan davacının, tashihten önceki doğum tarihi 1946 yılı olduğundan 01/11/2013 tarihinde emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve ek ödemelerin başvuru tarihi olan 04/11/2013 tarihinde itibaren davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4.. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YORUM EKLE