İşçi sendika ücreti net ücrettenmi brüt ücrettenmi kesilir

Kanun ve tüzük içeriğinde yer alan düzenlemelerde aidat tutarının net ücret üzerinden belirleneceğine dair açık bir hüküm yer almadığından, işverence brüt ücret üzerinden kesinti yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, iş hukukunda asıl olan ücretin brüt tutar üzerinden belirlenmesidir. Bu itibarla, 2821 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tutarın brüt ücret üzerinden belirlenmesi gerekmektedir

İşçi sendika ücreti net ücrettenmi brüt ücrettenmi kesilir

İşçi sendika ücreti net ücrettenmi brüt ücrettenmi kesilir 

Kanun ve tüzük içeriğinde yer alan düzenlemelerde aidat tutarının net ücret üzerinden belirleneceğine dair açık bir hüküm yer almadığından, işverence brüt ücret üzerinden kesinti yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, iş hukukunda asıl olan ücretin brüt tutar üzerinden belirlenmesidir. Bu itibarla, 2821 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tutarın brüt ücret üzerinden belirlenmesi gerekmektedir

SENDİKA ÜYELİK AİDATININ BRÜT ÜCRET ÜZERİNDEN KESİLECEĞİ

İlgili Kanun / Madde
2821 S. SK/23

T.C.
YARGITAY
22. Hukuk Dairesi 

Esas No. 2016/30003
Karar No. 2020/886
Tarihi: 21/01/2020

SENDİKA ÜYELİK AİDATININ BRÜT ÜCRET ÜZERİNDEN KESİLECEĞİ
İŞ HUKUKUNDA ASIL OLAN ÜCRETİN BRÜT ÜCRET OLDUĞU

ÖZETİ Maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre “İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez”. Sendika tüzüğüne göre de üyelik aidatı bir aylık çıplak ücretin 1/30’u oranındadır. Kanun ve tüzük içeriğinde yer alan düzenlemelerde aidat tutarının net ücret üzerinden belirleneceğine dair açık bir hüküm yer almadığından, işverence brüt ücret üzerinden kesinti yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, iş hukukunda asıl olan ücretin brüt tutar üzerinden belirlenmesidir. Bu itibarla, 2821 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tutarın brüt ücret üzerinden belirlenmesi gerekmektedir

DAVA: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21/01/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sendika üyesi olan müvekkilinin davalıya ait işyerinde 18/02/1994 tarihinde işe başladığını, 27/09/2012 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kıdem tazminatı ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sosyal hak ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla kesilen sendika aidat alacağı, geç ödenen ücret alacakları faizi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların ödenip ödenmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun 9 uncu maddesinde toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına üye olanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı hükme göre, imza tarihinde üye olanlar toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarihten, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikası tarafından bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanırlar.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacının kıdem tazminatı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakları yazılı şekilde hüküm altına alınmış ise de, yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davalı vekili dava konusu alacakların ödendiğini savunmuş, buna ilişkin bordro ve banka kayıtlarını ibraz etmiştir. Mahkemece ödemeye ilişkin açıklayıcı belge sunulmadığına dair gerekçe tesis edilmiş ise de, davalı vekilinin 05/10/2015 tarihli dilekçesi ekinde yapılan ödemelerin ayrıntısına dair hesap tablosu ibraz edilmiştir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece ücret bordroları ve banka kayıtları eksiksiz olarak dosya kapsamına dahil edilmeli, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ve dava konusu alacaklara dair işverence yapılan ödemelerin kapsamı belirlenmeli, davacının aynı konuda önceki döneme ilişkin açmış olduğu davaya dair diğer dosya getirtilmeli, mahsup edilmesi gereken tutar duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli ve bu suretle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2-Mahkemece aidat kesintisinin net ücret üzerinden hesaplanması gerektiği ancak işverence brüt ücret üzerinden kesinti yapıldığı gerekçesiyle fark aidat tutarının tahsiline karar verilmiş ise de karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre “İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez”. Sendika tüzüğüne göre de üyelik aidatı bir aylık çıplak ücretin 1/30’u oranındadır. Kanun ve tüzük içeriğinde yer alan düzenlemelerde aidat tutarının net ücret üzerinden belirleneceğine dair açık bir hüküm yer almadığından, işverence brüt ücret üzerinden kesinti yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, iş hukukunda asıl olan ücretin brüt tutar üzerinden belirlenmesidir. Bu itibarla, 2821 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tutarın brüt ücret üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, fazla kesilen aidat alacağı tutarı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL. duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YORUM EKLE