Sağlık çalışanlarına karşı işlenen suçlara artırımlı ceza verilmesi anayasaya aykırı bulunmadı

Sağlık çalışanlarına karşı işlenen suçlara artırımlı ceza verilmesi anayasaya aykırı bulunmadı

Sağlık çalışanlarına karşı işlenen suçlara artırımlı ceza verilmesi anayasaya aykırı bulunmadı

Sağlık Çalışanlarına Karşı İşlenen Bazı Suçlarda Cezanın Artırımını ve Ertelenmemesini Öngören Kuralların Anayasa’ya Aykırı Olmadığı

Anayasa Mahkemesi 16/12/2021 tarihinde E.2021/122 numaralı dosyada, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen ek 12. maddeye eklenen ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinin, anılan fıkranın bentlerini bağlayan hükmünün “…özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan … tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) … suçlarında;” bölümü yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.

İtiraz Konusu Kural  

İtiraz konusu kurallar özel sağlık kuruluşunda görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevlerinden dolayı işlenen tehdit ve hakaret suçlarında cezaların yarı oranında artırım yapılmasını ve yine bu suçlar için şartları oluşsa dahi hapis cezasının ertelenmesi kurumunun uygulanmamasını hüküm altına almaktadır       

Başvuru Gerekçesi

Başvuru kararında özetle; kamu görevlisi olarak kabul edilen özel sağlık kurumu çalışanlarına yönelik tehdit ve hakaret suçlarının işlenmesi durumunda suçun nitelikli hâlinin meydana geldiği, buna rağmen söz konusu fiil nedeniyle cezalarda yarı oranında artırım öngörülmesinin mükerrer cezalandırmaya sebebiyet verdiği, mağdur olan sağlık çalışanlarına böyle bir ayrıcalığın tanınmasının kanun önünde eşitlik ilkesiyle çeliştiği, itiraz konusu kuralların sağlık personeline karşı görevlerinden dolayı işlenen tehdit ve hakaret suçlarından verilen hapis cezalarının ertelenmesini engellediği, bu engellemenin aynı hukuki durumda olanlar arasında eşitsizliğe neden olduğu belirtilerek kuralların Anayasa’ya olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

İtiraz konusu kuralların öngördüğü müeyyide artırımı ve hapis cezasının ertelenmesinin yasaklanması, sağlık personelinin huzur ve sükunu, şöhret veya haklarının korunması ile kamu düzeninin korunmasını sağlamak amacıyla getirilmiştir. Sağlık çalışanlarının hedef alındığı suçların yaygınlaşması sağlık hizmetinin verimli şekilde verilememesine de neden olacağından kuralın kamu yararı amacıyla öngörüldüğünde kuşku bulunmamaktadır.

Kanun koyucu itiraz konusu kurallarla sağlık personeline yönelen tehdit ve hakaret fiillerinin diğer kamu görevlilerine oranla daha fazla cezalandırılmasını ve anılan suçlarda hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanmamasını öngörmektedir. Bu çerçevede kurallarla sağlık personeline karşı belirtilen suçların işlenmesinin önlenmesinin amaçlandığı, caydırıcılığın sağlanmak istendiği anlaşılmaktadır. Buna göre itiraz konusu kurallarla getirilen daha ağır cezalandırma ve hapis cezasının ertelenmemesi belirtilen amacın gerçekleşmesinde elverişli ve gereklidir.

Kuralların yer aldığı maddenin üçüncü fıkrasında özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu bu suçun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hâlini oluşturmaktadır.

İtiraz konusu (a) bendi sağlık çalışanlarına karşı işlenen hakaret suçunda 5237 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenecek ceza üzerinden yarı oranında bir artırım yapılmasını öngörmektedir. Bu nedenle sağlık çalışanlarına karşı görevlerinden dolayı işlenen hakaret suçunda cezanın belirlenmesinde iki nitelikli hâlin değerlendirilmesi söz konusu olacaktır. Dolayısıyla mağdurun kamu görevlisi olmasının yanı sıra yerine getirilen kamu görevinin niteliğine göre ayrıca bir artırım öngörülmektedir. Bununla birlikte tehdit ve hakaret suçların hem temel şekilleri hem de nitelikli hâlleri için 5237 sayılı Kanun’da belirli aralıklarda cezaların türü ve miktarı düzenlenmiştir.

Suçlar için öngörülen yaptırımların niteliği ve ağırlığı ile kanun koyucunun Anayasa’ya bağlı kalmak şartıyla ceza siyasetinin bir parçası olarak takdir yetkisi kapsamında öngördüğü kuralla ulaşmak istediği amaç birlikte gözetildiğinde kuraldaki ceza artırımının orantılı olmadığı söylenemez.

Hapis cezasının ertelenmesi ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar gibi hükmün ve cezanın kişiselleştirilmesi kurumlarından biridir. Hapis cezasının ertelenmesi kurumu, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla mahkûmiyeti bulunmayan kişilerin toplumda suçlu olarak algılanmaması ve tekrar topluma kazandırılması amacıyla belirli şartlara bağlı olarak tanınan bir imkân olup kişilere her durumda mutlaka sağlanması gereken bir hak niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla hangi şartlar altında hapis cezasının ertelenmesine karar verilebileceği, Anayasa’ya uygun olmak kaydıyla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır.

3359 sayılı Kanun’da özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Kanun’un uygulanmasında kamu görevlisi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre kamu görevlisi sayılan, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık çalışanları ile diğer kamu görevlilerinin karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları açıktır.

İtiraz konusu kurallar diğer kamu görevlilerine karşı işlenen tehdit ve hakaret suçlarından farklı olarak sağlık çalışanı olan kamu görevlilerine karşı işlenen tehdit ve hakaret suçlarında yarı oranında bir artırım yapılmasını ve anılan suçlardan verilen cezalarda erteleme hükümlerinin uygulanmamasını öngörmektedir. Sağlık hizmetleri niteliği itibarıyla belirli bir düzen içinde sunulması gereken, kişilerin ve toplumun varlığı ve huzuru yönünden vazgeçilemez, ertelenemez ve ikame edilemez hizmetlerdendir. Kanun koyucunun sağlık çalışanlarına karşı işlenen suçlarda son yıllarda artış olduğunu değerlendirerek itiraz konusu kuralları öngördüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralların sağlık personeline karşı anılan nitelikteki suçların işlenmesini önleme amacıyla düzenlendiği açık olup bu amaçla öngörülen farklı muamelenin makul ve nesnel bir temele dayanmadığı söylenemez.

Kuralın öngördüğü yarı oranındaki ceza artırımının ölçüsüz bir yönünün de bulunmadığı anlaşıldığından kuralların kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal etmediği sonucuna varılmıştır.

Başvuru kararında kuralların aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesine de aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Anılan ilkenin uygulanabilmesi için bazı şartların varlığı gerekmektedir. Bu şartlar; ceza ile ilgili bir yargılama sürecinin olması, ceza sürecinin kesin/kesinleşmiş bir mahkûmiyet veya beraat hükmüyle sonuçlanmış olması, yeniden ceza ile ilgili bir yargılama sürecinin işletilmesi ve farklı yargılama süreçlerinin aynı fiile ilişkin olmasıdır. Belirtilen şartlar gözetildiğinde bazı fiillere artırılmış ceza öngören ve hapis cezasının ertelenmesi kurumunu yasaklayan kuralların aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama ve cezalandırılmama ilkesiyle ilgisinin bulunmadığı açıktır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.

YORUM EKLE